Eleştirel Pedagoji İlkelerinin Öğrenme Öğretme Süreçlerini Dönüştürme Gücüne İlişkin Öğretmen Deneyimleri
Öz
Bu çalışmanın genel amacı, öğretmenlerin eleştirel pedagoji ilkelerini (özgürleşim, bilinçlenme, diyalog, praksis ve sorun tanımlayıcı öğrenme) öğrenme öğretme süreçlerine yansıtma durumlarına ilişkin bir çözümleme yapmaktır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseniyle yürütülmüş; çalışma grubu, ölçüt örnekleme yoluyla eleştirel pedagoji dersi almış 15 öğretmenden oluşturulmuştur. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış; betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenmiştir. Bulgular, öğretmenlerin öğrenme ortamlarını özgürleşimde "dönüşüm", bilinçlenmede "eleştirel bilinç", diyalogda "yatay iletişim", praksiste "bilinçli eylem" ve sorun tanımlayıcı öğrenmede "eleştirel çalışmalar" kategorileriyle dönüştürdüğünü göstermiştir. Bilinçlenme ilkesinin öğrenme öğretme sürecinin her aşamasında; praksis ilkesinin planlama aşamasında; özgürleşim, diyalog ve sorun tanımlayıcı öğrenme ilkelerinin öğrenme öğretme etkinlikleri aşamasında yoğunlaştığı görülmüştür. Sonuçlar, eleştirel pedagoji ilkelerinin öğrenme öğretme süreçlerinin farklı aşamalarında farklı yoğunluklarda kullanıldığını göstermektedir. Planlama aşaması, praksis ilkesinde bilinçli eylemlerle (toplumsal gerçeklikle bağlantılı ders hedefleri; tüm süreç, bilinçlenme ilkesinde eleştirel bilinçle (toplumsal dönüşümü, tartışmayı mümkün kılan bir kavrayış); öğrenme öğretme etkinlikleri aşaması diyalog ilkesinde yatay iletişim (öğrenci-öğretmen karşılıklılığı, sevgi ve güvene dayalı birliktelik), özgürleşim ilkesinde dönüşüm (yöntem-teknik, strateji ve araç-gereç kullanımıyla özgürlüğün safında olan otorite), sorun tanımlayıcı öğrenme ilkesinde eleştirel çalışmalar (öğrenci bağlamı ve idrak edimi ile öğrenci odaklı, eleştirel bilgi) ile öne çıkmıştır. Sonuçlar, eleştirel pedagoji ilkelerinin öğrenme öğretme sürecinde tekil ve doğrusal bir biçimde değil; bağlamsal, ilişkisel ve birbirini dönüştüren bir pratik olarak yaşandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, öğretmen eğitimi ve eğitim politikaları açısından eleştirel pedagojiye ilişkin deneyimlerin belirli aşamalara indirgenmeden, farklı bağlamlarda yeniden düşünülmesine ve çoğul pedagojik imkânlar olarak ele alınmasına yönelik bir açılım sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Eleştirel Pedagoji, Öğrenme öğretme süreçleri, Öğretmen
Destekleyen Kurum
Yazarlar, bu makalenin araştırılması, yazarlığı ve/veya yayınlanması için herhangi bir finansal destek almamıştır.
Etik Beyan
Bu araştırma Gazi Üniversitesi Etik Komisyonunun 29.09.2023 tarih ve E.758948 sayılı onayı, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün 10.10.2023 tarih ve E.770096 sayılı araştırma izni ile yürütülmüştür.
Teşekkür
Veri toplama sürecinde görüşmelere katılım sağlayan Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Yönetimi Bilim Dalı'nda 2019-2023 yılları arasında Eleştirel Pedagoji dersini almış öğretmenlere teşekkür ederiz.
Teachers' Experiences Regarding the Transformative Power of Critical Pedagogy Principles in Learning and Teaching Processes
Öz
The general aim of this study is to analyze how teachers reflect the principles of critical pedagogy (liberation, conscientization, dialogue, praxis, and problem-posing education) within their teaching–learning processes. Using a qualitative case study design, the study comprised 15 teachers selected through criterion sampling and who had taken a critical pedagogy course. The data were collected through a semi-structured interview form developed based on expert opinions and analyzed using descriptive and content analysis methods. The findings indicate that teachers transformed learning environments through the categories of “transformation” within the principle of liberation, “critical consciousness” within conscientization, “horizontal communication” within dialogue, “conscious action” within praxis, and “critical studies” within problem-posing education. With regard to reflective practices, the principle of conscientization was evident across all stages of the teaching–learning process, while the principle of praxis was particularly prominent at the planning stage. The principles of liberation, dialogue, and problem-posing education primarily emerged during the teaching–learning activities stage. Overall, teachers apply critical pedagogy principles with varying intensity throughout the teaching–learning process. These findings suggest that critical pedagogy is not experienced as a linear or isolated set of practices, but rather as a contextual, relational, and mutually transformative praxis. Thus, these findings suggest that teacher education and policy should view critical pedagogy not as fixed stages, but as plural pedagogical possibilities continuously re-created across contexts.
Anahtar Kelimeler
Critical pedagogy, Learning and teaching processes, Teacher
Destekleyen Kurum
The authors received no financial support for the research, authorship, and/or publication of this article.
Etik Beyan
This study was conducted with the approval of the Ethics Committee of Gazi University (dated 29.09.2023, No. E.758948) and the research permit granted by the Institute of Educational Sciences at Gazi University (dated 10.10.2023, No. E.770096).
Teşekkür
We would like to thank the teachers who participated in the interviews during the data collection process and who attended the Critical Pedagogy course between 2019 and 2023 in the Department of Educational Administration at the Institute of Educational Sciences, Gazi University.