Bu makale, klasik fıkıh literatüründe şekillenen seyahat anlayışının modern turizm modeliyle kavramsal, normatif ve uygulama düzeyinde karşılaştırmalı biçimde analiz edilmesini konu edinmektedir. İslâm hukuku kaynaklarında seyahat, yalnızca fiziksel bir hareketlilik değil aynı zamanda ilmî tahsil, manevi derinleşme, ahlâkî gelişim ve ibadet bilinci gibi uhrevî gayelere hizmet eden faziletli bir eylem olarak konumlandırılmaktadır. Bu bağlamda seyahat, bireyin maddi mekân değişiminin ötesine geçen zihinsel, ruhsal ve ahlâkî bir olgunlaşma sürecine katkı sağlayan çok boyutlu bir olgu olarak tanımlanır. Klasik literatürde seyahat; edep, sabır, sorumluluk, paylaşım, kardeşlik ve tefekkür gibi değerlerle iç içe ele alınmaktadır. Bu da seyahatlerin bireyin hem kendi iç dünyasında hem de toplumsal ilişkilerinde daha bilinçli ve dengeli bir yaşam sürmesine vesile olacak bir eğitim aracı olarak değerlendirilmesine imkan sağlamaktadır. Buna mukabil modern turizm anlayışı, sanayi devrimi sonrası gelişen sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümler çerçevesinde şekillenmiş olup, bireyin eğlenme, dinlenme, tüketim ve gösteriş gibi dünyevî yönelimleri üzerine kuruludur. Modern turizm, küresel kapitalizmin dinamikleriyle de yakından ilişkili olarak, seyahati haz merkezli ve seküler bir faaliyet alanına indirgemektedir. Seyahatin eğitim, ahlak, maneviyat ve değer boyutları ikincil plana itilmekte; bunun yerine ekonomik büyüme, tüketim kültürü ve prestij elde etme gibi hedefler öne çıkarılmaktadır. Bu dönüşüm, klasik İslamî seyahat anlayışı ile modern turizm arasındaki zihniyet farkını derinleştirmekte ve turizmin fıkhî açıdan nasıl ele alınacağı sorusunu güncel bir tartışma konusu haline getirmektedir. Makale kapsamında bu mesele dört ana başlık altında incelenmektedir. İlk başlıkta, klasik fıkıh literatüründe seyahat olgusunun teorik temelleri ele alınmaktadır. İkincisinde, modern turizmin tarihsel gelişimi ve kültürel dinamikleri analiz edilmektedir. Üçüncü başlıkta, fıkhî ilkelerle modern turizm uygulamaları karşılaştırılmaktadır. Amaç, motivasyon ve değer eksenli bu mukayesede klasik literatürde seyahatin Allah rızası, ilim ve ahlak için bir vesile olarak görülmesine karşılık, modern turizmin eğlence, haz ve gösteriş temelli yönelimlerinin ön plana çıktığı saptanmaktadır. Dördüncüsünde, İslâmî seyahat değerlerinin turizm sektörüne entegrasyon potansiyeli üzerinde durulmaktadır. Helâl turizm kavramı bu bağlamda merkeze alınmakta; helâl gıda ve içeceklerin sunumu, ibadet alanlarının tahsisi, mahremiyetin gözetilmesi, faizsiz finans modellerinin uygulanması gibi boyutlar tetkik edilmektedir. Çalışmanın metodolojisi nitel araştırma yöntemleri ekseninde kurgulanmakta ve analiz süreci bu doğrultuda şekillenmektedir. Meseleler klasik fıkıh metinleri ve çağdaş turizm kaynakları ekseninde karşılaştırmalı analiz ve literatür taraması yöntemleriyle, doğrudan kaynak temelli bir yaklaşımla irdelenmektedir. Bu kapsamda modern turizm olgusu, çok boyutlu bir yaklaşımla ekonomik, etik, kültürel ve dinî yönleriyle birlikte analiz edilmektedir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, fıkhî seyahat anlayışının içerdiği etik ve dini ilkelerin modern turizm pratiğine değer kazandırıcı bir zemin sunduğu ortaya konulmaktadır. İslam hukuku ilkelerine dayalı bir yaklaşımın, modern turizmin karşı karşıya olduğu değer aşınması, tüketim kültürü, çevresel tahribat ve ahlaki yozlaşma gibi sorunlara karşı olumlu bir katkı sağlayabileceği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla bu makale, seyahat ve turizm olgusunu mukayeseli bir biçimde ele alarak, İslam hukukunun sunduğu perspektifin çağdaş turizm alanında hem teorik hem de pratik bir açılım sağlayabileceğini ortaya koymaya çalışmaktadır.
İslam Hukuku Seyahat Fıkhı Modern Turizm Helâl Turizm Fıkıh ve Turizm İlişkisi
Bu çalışma, etik kurul izni gerektirmeyen nitelikte olup kullanılan veriler literatür taraması/yayınlanmış kaynaklar üzerinden elde edilmiştir. Çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur. Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde yapay zeka tabanlı araçlardan sınırlı ölçüde yararlanılmıştır. Yapay zeka, yalnızca dil kontrolü, yazım desteği ve biçimsel düzenlemelerde yardımcı bir araç olarak kullanılmış; içerik üretiminde, bilimsel değerlendirmelerde ve sonuçların yorumlanmasında yazarın akademik sorumluluğu ve katkısı esas alınmıştır. Çalışma, bilimsel araştırma yöntemleri ve akademik etik ilkelere uygun şekilde yürütülmüştür.
Bu araştırmayı desteklemek için dış fon kullanılmamıştır.
This article examines the concept of travel as shaped in classical Islamic jurisprudence literature, analysing it in a comparative manner at the conceptual, normative, and practical levels against the modern tourism model. In Islamic jurisprudence sources, travel is positioned not merely as physical mobility but also as a virtuous act serving transcendental goals such as scholarly pursuit, spiritual deepening, moral development, and worship consciousness. In this context, travel is defined as a multidimensional phenomenon that goes beyond the individual's physical change of location and contributes to a process of mental, spiritual, and moral maturation. In classical literature, travel is intertwined with values such as etiquette, patience, responsibility, sharing, brotherhood, and contemplation. This allows travel to be evaluated as an educational tool that will enable individuals to lead a more conscious and balanced life, both in their inner world and in their social relationships. In contrast, the modern understanding of tourism has been shaped within the framework of social, cultural, and economic transformations that developed after the industrial revolution and is based on the individual's worldly orientations such as entertainment, relaxation, consumption, and ostentation. Modern tourism, closely linked to the dynamics of global capitalism, reduces travel to a pleasure-centred and secular activity. The educational, ethical, spiritual and value dimensions of travel are being pushed into the background; instead, objectives such as economic growth, consumer culture, recreation and prestige are being prioritised. This transformation deepens the difference in mindset between the classical Islamic understanding of travel and modern tourism, making the question of how tourism should be approached from a fiqh perspective a topic of current debate. This issue is examined under four main headings in this article. The first section addresses the theoretical foundations of the concept of travel in classical fiqh literature. The second analyses the historical development and cultural dynamics of modern tourism. The third heading compares fiqh principles with modern tourism practices. This comparison, based on purpose, motivation and values, reveals that while classical literature views travel as a means to attain Allah's pleasure, knowledge and morality, modern tourism is predominantly oriented towards entertainment, pleasure and ostentation. The fourth section focuses on the potential for integrating Islamic travel values into the tourism sector. The concept of halal tourism is centralised in this context; dimensions such as the provision of halal food and beverages, the allocation of worship areas, the observance of privacy, and the application of interest-free financial models are examined. The methodology of the study is structured around qualitative research methods, and the analysis process is shaped accordingly. Issues are examined through a direct source-based approach, using comparative analysis and literature review methods centred on classical fiqh texts and contemporary tourism sources. In this context, the modern phenomenon of tourism is analysed from a multidimensional perspective, encompassing its economic, ethical, cultural and religious dimensions. The evaluations reveal that the ethical and religious principles inherent in the fiqh understanding of travel provide a valuable foundation for modern tourism practice. It is emphasised that an approach based on Islamic law principles can make a positive contribution to addressing issues faced by modern tourism, such as erosion of values, consumer culture, environmental damage, and moral decay. Therefore, this article seeks to demonstrate that by examining the phenomenon of travel and tourism in a comparative manner, the perspective offered by Islamic law can provide both theoretical and practical insights in the field of contemporary tourism.
Islamic Law Travel Jurisprudence Modern Tourism Halal Tourism Relationship Between Jurisprudence and Tourism
This study does not require ethics committee approval, as the data used were obtained from literature review/published sources. It is declared that scientific and ethical principles have been followed while carrying out and writing this study and that all the sources used have been properly cited. Artificial intelligence-based tools were used to a limited extent in the preparation of this study. AI was employed only as a supportive tool for language editing, writing assistance, and formal structuring; the production of content, scientific evaluation, and interpretation of results remain the full responsibility and contribution of the author. The study has been conducted in line with scientific research methods and academic ethical principles.
The author acknowledges that he received no external funding in support of this research.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.51702/esoguifd.1795113 |
| IZ | https://izlik.org/JA82TP37BA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 13 Sayı: 1 |
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ESOGUIFD) Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.