İslam felsefesi
denildiği zaman elbette birçok isim akla gelmektedir. Fakat bu isimler
arasından Ebu Nasr Muhammed bin Muhammed bin Tarhan bin Uzlug El-Farabi, İslam
felsefesinin kurucusu olarak ve aynı zamanda ortaya koyduğu fikirler ve eserler
bakımından ayrı bir önem taşımaktadır. İnsanlık tarihi içerisinde, din ve
felsefe birbirlerine yakın disiplinler olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira bu
iki disiplin de evreni, insanı ve insana ait olan olanakları anlamak,
yorumlamak ve aktarmak çabasındadır. Aralarında yöntemsel olarak farklar
bulunsa bile ortak sorulara cevap aramaktadır. Bu bağlamda Farabi’ye göre,
dinin içermiş olduğu fiiller bütün dinler çerçevesinde düşünülmelidir ve bunu
felsefenin evrensel bakış açısıyla vermek mümkündür. Bu çalışmada İslam felsefesi geleneği
içerisinde yer alan Farabi’nin ortaya koymuş olduğu felsefi düşünceleri
içerisinde “felsefe ve din” arasında nasıl bir bağ kurduğu ele alınacaktır.
Makale içerisinde çizilecek olan çerçevede, İslam düşüncesinde felsefenin nasıl
bir varoluş sergilediği, nasıl bir yere sahip olduğu ve Farabi’nin bunu nasıl
ele almış olduğu irdelenmeye çalışılacaktır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Felsefe |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Şubat 2018 |
| Yayımlanma Tarihi | 1 Haziran 2018 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2018 Cilt: 2 Sayı: 2 |
Dergimizde yayımlanan tüm makaleler Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.