Türkiye’de eğitim emekçileri, emekçi kesimler içinde ilk örgütlenme çabası içinde olmuş ve devletin tüm baskısı ve vesayet altına alma çabalarına rağmen köklü bir örgütlenme geleneği oluşturmuştur. Eğitimcilerin örgütlenme mücadelesinde sendikal örgütlenmeler genellikle yasaklanmış veya toplu sözleşme ve grev gibi sendikal mücadelenin araçlarından yoksun bırakılmıştır. İlk kurulan eğitim sendikası olan TÖS’le 1965’te başlayan eğitim emekçilerinin sendikalaşma mücadelesi, kamu emekçileri için sendikalaşmanın yasaklandığı 12 Mart 1971 darbesinin ardından TÖB-DER ile dernek çatısı altında sürmüştür. 12 Eylül 1980 darbesi ile derneklerin de yasaklanması üzerine eğitim emekçileri önce EĞİT-DER’i kurmuş ardından da EĞİT-SEN ve EĞİTİM-İŞ ile kamu emekçilerinin sendikalaşmasında fiili ve meşru bir mücadelenin yolunu açmışlardır. Kamu emekçilerinin sendikalaşma hakkının tanınmasını sağlayan bu mücadeleler karşısında siyasi iktidarlar bir taraftan kamu emekçi hareketini engellemek için kendi vesayetleri altında sendikaların kurulmasını sağlarken diğer taraftan da sendikal faaliyetleri engelleyen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nu çıkarmıştır. Tüm baskılara rağmen eğitim emekçileri, TÖS’ten gelen mücadele geleneğinin mirasçısı olan EĞİTİM SEN çatısı altında sendikal mücadeleyi sürdürmektedir.
Sendikalaşma eğitim emekçileri eğitimde neoliberal dönüşüm demokratik eğitim.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Karşılaştırmalı Siyasi Hareketler |
| Bölüm | Tartışma |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Nisan 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA68PW57FT |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 24 Sayı: 93 |