Milletlerin tasavvurunda doğada bulunan bazı canlılar hususi bir yere sahip olmuştur. Kurt, doğada diğer canlılardan ayrılan özellikleri ve tabiatı itibarıyla insanlar tarafından hem korkulan hem de kutsal sayılan bir varlıktır. Dişi kurdun, Türk ve Roma efsanevi anlatılarının yanı sıra tarihî vesikalar ve arkeolojik buluntular üzerinde yapılan incelemelerle birlikte zamanla sembolik bir varlık hâline dönüştüğü görülmektedir. Bazı dönemler bu sembolik varlığa, yazar ve şairler edebî eserler aracılığıyla farklı anlamlar yüklemiş ya da bu varlık yazar veya şairin kültürel belleğindeki anlam ve önemini kaybetmeden evrensel bir boyut kazanmıştır. Roma Devleti’nin kuruluşunu anlatan kaynaklar ve sözlü anlatılarda dişi kurt, bir felaket sonrası ortaya çıkarak ikiz kardeşleri emzirmiştir. Göktürklerin Bozkurt Destanı’nda ise bataklığa atılan çocuğu kurtaran dişi kurt, onu beslemiş ve büyütmüştür. Her iki efsanevi anlatıda dişi kurt, ilahî bir misyonla görevlendirilmiş gibi kurtarıcı ve koruyucu rolündedir. İlerleyen dönemlerdeki edebî metinleri incelediğimizde İtalyan şair Dante, bulunduğu çağdaki siyasiler ve dinî otoriteyi temsil edenlere karşı bir eleştiri niteliğindeki eseri İlahi Komedya’nın Cehennem bölümünde ruhun karşısına açgözlülük üzerinden sembolleştirdiği dişi kurt figürünü çıkarmaktadır. Kırgız Türklerinin ve Türk dünyasının önemli yazarlarından biri olan Cengiz Aytmatov, Dişi Kurdun Rüyaları adlı romanında dişi kurt Akbar’ı, fiziksel özellikleri ve karakter yapısı itibarıyla Türklerin kültürel hafızasında her zaman yer edinmiş bir dişi kurt olarak tasvir etmektedir. Türk ve Roma mitolojilerindeki “dişi kurt” motifinin devletleşme süreçlerindeki kurucu rolü ve bu imgenin tarihsel süreçte edebî eserlere yansıması çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışma, Türk ve Roma kültüründe devletin kurucu unsuru olarak görülen dişi kurt sembolünün mitolojik anlatılardaki farklı ve benzer yönlerini tespit etmeyi, ayrıca bu sembolik varlığın Dante, Cengiz Aytmatov gibi şair ve yazarların eserlerinde nasıl bir anlam dönüşümüne uğradığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın kapsamı, sözlü kültür ürünleri olan Göktürk (Bozkurt) ve Roma (Romulus ve Remus) efsanevi anlatıları ile sınırlandırılmıştır. Yazılı edebiyat incelemesi bağlamında ise Cengiz Aytmatov’un Dişi Kurdun Rüyaları adlı romanındaki dişi kurt Akbar karakteri ve Dante’nin İlahi Komedya adlı eserindeki alegorik kurt figürü örneklem olarak seçilmiştir. Bu doğrultuda Türk ve Romalıların sözlü ürünleri ve edebî metinlerinde karşılaşılan dişi kurt motifi, karşılaştırmalı edebiyat ve karşılaştırmalı mitoloji disiplinleri çerçevesinde metin analizi yapılarak değerlendirilmiştir.
In the collective imagination of nations, certain creatures found in nature have held a special place. The wolf, with its distinctive characteristics and nature that set it apart from other creatures, is both feared and revered by humans. Studies of historical documents and archaeological findings, alongside Turkish and Roman mythological narratives, reveal that the female wolf has gradually become a symbolic entity. In certain periods, writers and poets have imbued this symbolic creature with different meanings through their literary works, or it has acquired a universal dimension without losing its meaning and importance in the cultural memory of the writer or poet. In sources and oral narratives describing the founding of the Roman Empire, the female wolf appeared after a disaster and nursed the twin brothers. In the Göktürks' Bozkurt Destanı (The Legend of the Grey Wolf), the female wolf rescues a child thrown into a swamp, feeds it and raises it. In both legendary narratives, the female wolf plays a salvific and protective role, as if entrusted with a divine mission. When we examine literary texts from later periods, we see that the Italian poet Dante, in his work The Divine Comedy, which is a critique of the politicians and representatives of religious authority of his time, presents the female wolf figure, symbolizing greed, to the soul in the Inferno section. Cengiz Aytmatov, one of the most important writers of the Kyrgyz Turks and the Turkic world, depicts the female wolf Akbar in his novel Dreams of a She-Wolf (The Place of the Skull) as a female wolf that has always held a place in the cultural memory of the Turks, based on her physical characteristics and character structure. The study focuses on the founding role of the ‘she-wolf’ motif in Turkish and Roman mythology in the processes of state formation and the reflection of this image in literary works throughout history. The study aims to identify the different and similar aspects of the female wolf symbol, seen as a founding element of the state in Turkish and Roman culture, in mythological narratives, and to reveal how this symbolic entity underwent a transformation of meaning in the works of poets and writers such as Dante and Cengiz Aytmatov. The scope of the study is limited to the legendary narratives of the Göktürks (Bozkurt) and the Romans (Romulus and Remus), which are products of oral culture. In the context of written literature analysis, the female wolf character Akbar in Cengiz Aytmatov's novel The Dreams of the She-Wolf and the allegorical wolf figure in Dante's Divine Comedy were selected as examples. In this regard, the female wolf motif encountered in the oral products and literary texts of the Turks and Romans has been evaluated through text analysis within the framework of comparative literature and comparative mythology disciplines.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Dışındaki Türk Halk Bilimi, Türkiye Sahası Türk Halk Bilimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 18 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.55666/folklor.1855423 |
| IZ | https://izlik.org/JA73DF94XJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1 |