Jamaat-e-Islami is a religious and political movement founded in 1941 in Lahore, British India, by Sayyid Abul A‘la Maududi. This article examines the movement’s approach to the Palestinian issue, which it considers one of the most significant problems facing the Muslim world. The study is structured around four main sections. The first section analyzes the historical background of Palestine, including the periods of Jewish exile, Assyrian, Babylonian, and Persian domination, as well as the establishment of Muslim rule following the conquest during the caliphate of ‘Umar ibn al-Khattab. It further addresses the transformation of this process with the British Mandate in the twentieth century and the establishment of the State of Israel in 1948, along with subsequent conflicts. The second section focuses on the religious and symbolic significance of Jerusalem and al-Aqsa Mosque for Muslims, within the framework of relevant Qur’anic verses and hadiths. The third section evaluates Zionism and the resistance movement of Hamas. The final section examines Jamaat-e-Islami’s stance on the Palestinian issue, its activities, and the concrete steps it proposes. The limited attention given to Jamaat-e-Islami’s perspective on Palestine in Turkish academic literature highlights both the existing gap and the significance of this study.
Cemâat-i İslâmî, 1941 yılında Seyyid Ebü’l-A‘lâ el-Mevdûdî tarafından İngiliz Hindistanı’nın Lahor şehrinde kurulan dinî ve siyasî bir harekettir. İslam dünyasının temel meselelerine dair kapsamlı hedefler ortaya koyan bu teşkilatın, Müslümanların en önemli sorunlarından biri olan Filistin meselesine yaklaşımı bu makalenin konusunu oluşturmaktadır. Çalışma dört ana başlık altında ele alınmaktadır. İlk bölümde, tarihsel süreç içerisinde Filistin’in Yahudilerin sürgünleri, Asur, Babil ve Pers hâkimiyetleri ile Hz. Ömer döneminde gerçekleşen fetih sonrasında başlayan Müslüman egemenliği çerçevesinde değerlendirilmesi yapılmaktadır. Bu sürecin, 20. yüzyılda Filistin topraklarının İngiliz mandası altına girmesi ve 1948’de İsrail devletinin kurulmasıyla yeni bir safhaya girdiği vurgulanmaktadır. İkinci bölümde Kudüs ve Mescid-i Aksâ’nın Müslümanlar açısından taşıdığı dinî ve sembolik değer, konuya ilişkin ayet ve hadisler bağlamında ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde Siyonizm ve Hamas direnişi değerlendirilmektedir. Son bölümde ise Cemâat-i İslâmî’nin Filistin meselesine dair duruşu, gerçekleştirdiği faaliyetler ve önerdiği somut adımlar incelenmektedir. Cemâat-i İslâmî’nin Filistin meselesine yaklaşımının Türkiye’de yeterince ele alınmamış olması, çalışmanın önemini ortaya koymaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Mezhepleri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 18 Sayı: 2 |
_____________________________________ ISSN 1309-5803 e-Makâlât Mezhep Araştırmaları Dergisi _______________________________