Feminist retorik ve eleştirel hayal gücünü kuramsal çerçeve olarak kullanan bu nitel çalışma, dönemlerinin toplumsal cinsiyet kısıtlamalarına meydan okuyan iki kadının devrimci retorik politikasını inceler: antik Yunanistan'da hakları elinden alınmış bir metik olan Aspasia ve on dokuzuncu yüzyıl Amerika'sında özgürleşmiş bir köle olan Sojourner Truth. Her iki kadın da geleneksel olarak erkekler tarafından kontrol edilen kamusal retorik alanları stratejik olarak geri kazandı ve dönüştürdü, böylece son derece farklı tarihsel bağlamlarda toplumsal cinsiyet politikalarında derin değişimler yarattı.
Çalışma, Aspasia'nın kadınların sistematik olarak kamusal söylemden dışlandığı Atina entelektüel yaşamına benzeri görülmemiş nüfuzunu ve Truth'un, Siyah kadınların seslerinin ırk ve toplumsal cinsiyetin kesişen baskılarıyla marjinalleştirildiği kölelik karşıtı ve kadın hakları alanlarındaki güçlü varlığını analiz eder. Aristoteles'in retorik tipolojilerini Lefebvre'in mekansal teorisi ve eleştirel feminist analizle birleştiren bu araştırma, mekan ve güç arasındaki karmaşık diyalektiği inceler. Bu öncü kadınların düşmanca retorik ortamlarda yalnızca yol bulmakla kalmayıp bunları temelden yeniden hayal ettiklerini ve yeniden yapılandırdıklarını, kadınların kamusal söyleme katılımı için hayati emsaller oluşturduklarını ortaya koyar. İki bin yılı aşkın bir süreyle ayrılmış ancak benzer mücadelelerle bağlantılı başarıları, kadınların mekansal kısıtlamalara karşı retorik direnişindeki tarihsel sürekliliği ve daha önce kendilerine yasaklanan retorik alanları işgal etme ve dönüştürme çabalarını aydınlatır.
Baskı Aspasia Sojourner Truth Özgürlükçü Soylemleri Feminist Retorik
Drawing on feminist rhetoric and critical imagination as theoretical frameworks, this qualitative study examines the revolutionary rhetorical politics of two women who defied their eras' gender constraints: Aspasia, a disenfranchised metic in ancient Greece, and Sojourner Truth, an emancipated slave in nineteenth-century America. Both women strategically reclaimed and transformed public rhetorical spaces traditionally controlled by men, creating profound shifts in gender politics across vastly different historical contexts.
It analyzes Aspasia's unprecedented penetration of Athenian intellectual life—where women were systematically excluded from public discourse—and Truth's commanding presence in abolitionist and suffragist spaces where Black women's voices were marginalized by intersecting oppressions of race and gender. Using Aristotle's rhetorical typologies with Lefebvre's spatial theory and critical feminist analysis, this research examines the complex dialectic between space and power. It reveals how these pioneering women not only navigated hostile rhetorical environments but fundamentally reimagined and reconstructed them, establishing vital precedents for women's participation in public discourse. Their achievements, separated by over two millennia yet linked by parallel struggles, illuminate historical continuities in women's rhetorical resistance to spatial confinement and their persistent efforts to occupy and transform rhetorical territories previously denied to them
Oppresion Aspasia Sojourner Truth Liberational Discourses Feminist Rhetoric
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kadın Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 36 Sayı: Kadın Araştırmaları |