KORUMA YAKLAŞIMI ÖRNEĞİ OLARAK TURGUT UYAR’IN TÜRKİYEM KİTABI
Öz
Kültürün korunmasına yönelik çalışmalar, halk biliminin temel amaçlarından biri olan gelenekseli sürdürerek yaşatabilmenin çeşitli yollarını sunmaktadır. Halk bilimi (folklor) bağımsız bir bilim dalı olarak ortaya çıktığı 19. yüzyıldan itibaren tüm dünyada merak uyandırmaya başlamış ve toplumların öz kültürlerine dönük çalışmalar yapmalarını sağlamıştır. Sözlü kültürün etkin olduğu çağlardan yazının icadı ile birlikte yazılı kültürün de aktif rol oynadığı dönemlere girilmesiyle zamanın ruhuna uygun davranmaya çalışan insan yazılı eserler üretmeye başlamıştır. Yazın ve literatür terimleriyle de ifade edilen “edebiyat” sözlü ve yazılı olmak üzere tıpkı folklor gibi iki koldan beslenmeye devam etmiştir. Halk bilimi kapsama alanı içerisinde yer alan; masal, fıkra, efsane, halk hikâyeleri, türkü, mani, ağıt, tekerleme, bilmece, atasözü, deyim, alkış, kargış (beddua), meddahlık, orta oyunu, nefes, şathiye, ilahi, koşma, koçaklama) vb. halk edebiyatı ürünleri halk bilimi ve edebiyatın kesişim kümesi olarak görülmektedir. Halk bilimi çalışmalarını yalnızca bu metinler ve türler arasında sınırlamak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Modern edebiyatın biçim, içerik ve anlatım tekniklerine göre sınıflandırılmış edebî türleri olan; roman, hikâye, şiir, tiyatro, deneme, anı, makale vb. türlerde de halk biliminin geniş konu havzasından yararlanılmaktadır. Bu noktada halk bilimi ve edebiyat ilişkisine ayrı bir paragraf açmak yerinde olacaktır. Bunun yanı sıra halk biliminin sinema, tiyatro, müzik, tarih, sosyoloji, psikoloji, iletişim, ekonomi, antropoloji, etnoloji, coğrafya vb. birçok bilim ve sanat dalıyla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Bu durum halk bilimi referans alınarak yapılan ve korumayı amaçlayan akademik çalışmaların konu sınırlarını genişletmektedir. Temelini sözlü gelenek üzerine kuran ve yazılı kaynaklarla içeriğini sağlamlaştıran halk bilimi, edebiyatla her zaman dirsek temasında olmuştur. Roman, öykü, şiir, tiyatro gibi edebî türlerin, ait olduğu halk kültürünün bir aynası olması sebebiyle içeriklerinde halk bilimi unsurlarına rastlamak mümkündür. Bu çalışmada Turgut Uyar’ın şiirlerinin halk bilimi ve kültürün korunmasına katkısı bağlamında bir okuması yapılmıştır. Yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; edebiyatın ve halk biliminin birbirinden beslendiği çalışmalarda kültürün korunmasına ve nesillere aktarılmasına katkısına dikkat çekmek amaçlanmıştır. Bu noktadan hareketle “İkinci Yeni” şiirinin en önemli şairlerinden biri olan Turgut Uyar’ın, Arz-ı Hâl’den sonra ikinci şiir kitabı olan, 1952 yılı basımlı “Türkiyem” isimli kitabındaki folklorik unsurların kullanımının, günümüz koşullarında değerlendirildiğinde koruma yaklaşımına hizmet ettiği görülmektedir. Eserin isminden de anlaşılacağı üzere şiirler Anadolu kültüründen izler taşımaktadır. 54 şiirin yer aldığı kitapta halk edebiyatı, halk mutfağı, halk botaniği, geçiş dönemleri, halk müziği ve müzik çalgıları, aydınlatma araçları, halk inançları, halk sporu, halk sanatı ve zanaatları, aydınlatma araçları, taşıtlar ve taşıma araçları gibi halk bilimi unsurlarına rastlanmıştır. Edebiyat ve halk bilimi ilişkisi çerçevesinde halk biliminin ve geleneksel kültürün yaşatılması refleksinin; imgelere, kapalılığa ve bireyin iç dünyasında dair şiirlerin üretildiği bir akımın mensubunda dahi etkili olduğu görülmektedir. Şairin Anadolu insanını, kültürünü ve coğrafyasını yakından tanıdığı, halk edebiyatına hâkim olduğu mısralarında kendini göstermektedir. Bu çerçevede şair şiirleri aracılığıyla, yaşadığı dönemdeki folklorik unsurları günümüz dünyasına taşımıştır.
Anahtar Kelimeler
AN EXAMPLE OF A SAFEGUARDING APPROACH TURGUT UYAR'S BOOK MY TÜRKİYE
Öz
Studies aimed at preserving culture offer various ways to keep tradition alive, which is one of the fundamental goals of folklore studies. Folklore, since its emergence as an independent scientific discipline in the 19th century, has aroused curiosity worldwide and prompted societies to conduct studies on their own cultures. With the invention of writing, people transitioned from an era dominated by oral culture to a period where written culture played an active role, and in an effort to reflect the spirit of the times, they began producing written works. Literature, also expressed in literary and academic terms, has continued to draw sustenance from two branches, oral and written, just like folklore. Folk literature products such as fairy tales, anecdotes, legends, folk stories, folk songs, couplets, laments, rhymes, riddles, proverbs, idioms, blessings, curses, storytelling, folk plays, hymns, satirical poems, hymns, ballads, heroic poems, semai poems, satires, eulogies, etc., which fall within the scope of folklore, are seen as the intersection of folklore and literature. It would not be accurate to limit folklore studies solely to these texts and genres. Modern literature, classified according to form, content, and narrative techniques such as novels, short stories, poems, plays, essays, memoirs, and articles also draws upon the broad subject matter of folklore. At this point, it would be appropriate to dedicate a separate paragraph to the relationship between folklore and literature. Besides that, folklore has close ties to many branches of science and art, such as literature, cinema, theater, music, history, temperature, psychology, communication, economics, anthropology, ethnology, geography, etc. This situation expands the scope of academic studies that are based on folklore and aim at conservation. Folklore, which is based on oral tradition and strengthens its content with written sources, has always been in close contact with literature. Because literary genres such as novels, short stories, poems, and plays reflect the folk culture to which they belong, it is possible to find elements of folklore in their content. This study examines Turgut Uyar's poems in the context of their contribution to folklore and cultural preservation. The research and analysis aim to highlight how literature and folklore mutually enrich each other, contributing to the preservation and transmission of culture to future generations. From this perspective, it can be seen that the use of folkloric elements in Turgut Uyar's book "Türkiyem," published in 1952 and her second poetry book after "Arz-ı Hâl," serves a preservation approach when evaluated under today's conditions. As the title suggests, the poems bear traces of Anatolian culture. The book, containing 54 poems, incorporates elements of folklore such as folk literature, folk cuisine, folk botany, transitional periods, folk music and instruments, lighting devices, folk beliefs, folk sports, folk arts and crafts, vehicles, and means of transportation. Within the framework of the relationship between literature and folklore, the reflex to preserve folklore and traditional culture is evident even in a poet belonging to a movement that produces poems about imagery, ambiguity, and the individual's inner world. The poet's close knowledge of the Anatolian people, culture, and geography, and his mastery of folk literature, are reflected in his verses. In this context, the poet has brought the folkloric elements of her time into the modern world through his poems.
Anahtar Kelimeler