Sustainable Futures: Liminality and Hybridization in Octavia E. Butler’s Xenogenesis
Öz
Octavia E. Butler’s Xenogenesis trilogy, consisting of Dawn (1987), Adulthood
Rites (1988), and Imago (1989), later renamed Lilith’s Brood (2000), tells the
story of the Oankali, an alien species developed to save the remnants of humanity
following a nuclear catastrophe. The Oankali species has three distinct genders:
male, female, and the “ooloi,” which manipulates the DNA of other species during
mating. In Dawn, the main character, Lilith Iyapo, an African-American woman,
willingly undertakes the hybridization process that the Oankali offer. This involves
an evolution of the human and the creation of a new hybrid species with the
Oankali. Adulthood Rites narrates the story of Akin, the child of Lilith, and the first
human-Oankali “construct.” In Imago, Butler reads the story of Jodahs, Lilith’s
other child. The trilogy explores the shift from being essentially a human to
human-alien hybridity. Considering the notions of liminality and hybridization,
this paper examines the process of human metamorphosis and evolution physically
and conceptually. It unravels how biotechnology complicates the interconnection
of power, racism, gender, and nature. Reading Butler’s trilogy from a posthumanist
lens might contribute to our understanding of how it challenges
oppressive hierarchical systems, the subordination of women by nature, and the
marginalization of indigenous peoples. Furthermore, this paper questions the notion
of rigid categories and examines the conventional distinctions that humanism
establishes between “humans” and “non-humans.” Instead, it proposes the notion
of “trans/corporeal multiplicities” that transcend dichotomies and boundaries.
It investigates how Butler’s trilogy revisits humans and nonhuman beings and
proposes perspectives that embrace sustainable futures
Anahtar Kelimeler
Sürdürülebilir Gelecekler: Octavia E. Butler’ın Xenogenesis Eserinde Eşiktelik ve Melezleşme
Öz
Octavia E. Butler’ın Şafak (1987), Erginlenme Ritüelleri (1988) ve Imago (1989)
adlı eserlerinden oluşan ve Lilith’in Dölü (2000) olarak yeniden adlandırılan
Xenogenez üçlemesi, nükleer bir felaketin ardından geride kalan insanları kurtarmak için
geliştirdiği uzaylı bir ırk olan Oankali hikayesini anlatır. Oankali ırkının üç farklı
cinsiyeti vardır: erkek, dişi ve çiftleşme sırasında diğer türlerin DNA’larını manipüle eden
“ooloi.” Şafak adlı eserinde Butler ana karakter, Oankali’nin önerdiği
melezleşme sürecini kendi rızasıyla kabul eden Afrikalı Amerikalı bir kadın Lilith Iyapo’nun
hikâyesini anlatır. Söz konusu insan-Oankali melezleşme süreci bir
evrimi ve/veya yeniden doğuşu ifade eder. Erginlenme Ritüelleri, ilk insan-Oankali
“inşası” olarak, Lilith’in çocuklarından biri, Akin’in hikâyesini anlatır. Imago ise,
Lilith’in çocuklarından diğeri, Jodahs’ın hikayesini ele alır. Ocatavia E. Butler bu
üçlemede, esasen aşina olduğumuz insan kavramından insan-Oankali melezleşmesi
ile inşa edilen yeni bir türe geçişi ele alır. Bu makalede, Butler’ın Xenogenez (1987-
1989) adlı eserinde fiziksel ve kavramsal olarak insanın dönüşüm ve evrim sürecini
eşiktelik ve melezleşme kavramları üzerinden inceliyorum. Makalede, biyoteknolojinin
güç, ırk, toplumsal cinsiyet ve doğa arasındaki ilişkiyi nasıl muğlaklaştırdığına
odaklanıyorum. Butler’ın üçlemesini post-hümanist bir mercekten okumak, üçlemenin
baskıcı hiyerarşik sistemlere, kadının doğa tarafından ikincil konuma itilmesine ve yerli
halkların marjinalleştirilmesine nasıl karşı çıktığını anlamamıza katkıda
bulunabilir. Buradan yola çıkarak bu makale, rijit kategoriler kavramını yeniden
sorgulamayı ve hümanizmin “insanlar” ve “insan olmayanlar” arasında kurduğu
geleneksel ayrımları incelemeyi amaçlamaktadır. Bu ayrımlara karşı, ikili karşıtlıkları
ve sınırları aşan “bedenler arası geçişken çokluklar” kavramı önerilmektedir. Makale,
Butler’ın insan ve insan olmayan varlıkları nasıl yeniden ele aldığını ve sürdürülebilir
gelecekleri benimseyen ne gibi bakış açıları önerdiğini incelemektedir.
Anahtar Kelimeler
Araştırma ve yayın etiği beyanı: Bu makale, orijinal veriler temelinde hazırlanmış özgün bir
araştırma makalesidir. Daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olup başka bir yere yayımlanmak zere
gönderilmemiştir. Yazar, araştırma sürecinde etik ilkelere ve kurallara uymuştur.
Yazarların katkı düzeyleri: Makale tek yazarlıdır.
Etik Komite onayı: Bu çalışma için etik kurul onayı gerekmemektedir.
Finansal destek: Bu araştırma için herhangi bir finansal destek alınmamıştır.
Çıkar çatışması: Bu çalışma ile ilgili herhangi bir çıkar çatışması bulunmamaktadır.