Endurance riding is an equestrian discipline that requires both the horse and the rider to demonstrate high levels of stamina over long distances. During the competition, periodic rest intervals (veterinary control phases) play a decisive role in overall performance. The aim of this study is to examine, in light of existing literature, the effects of rest durations on endurance riding performance. Physiological parameters such as heart rate, respiration rate, and body temperature, as well as recovery times and general performance outcomes, were summarized. The literature indicates that optimal planning of rest periods shortens recovery time, reduces the risk of fatigue, and helps maintain the average speed throughout the race. Conversely, excessively short rest periods may prevent heart rate from reaching the required level, increasing the risk of disqualification, while excessively long rest intervals may support recovery but extend the total competition time, thus negatively affecting rankings. The appropriate scheduling of rest periods in endurance riding is therefore critical for both athletic performance and equine health. Field studies to be conducted in Türkiye will contribute to determining the most suitable rest durations under local climatic and geographical conditions.
Atlı dayanıklılık branşı, ( Endurans ) hem atın hem de binicinin uzun mesafelerde yüksek dayanıklılık göstermesini gerektiren bir spor dalıdır. Yarış sırasında belirli aralıklarla verilen dinlenme (veteriner kontrol) süreleri, performans üzerinde belirleyici bir role sahiptir. Bu çalışmanın amacı, literatürde yer alan bulgular ışığında, dinlenme sürelerinin atlı dayanıklılık biniciliği yarış performansına etkilerini incelemektir. Fizyolojik parametreler (nabız, solunum, sıcaklık), toparlanma süreleri ve genel performans sonuçları açısından özetlenmiştir. Literatür, dinlenme sürelerinin optimal planlanmasının atların toparlanma süresini kısalttığını, yorgunluk riskini azalttığını ve yarış boyunca ortalama hızın korunmasına yardımcı olduğunu göstermektedir. Çok kısa dinlenme sürelerinin ise nabzın istenen seviyeye düşmesini engelleyerek diskalifiye riskini artırdığı bildirilmiştir. Uzun dinlenme süreleri ise toparlanmayı desteklese de yarış süresini uzatarak dereceleri olumsuz etkileyebilmektedir. Atlı dayanıklılık biniciliğinde dinlenme sürelerinin doğru planlanması, hem performans hem de at sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye’de yapılacak saha çalışmaları, yerel iklim ve coğrafi koşullarda en uygun dinlenme sürelerinin belirlenmesine katkı sağlayacaktır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Fen ve Matematik Alanları Eğitimi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 15 Sayı: 2 |