Soykırım insanlık tarihinin başına gelen en büyük felaketlerden birisidir. Kavram olarak ele alınıp tanımın yapılması İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda gerçekleşmişse de öncesinde sayısız soykırım yaşanmıştır. Amerika kıtasının keşfinin ardından yerli nüfus olan Kızılderililerin yok edilmesi, Avustralya’da İngilizlerin yerli Aborjinleri katletmesi, Afrika’da sömürgecilik faaliyetleri esnasındaki büyük kıyımlar, Almanların Yahudi soykırımı, Fransızların Cezayir katliamları akla gelenlerden sadece bazılarıdır. Günümüzde tüm Dünyanın gözleri önünde ve en vahşi biçimde İsrail’in Gazze’de Filistinlilere uyguladığı soykırım devam etmektedir. 19. yüzyılda Rusların Kuzey Kafkasya halklarına, ya da yaygın ifadeyle Çerkeslere yönelik uyguladığı sistematik vahşet ise tarihin en az bilinen soykırımlarından birisi olarak dikkat çekmektedir. Ruslar’ın Kafkasya’yı işgal ve istila planlarıyla başlayan saldırıları yaklaşık üç yüz yıl sürmüş, Rusya 1864’te katliamlarından sağ kalmayı başarabilen kadın, çocuk, yaşlı vb. ayırmaksızın anavatanları Kafkasya’dan zorla sürgüne göndermiştir. Osmanlı Devleti zor durumdaki sürgünlere kapılarını açarak kendi topraklarında özgürce yaşamalarına olanak sağlamıştır. Bu çalışmanın amacı Rusların Çerkeslere uyguladığı katliamları Birleşmiş Milletler tarafından 1946’da kabul edilmiş olan soykırım suçu çerçevesinde irdelemek ve gerek devletler gerekse gruplar ya da bireyler tarafından gerçekleştirilen ve insanlık onurunu yok eden suçların önlenmesine yönelik çabalara dikkat çekmektir.
Genocide is one of the greatest catastrophes that has befallen human history. While its conceptualization and definition occurred at the end of World War II, countless genocides preceded it. The extermination of the indigenous population of Native Americans following the discovery of the Americas, the British massacre of Aboriginal peoples in Australia, the massive atrocities committed during colonialism in Africa, the German Holocaust, and the French massacres in Algeria are just a few that come to mind. Today, Israel’s genocide against Palestinians in Gaza continues before the eyes of the entire World, and in its most brutal form. The systematic atrocities committed by the Russians against the peoples of the North Caucasus, or Circassians as they are commonly known, in the 19th century stands out as one of the least known genocides in history. The Russian attacks on the Caucasus, which began with plans to invade and occupy the region, lasted nearly three centuries. In 1864, Russia forcibly exiled those who survived the massacres, including women, children, and the elderly, from their homeland in the Caucasus. The Ottoman Empire opened its doors to these exiles in need, allowing them to live freely in their own lands. The purpose of this study is to examine the Russian massacres of the Circassians within the framework of the crime of genocide, recognized by the United Nations in 1946, and to highlight efforts to prevent crimes that destroy human dignity, whether committed by states, groups, or individuals.
Keywords: Genocide, Circassian genocide, North Caucasus, Exile, Russia.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çağdaş Askeri Tarih |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 40 Sayı: 2 |