THE PLACE OF THE BRIDGE IN TURKISH FOLK CULTURE
Öz
Culture is the whole of the material and spiritual values of a society. The artistic products, traditions and customs, folk beliefs, manis, tales, folk songs, legends, epics, etc. of a society; its food, folk medicine practices constitute the culture of that society. The concept of bridge, which symbolically meets many meanings such as bond, connection, union, meeting, connection point, communication; is defined in dictionaries as a structure that connects two sides or places and is constructed from materials such as wood, iron, concrete, etc. In addition to being a structure that makes daily life easier, that pedestrians and vehicles pass over, and that facilitates traffic, it is also one of the elements of concrete cultural heritage. In particular, historical bridges, which are described as witnesses of history and were built in the past and survived to the present day, have been evaluated within the scope of the Law on the Protection of Natural Assets and registered as cultural assets that need to be protected. Bridges have come to the fore with their metaphorical meanings and symbolic aspects as much as their concrete assets. Bridges, which have a place in Turkish culture as a structure, also have an important place in Turkish folk culture. Bridges; It has become one of the cultural elements with its place in Turkish mythology, its use in folk literature products and the folk beliefs that have developed around it. Bridges have been used symbolically in mythical narratives, tales and epics. Bridges have been featured in riddles and folk songs, and folk songs have been sung on certain bridges in various parts of Anatolia. Various stories have been told around some bridges and these have become legendary over time and have been passed down from generation to generation. Various folk beliefs and rituals have taken place around the bridge. Some of these are related to the belief in the Bridge of Sirat, which develops with birth, child rearing, marriage and death. There is also a belief that people will be purified from illnesses and evil spirits with practices performed under or on the bridge.
In this study, the bridge, which is among the tangible cultural heritage products with its historical structure feature, has been evaluated in terms of intangible cultural heritage. Information is provided regarding the mythological origin of the beliefs and practices that developed around the bridge, dating back to pre-Islamic times. In the study, the concept of the bridge has been evaluated from many perspectives, and the place of the bridge in Turkish folk culture has been examined. In this context, the concept of the bridge has been emphasized in riddles, folk songs, rhymes, idioms and proverbs. The symbolic use of the bridge in mythical narratives and epics in particular has been examined, and bridges located in various parts of Anatolia, about which legends are told, have been mentioned. Folk beliefs about the bridge, from transitional periods to magical folk medicine methods, have been included. This study aims to reveal the place and significance of bridges in Turkish folk culture through various examples. Furthermore, it aims to identify the function and nature of bridges, an architectural feature and a concrete example of cultural heritage, in folk literature such as folk songs, folk poems, legends, and riddles.
A detailed literature review has been conducted in the study, and numerous books, articles and theses related to the subject have been examined. An in-depth study was carried out by document analysis and studies on folk beliefs, folk culture and the monograph of a place were used.
Anahtar Kelimeler
TÜRK HALK KÜLTÜRÜNDE KÖPRÜNÜN YERİ
Öz
Kültür, bir toplumun sahip olduğu maddi ve manevi değerlerin bütünüdür. Bir toplumun sanat ürünleri, gelenekleri ve görenekleri, halk inanışları, mâni, masal, türkü, efsane, destan vb. ürünleri; yemekleri, halk hekimliği uygulamaları o toplumun kültürünü oluşturur. Mecazi olarak bağ, bağlantı sağlayan şey, birleşme, kavuşma, bağlantı noktası, iletişim gibi birçok anlamı sembolik olarak karşılayan köprü kavramı; sözlüklerde iki yakayı veya yeri birbirine bağlayan ve ahşap, demir, beton vb. malzemelerden inşa edilen yapı olarak tanımlanmaktadır. Köprü, gündelik hayatı kolaylaştıran, üstünden yayaların ve araçların geçtiği, trafiği kolaylaştıran bir yapı olmasının yanı sıra somut kültürel miras unsurlarından biridir. Bilhassa tarihin tanıkları olarak nitelendirilen, geçmişte inşa edilip günümüze ulaşan tarihî köprüler Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında değerlendirilmiş ve korunması gerekli kültür varlıkları olarak tescil edilmiştir. Köprüler somut varlıkları kadar metaforik anlamları ve sembolik yönleriyle de ön plana çıkmıştır. Bir yapı olarak Türk kültürü içinde bir yer edinen köprüler, Türk halk kültürü içinde de önemli bir yere sahiptir. Köprüler; Türk mitolojisindeki yeriyle, halk edebiyatı ürünlerindeki kullanımıyla ve çevresinde gelişen halk inanışlarıyla kültürel unsurlarından biri hâline gelmiştir. Köprüler mitik anlatılarda ve destanlarda sembolik olarak kullanmıştır. Bilmecelerde ve manilerde köprüye yer verilmiş, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde belli köprüler üzerine türküler söylenmiştir. Bazı köprüler etrafında çeşitli rivayetler anlatılmış ve bunlar zamanla efsaneleşerek nesilden nesile aktarılmıştır. Köprü etrafında çeşitli halk inanışları ve ritüeller gerçekleşmiştir. Bunların bir kısmı doğum, çocuğun yetiştirilmesi, evlilik ve ölümle birlikte gelişen sırat köprüsü inanışıyla ilişkilidir. Ayrıca köprü altında veya üstünde gerçekleştirilen uygulamalarla kişilerin hastalık ve kötü ruhlardan arınacağına dair inanışlar da söz konusudur.
Bu çalışmada tarihî bir yapı özelliğiyle somut kültürel miras ürünleri arasında yer alan köprünün, somut olmayan kültürel miras açısından bir değerlendirmesi yapılmıştır. Köprü çevresinde gelişen inanış ve uygulamaların İslamiyet öncesinden gelen mitolojik kökenine ilişkin bilgiler verilmiştir. Çalışmada köprü kavramı birçok yönden değerlendirilmiş, köprünün Türk halk kültürü içindeki yeri irdelenmiştir. Bu bağlamda bilmecelerde, türkülerde, manilerde, deyim ve atasözlerinde köprü kavramı üzerinde durulmuştur. Özellikle mitik anlatılarda ve destanlarda köprünün sembolik kullanımı incelenmiş Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yer alan ve haklarında efsanelerin anlatıldığı köprülerden söz edilmiştir. Geçiş dönemlerinden büyüsel halk hekimliği yöntemlerine köprüyle ilgili gelişen halk inanışlarına yer verilmiştir. Bu çalışma ile çeşitli örnekler doğrultusunda Türk halk kültüründe köprünün yerini ve önemini ortaya koymayı amaçlanmıştır. Ayrıca mimari bir özelliği olan ve somut kültürel miras örneği teşkil eden köprünün türkü, mâni, efsane, bilmece gibi halk edebiyatı ürünlerindeki işlevini ve mahiyetini tespit etmek hedeflenmiştir.
Çalışmada ayrıntılı bir literatür taraması yapılmış konuyla ilişkili çok sayıda kitap, makale ve tez incelenmiştir. Doküman analizi yapılarak derinlemesine bir inceleme gerçekleştirilmiş halk inanışları, halk kültürü ve bir yerin monografisiyle ilgili çalışmalardan istifade edilmiştir.
Anahtar Kelimeler