In this study, the layered structure of Ayfer Tunç’s short story "Kırmızı Azap" is analyzed. The analysis focuses on themes such as the relationship between the author and the character, the process of creation, the narrative writing itself, and the permeability between fiction and reality. The narrative is approached through elements such as the relationship the first-person narrator establishes with the author, ironic distance, and the notion of spontaneity. At first glance, "Kırmızı Azap" appears to be the story of a writer who is unable to write. However, what is conveyed in "Kırmızı Azap" is not merely the story of a writer's creative blockage. The story begins with a reference to Oğuz Atay’s "Demiryolu Hikâyecileri". As the narrative progresses, the echo of Atay’s character, fearfully uttering “What if objects go mad one day?” resonates. In these moments of madness, certain questions about life and fiction emerge: Is life more real than fiction? By creating a character who observes their own author, does the story suggest that fiction is, in fact, the ultimate form of truth? It appears that the author chooses to surrender to the story. The concept of effortless, non-striving, spontaneous action found in the philosophy of wu wei is transformed in this text into an appearance of spontaneity rather than true spontaneity. By the end of the creative process, the fictional character—who both represents the author and laments its own inability to be fully created—takes over the story and its author. Undoubtedly, how the author constructs language with irony is of great significance. The irony of the narrative creates a broad interpretative space that expands with the flexibility brought about by heightened self-awareness. While this expansion multiplies meaning and interpretation, it simultaneously creates a distance between the narrator and the character. In this way, the text reveals its capacity to transcend itself.
Bu çalışmada Ayfer Tunç’un “Kırmızı Azap” hikâyesindeki katmanlı yapı, hikâyedeki yazar-karakter ilişkisi, yaratım süreci, anlatının kendini yazması ve kurmaca-gerçeklik arasındaki geçirgenlik gibi temalar etrafında çözümlenmiştir. “Ben” anlatıcının yazarla kurduğu ilişki, ironik mesafeler ve kendiliğindenlik meselesi üzerinden değerlendirilmiştir. Ayfer Tunç’un “Kırmızı Azap”ı ilk bakışta yazamayan yazarın hikâyesi gibi görünür. Oysa “Kırmızı Azap”ta anlatılan yalnızca yazarın nasıl yaratamadığının hikâyesi değildir. Yazar hikâyesine Oğuz Atay’ın “Demiryolu Hikâyecileri”ne göndermeyle başlar. Hikâye ilerledikçe Oğuz Atay’ın korkuyu bekleyen karakterinin “Ya eşya bir gün delirirse?” diyen sesi çınlar ve bu delilik anlarında hayat ve kurmaca hakkında bazı sorular açığa çıkar: Hayat mı daha gerçektir kurmaca mı? Yazarını gözlemleyen bir karakter yaratılarak, kurmacanın zaten hakikatin ta kendisi olduğu mu söylenmektedir? Yazarın, hikâyeye teslim olmayı tercih ettiği görülebilir. Bu bağlamda “wu wei felsefesi”ndeki gayretsiz, çabasız, kendiliğinden eylem, bu metninde “kendiliğinden eylem-miş gibi görünme”ye dönüşmüştür. Yaratıcısını da anlatan ve bir türlü yaratılamadığı için hayıflanan hikâye kişisinin yaratım sürecinin sonunda hikâyeyi ve yazarını ele geçirdiği görülür. Elbette yazarın, dili nasıl bir ironiyle inşa ettiği çok önemlidir. Hikâyenin ironisi aşırı bilincin getirdiği esneklikte genişleyen bir yorum alanı yaratır. Bu genişleme, anlamı ve yorumu çoğaltırken diğer yandan anlatıcının karakteriyle arasına mesafe de koyar. Bu şekilde aslında metnin kendi kendini aşma kabiliyeti görülür.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | İnceleme Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Haziran 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 17 |
EDU7 dergisinde araştırma makaleleri, düşünce yazıları ve kitap analiz olmak üzere üç bölüm yer almaktadır.
Gizlilik
EDU7 dergi yönetim sistemine girilen isim ve elektronik posta adresleri gibi kişisel bilgiler, yalnızca bu derginin amaçları doğrultusunda kullanılacaktır. Bu bilgiler başka bir amaç için kullanılmayacak olup, üçüncü taraflarla paylaşılmayacaktır.
Arşivleme
EDU7 dergisinde yayınlan
tüm makalelere ait üst veriler ve tam metinler TÜBİTAK ULAKBİM Sosyal Bilimler
Veritabanı aracılığıyla ULAKBİM sunucularında saklanmakta ve sunulmaktadır.