Klasik Türk şiiri, belirli prensipler çerçevesinde şekillenmiş, duygu ve düşünceler ortak metaforlar aracılığıyla ifade edilmiş bir şiir geleneğidir. Âşıkların/şairlerin yaşadığı hâller, dünyanın düzeni ve insanın varoluş imtihanları, belirli kurallar ve kaideler doğrultusunda ele alınmıştır. Bu anlayış içinde suç ve ceza kavramları, adaletin sağlanması, otoritenin korunması ve bireyin eylemlerinin değerlendirilmesi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Suç, kimi zaman ilahi iradeye aykırı bir durumu, kimi zaman dünyevi otoriteye yönelik bir ihlali ifade etmesi bakımında dikkat çekmektedir. Cezalandırma ise var olan düzenin sürekliliğini sağlama, bireyi ve toplumu belirli bir sistemin içinde tutma işlevini yerine getirmektedir. Klasik Türk şiirinde suç ve ceza kavramları, çoğunlukla aşk, iktidar ve tekâmül bağlamında ele alınarak bireyin karşılaştığı sınavlar içinde anlam kazanır. Aşk yolunda yaşanan zorluklar ve imtihanlar, yönetime dair çatışmalar, toplumsal kuralların ihlali, cezalandırma kavramını farklı biçimlerde şekillendirir. Bu durum, edebî metinlere, daha geniş bir adalet anlayışının yansıtılmasını sağlar. Suç ve ceza kavramlarının mesnevilerde işleniş biçimi, dönemin yönetim anlayışı ve toplumsal değerlerle doğrudan ilişkilidir. Cezalandırma, adaletin tesis edilmesi, otoritenin gücünün ve toplumsal normların vurgulanması açısından belirleyici bir unsurdur. 16. yüzyıl şairlerinden Taşlıcalı Yahya da suç ve ceza kavramlarını farklı yönleriyle ele alarak adalet, otorite ve bireyin eylemleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştur. Bu makalede, Taşlıcalı Yahya’nın, Şâh u Gedâ mesnevisinde suç ve cezanın nasıl değerlendirildiği ele alınmıştır
Classical Turkish poetry is a tradition of poetry that is shaped within the framework of certain principles and in which feelings and thoughts are expressed through common metaphors. The states experienced by lovers/poets, the order of the world and the tests of human existence are addressed in line with certain rules and regulations. Within this understanding, the concepts of crime and punishment have an important place in terms of ensuring justice, protecting authority and evaluating the actions of the individual. Crime sometimes draws attention in terms of expressing a situation contrary to divine will and sometimes a violation of worldly authority. Punishment, on the other hand, fulfills the function of ensuring the continuity of the existing order and keeping the individual and society within a certain system. In classical Turkish poetry, the concepts of crime and punishment are mostly addressed in the context of love, power and evolution and gain meaning within the tests that the individual faces. Difficulties and tests experienced on the path of love, conflicts regarding governance, violation of social rules shape the concept of punishment in different ways. This situation allows a broader understanding of justice to be reflected in literary texts. The way the concepts of crime and punishment are handled in the mesnevis is directly related to the administrative understanding and social values of the period. Punishment is a determining factor in terms of establishing justice, emphasizing the power of authority and social norms. One of the 16th century poets, Taşlıcalı Yahya, also addressed the concepts of crime and punishment from different aspects and revealed the relationship between justice, authority and the actions of the individual. This article examines how crime and punishment are evaluated in Taşlıcalı Yahya’s mesnevis, Şâh u Gedâ.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk İslam Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Kasım 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 2 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 36 Sayı: 1 |