Bu çalışmanın amacı ilk resmi türkü derleme sonuçlarının yayımlanmasının aynı zamanda Dârü’l-Elhân tarafından sahada başlatılan türkü derlemelerinin 100. yılında, Cumhuriyet’in kurulması itibariyle Atatürk’ün ölümüne kadar olan dönemdeki (1923-1938) türkü derleme faaliyetleri ile eşlik eden müzik hareketlerini bir bütün halinde vererek (ki mevcut durumdaki halk müziği disiplinine temel teşkil etmesi sebebiyle) etkilerini ele almaktır. Bu noktada Türk halk müziğinin folklor disiplini içerisindeki gelişimini Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden Cumhuriyet’in erken yıllarına uzanan çizgide ve uluslaşma sürecinde incelemek; halk müziğine yüklenen çeşitli işlevleri belirlemek önem arz etmektedir. Avrupa’da 18. yüzyıl sonlarında folklor disiplininin oluşması ile “halk” ve “ulusal ruh” kavramları, “ulusal kimlik”in inşasında merkezi bir unsur haline gelmiş; halk edebiyatı ve halk müziği ürünleri o milletin kültürel özgünlüğü ile tarihsel sürekliliğini temsil eden temel değerler olarak değerlendirilmiştir. Bu durum, Osmanlı – Türk düşünce dünyasını etkileyerek Osmanlı aydınları ve Cumhuriyet kadroları üzerinde belirleyici olmuş; halk müziği / türküler Türk ulus kimliğinin oluşumunda temel referanslardan biri olmuştur. Bu bağlamda halk müziği, bilimsel ve kurumsal bir çerçeveye taşınarak halk müziği derleme faaliyetleri, kurumsallaşma ve yabancı bilim adamlarının katkıları ekseninde yapılacak çalışmaların önü açılmıştır. İncelenen bölüm öncesi Cumhuriyet’e geçiş süreci olarak değerlendirilmiş; bu süreçte halk müziği kırsal kesimde hâkim olup bilimsel ve kurumsal bağlamda temsil edilememiştir. 1908 yılı itibariyle yükselen Türkçülük fikrine paralel olarak türkünün önemi vurgulanmış olup anket ve alanda tespit yoluyla türkü derleme çalışmaları yapılmış; ancak başarılı olunamamıştır. Ziya Gökalp başta olmak üzere dönemin aydınlarının halk kültürüne yönelik düşünceleri, erken Cumhuriyet dönemi kültür politikalarının düşünsel zeminini oluşturmuştur. Bu bağlamda halk müziği çalışmaları sadece kültürel bir koruma faaliyeti olarak değil aynı zamanda ulusal ve çağdaş müzik anlayışının kaynağı olarak görülmüştür. Dârü’l-Elhân, Halk Evleri, Ankara Devlet Konservatuvarı gibi kurumlar aracılığıyla yürütülen derleme ve arşivleme faaliyetleri halk müziğinin sözlü kültür ortamından yazılı ve kurumsal bir yapıya taşınmasını sağlamıştır. Bela Bartok, Paul Hindemith, Joseph Marx gibi yabancı müzikologların yaklaşımları; halk müziğinin derlenmesi ve kurumsallaşması noktasında halkbilimsel ve müzikolojik yöntemlerle yürütülmesine katkı sunmuştur. Derlenen, arşivlenen türküler radyo dalgaları ile tüm Türkiye’de halk müziğini yerel ve bölgesel boyutta tanıtmıştır; ancak bunun paralelinde Cumhuriyet döneminde uygulanan merkezi ve standartlaştırıcı yaklaşımlar; halk müziğinin yerel icra özellikleri, yerel lehçe- şive- ağız özellikleri ve yerel çalgı zenginliği bakımından birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda türkülere söz, ezgi, dil kullanımı, enstrüman, icra özellikleri noktasında yapılan müdahaleler; sabit bir akort düzeni ile bağlama merkezli icra temelinde yerel icra özelliklerinin ikincil plana itilmesi vd. gibi eleştirel yaklaşımı gerekli kılmaktadır. Çalışma bu süreçlerin türküler bağlamında halk müziği, müzikoloji, etnomüzikoloji alanlarının kurumsal temellerini oluşturduğunu ortaya koymakta; mevcut halk müziği araştırmalarının bu mirası eleştirel, çoğulcu ve disiplinler arası yaklaşımlarla yeniden ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Çalışmaya zemin teşkil eden geçiş süreci incelendikten sonra Atatürk dönemi halk müziği çalışmaları; derleme faaliyetleri, kurumsallaşma ve yabancı bilim adamlarının katkısı temelinde kronolojik olarak ele alınmış; bugüne yansıma ve etkileri incelenmiştir. Cumhuriyet’e geçiş ve Atatürk dönemi halk müziği araştırmalarının incelenmesi, Cumhuriyet döneminden bugüne kadar olan gelişimin kültürel süreklilik ve dönüşüm dinamikleri bağlamında takip edilmesine ışık tutacak ve bugünkü çalışmalara bütünlük sağlayacaktır.
Atatürk Dönemi Halk Müziği Derleme Faaliyetleri Kurumsallaşma Yabancı Bilim Adamlarının Katkısı Atatürk Dönemi Halk Müziği Çalışmalarının Etkileri.
The aim of this study is to examine the impacts of folk song (türkü) collection activities and the accompanying musical movements during the period from the establishment of the Republic to the death of Atatürk (1923–1938), which constitute the foundation of the contemporary discipline of folk music, on the occasion of the 100th anniversary of the publication of the first official folk song collection results. At this point, it is important to examine the development of Turkish folk music within the discipline of folklore along a trajectory extending from the late Ottoman Empire to the early years of the Republic, and within the process of nation-building, as well as to identify the various functions attributed to folk music. With the emergence of the folklore discipline in Europe toward the end of the 18th century, the concepts of “the people” and the “national spirit” became central elements in the construction of “national identity”; products of folk literature and folk music were regarded as fundamental values representing a nation’s cultural originality and historical continuity. This situation influenced the Ottoman–Turkish intellectual world and played a decisive role for both Ottoman intellectuals and Republican cadres alike; folk music (türküler) became one of the primary references in the formation of Turkish national identity. In this context, folk music was transferred into a scientific and institutional framework, paving the way for studies focusing on folk music collection activities, institutionalization, and the contributions of foreign scholars. The period preceding the main focus of the study is treated as a transitional phase leading to the Republic; during this time, folk music was dominant in rural areas but lacked representation within a scientific or institutional context. Parallel to the rise of Turkism after 1908, the importance of the folk songs was emphasized, and folk song collection efforts were conducted through questionnaires and fieldwork; however, these initiatives were largely unsuccessful. The views of intellectuals of the period—most notably Ziya Gökalp—regarding folk culture formed the intellectual foundation of early Republican cultural policies. In this framework, folk music studies were regarded not only as a means of cultural preservation but also as a source for the development of a national and modern musical understanding. Compilation and archiving activities carried out through institutions such as Dârü’l-Elhân, the People’s Houses (Halkevleri), and the Ankara State Conservatory enabled folk music to be transferred from an oral cultural environment into a written and institutional structure. The approaches of foreign musicologists such as Béla Bartók, Paul Hindemith, and Joseph Marx contributed to the collection and institutionalization of folk music through folkloric and musicological methods. The folk songs that were compiled and archived were disseminated throughout Turkey via radio broadcasts, promoting folk music at local and regional levels; however, the centralized and standardizing approaches implemented during the Republican period brought numerous problems in terms of local performance practices, local dialectal and accentual characteristics, and the richness of local instruments. In this context, interventions made in folk songs with regard to lyrics, melody, language use, instrumentation, and performance practices—along with the relegation of local performance characteristics to a secondary position based on a fixed tuning system and bağlama-centered performance practices—necessitate a critical reassessment. The study reveals that these processes formed the institutional foundations of the fields of folk music, musicology, and ethnomusicology in relation to folk songs, and emphasizes that existing folk music research should re-examine this legacy through critical, pluralistic, and interdisciplinary approaches. After examining the transition process that forms the basis of the study, folk music activities during the Atatürk period are addressed chronologically on the basis of compilation activities, institutionalization, and the contributions of foreign scholars, and their reflections and effects up to the present day are analyzed. Examining folk music research during the transition to the Republic and the Atatürk period will shed light on the development from the Republican era to the present within the context of cultural continuity and transformation, and will provide coherence for contemporary studies.
Folk Music During The Atatürk Era Collection Activities İnstitutionalization Contribution Of Foreign Scholars İmpact Of Atatürk-Era Folk Music Research.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Halk Bilimi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 13 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.55666/folklor.1855169 |
| IZ | https://izlik.org/JA53BH38SN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1 |