Cities referred to as metropolitan areas or megacities serve as the economic, commercial, and socio-cultural engines of countries. However, some cities may not concurrently possess all these characteristics due to political decisions, leading to economic, administrative, social, and cultural imbalances and injustices among the cities within a country. This study identifies the factors beyond the legally defined population size criterion that may influence the attainment of metropolitan status in Turkiye. In this context, a logistic regression model was designed using 13 socio-economic independent variables. The results of the logistic regression analysis revealed that only three variables were statistically significant, yet a model with relatively high explanatory power was achieved. The findings obtained from the binary logistic regression model indicate that the export and import variables positively influence the attainment of metropolitan status, while the per capita gross domestic product variable has a negative effect. In other words, increases in exports and imports enhance a city’s likelihood of gaining metropolitan status, whereas an increase in per capita gross domestic product decreases this likelihood. This suggests that cities with metropolitan status generally have large economic and commercial capacities, but due to high population levels, the per capita income is lower. Consequently, this research demonstrates that, in addition to political decisions, certain economic criteria can also be influential in determining the metropolitan status of cities.
Büyükşehir, anakent ya da metropol olarak adlandırılan şehirler ticari, ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan ülkelerin lokomotifi niteliğindedir. Ancak, bazı şehirler bu niteliklerin bütününe siyasi kararların da etkisiyle eş zamanlı olarak sahip olamayabilmektedir. Bu durum da ülkenin şehirleri arasında iktisadi, idari, sosyal ve kültürel dengesizlikler ile adaletsizliklere yol açabilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de şehirlerin büyükşehir statüsüne kavuşmasında yasayla belirlenmiş nüfus büyüklüğü kriteri dışında hangi faktörlerin etkili olabileceğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, sosyo-ekonomik nitelikli on üç bağımsız değişkenin kullanıldığı bir lojistik regresyon modeli tasarlanmıştır. Lojistik regresyon analizi sonucunda, sadece üç değişken istatistiksel olarak anlamlı çıkmış, buna karşın yine de açıklama gücü görece yüksek bir model elde edilebilmiştir. İkili lojistik regresyon modeli ile elde edilen bulgular, büyükşehir statüsünü kazanmada ihracat ve ithalat değişkenlerinin pozitif, kişi başına gayrisafi yurtiçi gelir değişkeninin ise negatif yönde etkili değişkenler olduklarını ortaya koymuştur. Diğer bir ifadeyle, ihracat ve ithalattaki artışlar bir şehrin büyükşehir olma olasılığını artırırken, kişi başı gayrisafi yurtiçi hasıla artışı ise bu olasılığı azaltmaktadır. Bu durum, büyükşehir statüsüne sahip şehirlerin genellikle büyük ekonomik ve ticari hacme sahip olduklarını, ancak yüksek nüfus sebebiyle kişi başına düşen gelirin düşük olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak bu araştırma, şehirlerin büyükşehir statüsü kazanmasında siyasi kararların yanı sıra bazı ekonomik kriterlerin de etkili olabildiğini göstermektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Ekonometrik ve İstatistiksel Yöntemler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Ağustos 2024 |
| Kabul Tarihi | 1 Ekim 2024 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/ekoist.2024.41.1531470 |
| IZ | https://izlik.org/JA29LE64AA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 43 |