Emir bi’l-Ma‘rûf İlkesinin Neo-Selefî Yorumu ve Tekfirci Söylemle İlişkisi
Öz
Amaç: İslâm düşünce tarihinde Selefîlik, Hz. Peygamber ve ilk üç kuşak Müslümanların dinî anlayışını esas alan bir zihniyet olarak ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşım, Kur’an ve Sünnet’i tek meşru bilgi kaynağı kabul ederken, aklî çıkarım, kıyas ve te’vil yöntemlerini çoğu zaman bid‘at ve sapkınlıkla ilişkilendirmiştir. Hicrî 2. yüzyıldan itibaren kelâmî ve fıkhî çoğulculuğun gelişmesiyle Selefî yönelimler, dinî saflığı koruma iddiasıyla daha katı ve literalist bir çizgiye kaymıştır. Modern dönemde ise özellikle Suudi Arabistan merkezli Vehhâbîlik üzerinden Selefî anlayış, siyasi ve ideolojik bir kimliğe bürünmüş, 20. yüzyılda küresel İslâmcılık hareketlerinin içinde Neo-Selefîlik adıyla yeni bir form kazanmıştır. Neo-Selefîliğin en dikkat çekici yönlerinden biri, İslâm’ın temel ilkelerinden sayılan emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker prensibini tekfir ve şiddet söyleminin temel argümanı haline getirmesidir. Bu çalışma, Neo-Selefî düşüncenin emir bi’l-ma‘rûf ve nehiy ani’l-münker ilkesini nasıl yeniden yorumladığını ve bu dönüşümün çağdaş tekfirci söylemlere nasıl teolojik dayanak sağladığını incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, klasik İslâm düşüncesinde ahlâkî bir sorumluluk olarak kabul edilen bu ilkenin, modern Selefî hareketlerde nasıl ideolojik ve siyasî bir araç hâline geldiğini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda çalışma, Selefî literalizmin tarihsel temellerinden başlayarak, Vehhâbîliğin kurumsallaştırıcı etkisini ve Neo-Selefîliğin tekfir, şiddet ve tek tip dindarlık söylemleriyle ilişkisini çözümlemektedir.
Yöntem: Çalışmada metin merkezli tarihsel–teolojik bir analiz yöntemi benimsenmiştir. Kur’an, hadis ve klasik kelâm literatürünün yanı sıra, modern Selefî yazarların metinleri karşılaştırmalı biçimde incelenmiş; emir bi’l-ma‘rûf ilkesinin semantik, ahlâkî ve siyasî boyutları tarihsel süreklilik içinde değerlendirilmiştir. Böylece ilkenin anlam değişimi, hem epistemolojik hem de sosyolojik düzlemlerde izlenmiştir.
Bulgular: Neo-Selefîliğin bu ilkeyi ahlâkî bir rehber olmaktan çıkarıp, dinî meşruiyet iddiasıyla siyasal iktidar ve cihad çağrılarına dayanak kıldığını göstermektedir. Klasik kelâmın dengeleyici ve rahmet merkezli yaklaşımı yerine, dışlayıcı ve tekfirci bir din dili öne çıkmıştır. Bu dönüşüm, İslâm’ın adalet, merhamet ve hikmet ilkelerini zayıflatarak dinin özünü biçimsel itaat ve ideolojik homojenlik üzerine inşa eden bir söylem üretmiştir.
Sonuç: Sonuç olarak, emir bi’l-ma‘rûf ve nehiy ani’l-münker ilkesinin yeniden yorumlanması, çağdaş İslâm düşüncesi için teolojik bir zorunluluk hâline gelmiştir. Çalışma, bu ilkenin otorite teorisi değil, ahlâk merkezli bir vicdan teorisi olarak ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. İyiliği emretmek, baskı kurmak değil; insanın özgürlüğünü, sorumluluğunu ve onurunu bilinçlendirmektir. Bu yönüyle araştırma, Neo-Selefîliğin ahlâkı araçsallaştıran söylemine karşı, rahmet ve hikmet temelli bir kelâmî inşa önerisi sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Kelâm, Emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker, Selefîlik, Neo-Selefîlik, Cihadçı Selefîlik
Etik Beyan
Kaynakça
- Abdulmajid, Adib. “Salafi-Influencers: Analytical Study of the Discourse of Neo-Salafi Preachers on Social Media”, Living Islam: Journal of Islamic Discourses 6/2 (June 2023), 51-69. [https://doi.org/10.14421/lijid.v6i2.4489](https://doi.org/10.14421/lijid.v6i2.4489)
- Abubaker, Sarkan Salman. “IŞİD’in İdeolojisi: Cihadi Selefilik”. Lectio Socialis 4/2 (2020), 97-112. [https://izlik.org/JA22CX77GR](https://izlik.org/JA22CX77GR)
- Akbulut, Ahmet. Sahabe Dönemi İktidar Kavgası. Ankara: Ankara Okulu Yayınları, 2001.
- Akbulut, Ahmet. “Selefiliğin Teolojik ve Düşünsel Temelleri.” Tarihte ve Günümüzde Selefilik: Milletlerarası Tartışmalı İlmî Toplantı. Ed. Ahmet Kavas. 113–133. İstanbul: Ensar Neşriyat, 2014.
- Ali Sami en-Neşşâr. İslâm’da Felsefî Düşüncenin Doğuşu II. çev. Osman Tunç. İstanbul: İnsan Yayınları, 1999.
- Arıkan, Adem. “İbn Âbidîn’in Vehhâbîler Hakkındaki Görüşlerinin Hind Alt Kıtası Hanefilerine Etkisi”, Eskiyeni 49 (Haziran 2023), 563-590. [https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1227971](https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1227971)
- Atay, Hüseyin. İslâm’ı Yeniden Anlama. Ankara: Atay Yayınları, 2001.
- Avcu, Ali. “Dār al-hijra in Khārijī and Ismāʿīlī Thought”. Ilahiyat Studies 2/2 (2011), 169-187. [https://doi.org/10.12730/13091719.2011.22.36](https://doi.org/10.12730/13091719.2011.22.36)
- Aydınalp, Halil. “Çağdaş Kural Dışı Tekfirciliğin Yapısal Unsurları Üzerine Bir Model Denemesi - III”. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 51 (2016), 55-79. [https://doi.org/10.15370/maruifd.287886](https://doi.org/10.15370/maruifd.287886)
- Azzam, Abdullah. Defence of the Muslim Lands. Peshawar: Maktabatul-Ansar, 1984.