Diasporada Kimliğin Oluşumunda Mutfak Kültürünün Rolü: Paris’te Bir Türk Mahallesi
Öz
İnsan, içinde yaşadığı sosyal, kültürel, ekonomik ve politik dünya bağlamında
ilişkisel bir şekilde kendini inşa eden bir varlıktır. İnsanı toplumdan yalıtılmış
sadece biyolojik bir varlık olarak tarif etmek çok da mümkün değildir. İnsanın
yeme içme pratikleri üzerinden şekillenen mutfak kültürü, onun sosyal yönünü
oluşturan önemli dinamiklerden biridir. Mutfak kültürü, bireyin bulunduğu top
luma bağlanmasında ve toplumla özel bir ilişki kurup bu ilişkiyi sürdürmesinde
önemli bir işlevi yerine getirir. Bu nedenle yemek, sembolik bir anlam taşıyarak
kimlik inşa sürecinin önemli bileşenlerinden biri hâline gelir. Mutfak kültürü göç
bağlamında değerlendirildiğinde göçmenlerin kültürel hafızalarının korunmasında
ve aktarılmasında diğer unsurların yanında azımsanmayacak bir öneme sahiptir.
Göç hareketleri neticesinde mutfak kültürü etrafında teşekkül eden kimliğin tek
referans kaynağı ana vatan olmaktan çıkmıştır. Diasporadaki diğer kültürlerle et-
kileşim, güçlü bir hafıza taşıyıcısı olan mutfağın “geleneksel” formunun dönüşe
rek genişlemesine ve yeni anlamlar kazanmasına neden olur. Bu bağlamda Türk
diasporası açısından Avrupa’da şekillenen “mutfak kültürü”, geçmişin hafızasını
taşımada önemli bir rol oynar ve farklı toplumsal gruplarla kalıcı ilişkiler kura
rak “yakın” temasların gelişmesini sağlar. Bu çalışma kapsamında, 1960’lı yıl
ların ikinci yarısından itibaren Avrupa’ya göçün önemli mekânlarından bir olan
Paris’teki Türklerin mutfak kültürü değerlendirilmiştir. Paris’in merkezinde “Türk
mahallesi” (la petite Turquie) olarak adlandırılan Strasbourg Saint-Denis bölgesi;
marketleri, kahveleri, lokantaları ve manavlarıyla Türk mutfak kültürünün görü
nürlüğü açısından önemli bir mekândır. Bundan dolayı çalışmanın alan araştırması,
bu mahallede gerçekleştirilen etnografik gözlemlere dayanmaktadır. Bu çalışmanın
temel bulgusu, mutfak kültürünün diaspora koşullarında yaşayan göçmenlerin kül
türel kimliklerini koruma ve yeniden inşa etme süreçlerinde belirleyici ve merkezî
bir rol üstlendiğidir.
Anahtar Kelimeler
The Role of Culinary Culture in Identity Formation in the Diaspora: Turkish Neighborhood in Paris
Öz
Human beings construct themselves relationally in the context of the social,
cultural, economic and political world in which they live. It is not possible to
describe a human being solely as a biological being isolated from society. Culinary
culture, shaped by human eating and drinking habits, is one of the important
dynamics that constitute the social aspect of being human. Thus, food, by acquiring
a symbolic meaning, plays a considerable role as a component of the process of
identity construction. Culinary culture, which should be considered as another
form of memory transmission, is an important phenomenon in the preservation and
transmission of the cultural memory of immigrants. Nevertheless, the “culinary
culture” shaped in Europe by the Turkish diaspora, although carrying the memory
of the past and interactions with other cultures during the acculturation process.
As the results of field research show, the homeland is no longer the only source of
reference for the identity formed around culinary culture. Interaction with other
diaspora cultures means that the “traditional” form of cooking, which carries strong
memory, expands and acquires new meaning. As part of this study, the culinary
culture of Turks in Paris, one of the important places of migration to Europe since
the second half of the 1960s, will be evaluated. The Strasbourg Saint-Denis district,
called “Little Turkey” in the center of Paris, is an important place for visibility of
Turkish culinary culture with its markets, cafes, restaurants and grocery stores.
Therefore, the conduct of the field research is based on entographic observations
carried out in this neighborhood. The main finding of this study is that culinary
culture plays a central and decisive role in the preservation and reconstruction of
cultural identity among migrants living in diaspora contexts.
Anahtar Kelimeler
Araştırma ve yayın etiği beyanı: Bu makale tamamıyla özgün bir araştırma olarak planlanmış, yü
rütülmüş ve sonuçları ile raporlaştırıldıktan sonra ilgili dergiye gönderilmiştir. Araştırma herhangi bir
sempozyum, kongre vb. sunulmamış ya da başka bir dergiye değerlendirilmek üzere gönderilmemiştir.
Yazarların makaleye katkı oranları: bu makaledeki birinci yazar %100 düzeyinde çalışmanın hazır
lanması, veri toplanması, sonuçların yorumlanması ve makalenin yazılması aşamalarına katkı sağlamıştır.
Etik komite onayı: Çalışmada etik kurul iznine gerek yoktur. Çalışmada kullanılan etnografik gözlem
ler; “Tübitak-2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı” bağlamında 1059B191300920
başvuru numaralı “Türkiyeli Göçmenlerin Fransa’ya Tutunma Stratejileri: Evry Banliyösü Örneği”
başlıklı 2013/ 2. Dönem ve 1059B192000554 başvuru numaralı “Göç, Entegrasyon ve İslam: Paris’te
Yaşayan Türkler” 2020/1. Dönem olmak üzere Fransa’nın Paris kentinde gerçekleştirilen araştırma
projelerine dayanmaktadır.
Finansal destek: Çalışma TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir.
Çıkar çatışması: Çalışmada potansiyel çıkar çatışması bulunmamaktadır.