Between 1571 and 1930, one of the primary criteria sought in marriages among the majority of Turks living in Cyprus was that both parties be Muslim. According to this criterion, there was no objection to the marriage of a Muslim Arab and a Turk. Initially regarded as Muslim marriages, the unions between Arabs and Turkish girls began to noticeably increase over time. The main factor behind this rise was the negative impact of World War I on the Turkish population of the island. During this period, marked by widespread poverty, some Turkish families began to marry off their daughters to Arabs in exchange for money. Certain intermediaries and agencies commercialized this practice. As this situation escalated, some Turkish intellectuals in Cyprus began voicing their discomfort. The first sign of discontent on the matter appeared in the newspaper Söz on August 23, 1932. This was followed by numerous other articles. In 1938, İsmet Konur dedicated a chapter of his book Kıbrıs Türkleri (The Turks of Cyprus) to Turkish girls in Cyprus being sold to Arabs. Although the book, which was published in Turkey, was banned from entering Cyprus, it was distributed secretly. In this way, the issue of girls being sold to Arabs became a subject of political contention among the Turkish Cypriots. Mutual accusations intensified particularly during the Evkaf and Kavanin elections. The publication of a pamphlet by Mustafa Bitirim in 1945 further heightened this tension. Since most sources written during this period referred to the marriages between Arabs and Turkish girls as “sales,” this terminology was later adopted by many subsequent works as well. From 1986 onward, the issue also began to be reflected in novels and short stories. These works, which can be seen as reflections of collective memory, were largely influenced by the initial sources. In both the literary works and research materials on the topic, repetitions often occurred. In recent times, the number of such marriages, originally expressed in the hundreds, has been exaggerated to as many as nine thousand. These repetitions and exaggerations have also been propagated through the internet. Over time, the issue has come to wound the conscience and national pride of the Turkish Cypriot people, while some of the images created around it have led to negative perceptions. As such, this topic continues to cause deepening wounds in the conscience of the Turkish Cypriot community and has become something that injures their national pride. It would be beneficial to thoroughly investigate the issue using archival sources to uncover the full truth. In this study, while identifying how these constructed images have been processed from the earliest sources to the present day, particular attention will be given to their reflections in literary works, examined within the framework of plot structure. For this reason, other elements that make novels and stories literary works will not be discussed in depth.
Marriage With Palestinians Selling Girls to Arabs Turkish Cypriot Literatüre Collective Memory Negative Image
I hereby declare that my research article complies with the principles of academic ethics.
Thank you.
1571’den 1930’a kadar geçen sürede Kıbrıs’ta yaşayan çoğu Türklerin yaptıkları evliliklerde aradıkları ölçülerin başında tarafların Müslüman olması gelir. Bu ölçüye göre Müslüman bir Arap ile bir Türk’ün evlenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Başlangıçta Müslüman evliliği olarak kabul gören bu evlilikler, bir müddet sonra hissedilir şekilde artar. Bunda da en büyük etken, Birinci Dünya Savaşı’nın Ada Türkleri üzerindeki olumsuz etkileridir. Yoksulluğun hüküm sürdüğü bu dönemde, bazı Türk aileleri kızlarını para karşılığında Araplarla evlendirmeye başlar. Bazı aracı şahıslar ve acenteler de devreye girerek işi ticari hale sokarlar. Giderek artan bu durum karşısında Kıbrıs Türk aydınlarının bir kısmı rahatsızlıklarını dile getirmeye başlar. Konuyla ilgili ilk rahatsızlık, 23 Ağustos 1932’de Söz gazetesine yansır. Bunu daha birçok yazı takip eder. 1938’de İsmet Konur, Kıbrıs Türkleri adlı kitabının bir bölümünü Kıbrıs’ta Araplara “satılan” Türk kızlarına ayırır. Türkiye’de basılan kitabın Kıbrıs’a girişi yasaklanır. Bu şekilde Araplara “satılan” kızlar meselesi, Kıbrıs Türkleri arasında siyasi bir iç çekişmenin malzemesi haline gelir. Özellikle Evkaf ve Kavanin seçimlerinde karşılıklı suçlamalar olur. 1945’te Mustafa Bitirim’in broşürünün yayımlanması gerilimi daha da arttırır. Bu döneme kadar yazılan kaynakların çoğunda Araplarla Türk kızlarının evlilikleri “satmak” şeklinde ifade edildiği için daha sonra yazılan eserlerin çoğunda da bu tanım kabul görür. Konu, 1986’dan itibaren roman ve hikâyelere de yansır. Kolektif belleğin bir yansıması durumunda olan bu eserlerin çoğu, yazılan ilk kaynakların etkisindedir. Gerek konuyla ilgili yazılan edebî eserlerde gerekse araştırma kaynaklarında konu ele alınırken birbirinin tekrarı durumuna düştükleri de olur. Günümüze gelindiğinde ilkin yüzlerle ifade edilen bu evliliklerin sayısı, abartılarak dokuz binlere ulaşır. Bu tekrarlar ve abartılar internet üzerinden de işlenir. Bu işleniş esnasında oluşturulan olumsuz imajlar vasıtasıyla olumsuz algılar da artar. Konunun işleniş şekli, zamanla Kıbrıs Türk halkının vicdanını ve millî gururunu incitir niteliktedir. Dolayısıyla meselenin arşiv kaynaklarından detaylı bir şekilde taranarak, tüm gerçeğiyle açığa çıkartılmasında yarar vardır. Bu çalışmada oluşturulan bu imajların, ilk kaynaklardan günümüze kadar hangi süreç dahilinde işlendiği tespit edilirken özellikle edebî eserlere yansıması, olay örgüsü çerçevesinde ele alınarak değerlendirilecektir. Bu açıdan romanları ve hikâyeleri edebî kılan diğer unsurlara fazlaca temas edilmeyecektir.
Filistinlilerle Evlilik Araplara Kız Satma Kıbrıs Türk Edebiyatı Kollektif Bellek Olumsuz İmaj
Araştırma makalemin akademik etik kurallarına uygun olduğunu beyan ederim.
Akademik dünyaya yaptığınız katkılardan dolayı teşekkür ederim.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Basılı Kültür |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Eylül 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 3 |