Bu çalışma, hemşireler örnekleminde narsisizm ile hubris sendromu arasındaki ilişkiyi ve Hofstede’nin kültürel boyutlarının bu ilişkide düzenleyici rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Sağlık kurumları, yüksek stres, hiyerarşik yapı ve sürekli etkileşim gerektiren bir ortam olarak, bireysel kişilik özelliklerinin davranışlara dönüşmesi açısından kritik bir bağlam sunmaktadır. Narsisizm, abartılı benlik algısı, sürekli hayranlık arayışı ve empati eksikliği ile karakterize edilirken; hubris sendromu, özellikle güç ve otorite konumlarında ortaya çıkan aşırı kibir, eleştiriye kapalılık ve gerçeklikten kopma eğilimlerini ifade etmektedir. Bu bağlamda araştırma, narsisizmin hubris üzerindeki etkisini açıklamakta ve kültürel normların bu ilişkiyi nasıl şekillendirdiğini sınamaktadır.
Araştırma, ilişkisel tarama deseninde yürütülmüş ve veriler Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi’nde görev yapan 251 hemşireden anket yöntemiyle toplanmıştır. Veri toplama araçları arasında Narsistik Kişilik Envanteri, Hubris Sendromu Ölçeği ve Bireysel Kültürel Değerler Ölçeği yer almıştır. Elde edilen veriler SPSS ve Process Macro kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, narsisizm ile hubris sendromu arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca Hofstede’nin güç mesafesi, belirsizlikten kaçınma, bireycilik–kolektivizm, uzun vadeli–kısa vadeli yönelim ve erillik–dişillik boyutlarının tamamının bu ilişkide anlamlı düzenleyici etkiler gösterdiği bulunmuştur. Tüm boyutlarda kültürel boyutların, narsisizmin hubris sendromu üzerindeki etkisini düzenlediği tespit edilmiştir. Kültürel boyutların düzeyleri yükseldikçe, narsisizmin hubris üzerindeki etkisi, yön değiştirmektedir.
Sonuçlar, narsisizm ve hubris arasındaki ilişkinin kültürel bağlamdan bağımsız ele alınamayacağını göstermektedir. Teorik olarak çalışma, kişilik ve kültür etkileşimini açıklayarak literatürdeki boşluğu doldurmakta; metodolojik olarak kültürün birey düzeyinde ölçülmesiyle elde edilen bulgulara ışık tutmaktadır. Uygulamalı açıdan ise sağlık kurumlarında liderlik geliştirme, etik kodların güçlendirilmesi ve kültürel duyarlılığın artırılması yönünde öneriler sunmaktadır. Böylece çalışma, hem örgütsel davranış hem de sağlık yönetimi alanına özgün katkılar sağlamaktadır.
Narsisizm Hubris Sendromu Kültür Hemşirelik Sağlık Yönetimi.
This study examines the relationship between narcissism and hubris syndrome in a sample of nurses and the moderating role of Hofstede's cultural dimensions in this relationship. Healthcare institutions, as environments characterized by high stress, hierarchical structures, and constant interaction, provide a critical context in which individual personality traits may transform into behaviors. Narcissism is defined by an inflated self-image, a constant need for admiration, and a lack of empathy, while hubris syndrome refers to excessive arrogance, resistance to criticism, and detachment from reality, particularly among individuals in positions of power and authority. Within this context, the study investigates the impact of narcissism on hubris and explores how cultural norms shape this relationship.
The research employed a correlational survey design, and data were collected through a survey administered to 251 nurses working at Van Yüzüncü Yıl University Dursun Odabaş Medical Center. Data collection tools included the Narcissistic Personality Inventory, the Hubris Syndrome Scale, and the Individual Cultural Values Scale. Data were analyzed using SPSS and Process Macro. The findings revealed a significant and positive relationship between narcissism and hubris syndrome. Furthermore, Hofstede's cultural dimensions of power distance, uncertainty avoidance, individualism–collectivism, long-term orientation, and masculinity–femininity all demonstrated significant moderating effects on this relationship. In particular, long-term orientation and masculinity–femininity altered the direction of the relationship between narcissism and hubris.
The results demonstrate that the relationship between narcissism and hubris cannot be understood independently of cultural context. Theoretically, the study fills a gap in the literature by explaining the interaction between personality and culture; methodologically, it contributes by highlighting findings based on individual-level measures of culture. From a practical perspective, the study offers recommendations for leadership development in healthcare institutions, strengthening ethical codes, and fostering cultural sensitivity. Thus, it provides original contributions to both organizational behavior and healthcare management.
Narcissism Hubris Syndrome Culture Nursing Health Management.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Örgütsel Davranış |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |