Klasik Türk şiiri, estetik inceliklerinin yanı sıra sembolik dili sayesinde ezoterik bilginin aktarımına imkân veren çok katmanlı bir ifade alanı olarak dikkat çeker. Bu bağlamda “ayna” ve “gönül” imgeleri, görünüşte sıradan semboller gibi görünse de insanın içsel tekâmül sürecini ve hakikate yönelişini temsil eden iki ana eksen olarak öne çıkar. Bu çalışma söz konusu imgelerin tasavvufi düşünce ve ezoterik bilgi anlayışı çerçevesinde kazandıkları anlamları incelemekte, bireysel ve kozmik boyutlar arasında kurdukları köprüleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle ayna kavramının klasik şiirde üstlendiği işlevler ele alınmıştır. Ayna, suretleri yansıtan bir nesne olmanın ötesinde insanın kendini tanıma sürecini, iç hakikatiyle yüzleşmesini ve metafizik gerçekliği idrak etme yolculuğunu simgeleyen bir unsurdur. Tasavvufi gelenekte aynanın cilalanması nefsin arınmasına, pas tutması ise gaflete işaret eder. Gönül ise bu yansımanın gerçekleştiği içsel düzlem olarak düşünülür, saflaştıkça ilahi hakikati yansıtabilen bir bilinç merkezi hâline gelir. Böylece “ayna–gönül” ikilisi bireysel ruhsal dönüşümün ve evrensel hakikate yönelişin poetik izdüşümlerini taşır. Makale, seçilen beyitleri estetik değerleri kadar bâtıni bilgiyi taşıyan sembolik yapılarıyla ele almış ve bu çerçevede çözümlemiştir. Literatürde genellikle ayrı ayrı ele alınan ayna ve gönül, burada ezoterik bilginin iki kutbu olarak birlikte okunmuş bu yaklaşım sembollerin ilişkisel semantiğini görünür kılmıştır. Ayrıca Doğu mistisizmi, İslam tasavvufu, Batı ezoterizmi ve mitolojik anlatılar üzerinden yapılan karşılaştırmalar bu imgelerin arketipsel boyutlarını açığa çıkarmıştır. Sonuç olarak klasik Türk şiiri estetik bir söylemin ötesinde irfana dayalı bir bilgelik dili olarak belirginleşmektedir. Araştırmanın şiir incelemeleri kadar tasavvuf, karşılaştırmalı sembolizm ve dinî-metafizik bilgi gelenekleri üzerine yapılacak çalışmalara katkı sağlaması beklenmektedir.
Classical Turkish poetry is not only distinguished by its aesthetic refinement but also by its ability to transmit esoteric knowledge through a symbolic language, offering a multilayered field of expression. Within this framework, the images of the “mirror” and the “gönül” may appear as ordinary symbols, yet they emerge as two main axes representing the human journey of inner transformation and orientation toward truth. This study examines how these images acquire meaning within the context of Sufi thought and esoteric knowledge, aiming to reveal the bridges they build between the individual and the cosmic dimensions. The study first explores the functions attributed to the mirror in classical poetry. The mirror is not merely an object reflecting forms but a symbol of self-recognition, confrontation with inner truth, and the perception of metaphysical reality. In Sufi tradition, the polishing of the mirror signifies the purification of the self, whereas its rusting points to negligence and veiling. The gönül, by contrast, is conceived as the inner plane where this reflection occurs; as it is purified, it becomes a center of consciousness capable of reflecting divine truth. Thus, the “mirror–gönül” pair embodies both personal spiritual transformation and poetic projections of universal truth. The article analyzes selected couplets not only for their aesthetic qualities but also as carriers of esoteric meaning. Unlike in most of the literature, where mirror and gönül are treated separately, this study reads them together as two poles of esoteric knowledge, thereby highlighting their relational semantics. Comparative references to Eastern mysticism, Islamic Sufism, Western esotericism, and mythological narratives further expose their archetypal dimensions. Ultimately, classical Turkish poetry emerges not merely as an aesthetic discourse but as a wisdom language rooted in gnosis. The research is expected to contribute both to literary studies and to scholarship on Sufism, comparative symbolism, and metaphysical traditions of knowledge.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Klasik Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 4 |
Yazar, dergimizde yayınlanan makalelerin telif hakkına sahip olup çalışmaları CC BY-NC 4.0 lisansı altındadır./The author owns the copyright of the articles published in our journal and his works are under CC BY-NC 4.0 licence.