İnsan, doğumundan itibaren pek çok aşamadan geçmekte ve geçilen aşamalardan sonra başka bir bilince ulaşmaktadır. İnsanın geçirmiş olduğu aşamaların en başında doğum olayı gelmektedir. Evlenme, ölüm gibi geçiş dönemlerinin başlangıcı olan doğum; aynı zamanda bir eşik meselesidir. İnsanın bir durumdan bir başka duruma geçişini ifade eden eşik, öncesinde muğlaklığın korunduğu, geçiş sonrası ise muğlaklığın yerini yeni bir kimlik, bilinç ve statüye bıraktığı bir süreci ifade eder. Bu noktada doğum da içinde pek çok eşiği barındıran, bireyi ve toplumu etkileyen, etkilenen birey ve toplumun korunması için çeşitli uygulamalara başvurulan bir ritüele dönüşür. Doğum ritüelleri, toplumu yakından ilgilendirse de daha çok anne ve bebek etrafında kümelenir. Ritüellerde hem annenin hem de bebeğin sağlıklı ve korunaklı bir biçimde süreci tamamlaması tasarlanır. Anne ve bebeğin her türlü zararlı etkilere açık olduğuna inanıldığından uygulanan dinsel büyüsel temelli ritüellerin daha çok koruma ve sağaltım işlevinde olduğu görülür. Doğum öncesinde başlayan ritüeller doğum sonrasındaki kırk günlük sürece kadar yoğun biçimde sürdürülür. Bu yönüyle hayatın başlangıcını temsil eden, aileyi, toplumu ilgilendiren doğum; inanç sisteminin, geleneğin, kültürün çevrelediği bir bakış açısı ile korunup kutsanır. Başlangıcın yaratılan ilk maddesi olan, doğuran, canlılık, hayat veren, besleyen, büyüten ve nihayetinde verdiği hayatı geri alan, tanrısal kutu üzerinde taşıdığına inanılan toprak da doğum ritüellerinde eşik kavramının önemli bir bileşeni olarak Türk kültür ve inanç sisteminde yerini almaktadır. Geçiş dönemlerinin ilki olan doğumda toprak, yaşam verici olma özelliği sebebiyle doğumla ve doğum yapan kadın ile ilişkilendirilmekte, ritüellerde sıkça kullanılmaktadır. Kullanım alanı, doğumun fikir aşamasından başlayıp çocuğun doğumu ve hatta sonrasına kadar genişlemektedir. Bu bakış açısıyla hazırlanan çalışma, Türk doğum ritüellerinde doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası yapılan uygulamalarda toprağın yerini, kullanım şekli ve işlevini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Maddi ve manevi özellikleri göz önüne alınarak ritüellere dâhil edilen toprağın da daha çok koruma, sağaltım, temizlik gibi amaçlarla kullanıldığı tespit edilmiştir
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Türkiye Sahası Türk Halk Bilimi |
Bölüm | Makaleler |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 23 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | 24 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 22 Ocak 2025 |
Kabul Tarihi | 16 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 1 |