Bu çalışma modernizm sonrası dönemde biyolojisine indirgenerek anlam dünyası değişen insanın genel hatlarıyla hangi hallere muhatap olduğu ve birbirinden farklı gibi görünen birçok sorunun aslında aynı kökten neşet ettiğini anlatmaya çalışmaktadır. Modern dönemin insanı tanrısından azade edilirken evrim teorisinin etkisiyle biyolojisine indirgenmiş, sosyal, siyasal, ekonomik, psikolojik, ontolojik pek çok yönü bu indirgemeden nasibini almıştır. Bunları bu çalışma bağlamında altı başlık altında değerlendirmek mümkündür. Birincisi insanın yaratıcı tarafından ereksel yaratımından hayat mücadelesi sürecinde doğal seleksiyonla evrimleşen tek amacı hayatta kalmak olan biyolojik bir canlıya dönüşmesidir. İkincisi varoluşsal geçmişi biyolojik evrimle açıklanan insanın ruhunun da hayvansal kalıtımsal bir izahla yapılmasıdır. Üçüncüsü biyolojisine indirgenen insanın siyasal kimliğinin değişime uğratılarak antropolojinin de yardımıyla etnik kökene atıf yapılarak ulus devletin vatandaşı yapılmasıdır. Dördüncüsü kendi faydasını maksimize etmeye çalışan, yaşamının amacı hayatta kalmak olan ekonomik bir varlık olarak tanımlanmasıdır. Beşincisi biyolojik kodları çözülmüş insanın doğuştan gelen görüntüsünü reddedip, farklı saiklerle bedenine estetik yaptırarak kendini yeniden yaratma arzusuna sahip olmasıdır. Altıncı ve son olarak da biyolojisi ifşa olmuş insanın nöroteknolojik imkânlarla kendisinin tanrısı olduğunu zannettiği bir dönemde kaderini teknolojinin eline terk etmesi, şeklinde sıralamak mümkündür. İlmi olarak ayrı disiplinler ya da çalışma konuları gibi görünen meseleleri modern sonrası, “biyolojisine indirgenmiş insanın halleri” başlığı altında konumlandırmak mümkündür.
This study aims to explore the transformations in the human condition within the postmodern era, where humanity, reduced to its biological essence, faces a shift in its conceptual world. As humans were liberated from their gods in the modern era, evolutionary theory further reduced them to mere biology, impacting social, political, economic, psychological, and ontological dimensions. These shifts can be evaluated under six headings within this study's scope. Firstly, humans are seen as biological beings driven solely by survival instincts evolved through selection. Secondly, the human soul is explained through inherited animal traits. Thirdly, humans, reduced to biology, are designated as citizens of nation-states through ethnic references. Fourthly, humanity is defined as economic beings aiming to maximize their own benefit and survive. Fifthly, humans with deciphered biological codes now seek to reinvent themselves, rejecting their natural appearance and pursuing body modification for various motivations. Lastly, as biology becomes transparent, humans surrender their fate to biotechnology, believing themselves to be gods through neurotechnological advancements. Although these issues appear as separate academic disciplines or research topics, they can be framed collectively as the “conditions of biologically reduced humanity” in the postmodern era.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Siyaset Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Kasım 2024 |
| Kabul Tarihi | 20 Kasım 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 2 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 36 Sayı: 1 |