ÖZ
Amaç: Ürik asit/albümin oranı (UAR), miyokarditin patofizyolojisinde anahtar bileşenler olan oksidatif stres ve inflamasyon için potansiyel bir belirteç olarak son zamanlarda ortaya çıkmıştır. Bu nedenle yüksek UAR, miyokardit hastalarında artan hastalık aktivitesini ve şiddetini yansıtabilir. Bu çalışmada akut miyokarditli hastalarda hastalık şiddetini belirlemede ürik asit/albümin oranının biyobelirteç olarak kullanılabilirliğini değerlendirmeyi amaçladık.
Gereç ve Yöntemler: Çalışma popülasyonu retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların laboratuvar parametreleri incelendi. Dirençli göğüs ağrısı, hipotansiyon, perikardiyal efüzyonun saptanması ve ardından artış olması, ejeksiyon fraksiyonunda (EF) azalma ve tıbbi ve semptomatik tedaviye yanıt olmaması nedeniyle durumu şiddetli miyokardit olarak sınıflandırdık. Birincil sonuç, UAR ile hastalık şiddeti arasındaki ilişkiydi.
Bulgular: Ortalama yaş 43.5 idi. UAR kadınlarda anlamlı derecede yüksekti (0.10’a karşı 0.10, p=0.003). Perikardiyal efüzyonlu hastalarda UAR'lar anlamlı derecede yüksekti (0.137'ye karşı 0.100, p<0.001) ve inotrop, IV steroid veya IVIG gibi yoğun tedaviler gerektiren hastalarda da yüksek UAR'lar görüldü.
Sonuç: Çalışmamız, akut miyokardit hastalarında hastalık şiddetini değerlendirmede yeni bir belirteç olarak UAR'nin kullanımını destekleyen kanıtlar sunmaktadır. UAR’ı, oksidatif stres ve beslenme/inflamatuar durum belirteçlerini entegre ederek, klinik uygulamada risk sınıflandırması ve yönetimi için kapsamlı bir araç sunabilir.
ABSTRACT
Aim Uric acid/albumin ratio (UAR) has recently emerged as a potential marker for oxidative stress and inflammation, which are key components in the pathophysiology of myocarditis. Therefore, high UAR may reflect increased disease activity and severity in myocarditis patients. In this study, we aimed to evaluate the usability of uric acid/albumin ratio as a biomarker in determining disease severity in patients with acute myocarditis.
Methods The study population was evaluated retrospectively. Laboratory parameters of the patients were examined. We classified the condition as severe myocarditis based on the presence of refractory chest pain, hypotension, detection of pericardial effusion with subsequent increase, a decrease in ejection fraction (EF), and lack of response to medical and symptomatic treatment. The primary outcome was the association between UAR and disease severity.
Results The median age was 43.5 years. The UAR was significantly higher in females (0.10 vs. 0.10, p=0.003). Patients with pericardial effusion had significantly higher UARs (0.137 vs. 0.100, p<0.001), and those requiring intensive therapies such as inotropes, IV steroids, or IVIG also showed elevated UARs.
Conclusion Our study provides evidence supporting the use of UAR as a novel marker for assessing disease severity in acute myocarditis patients. By integrating markers of oxidative stress and nutritional/inflammatory status, UAR offers a comprehensive tool for risk stratification and management in clinical practice
Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Etik Kurulu'ndan etik kurul onayı aldık. Çalışma için etik kurul onayı üniversite komitesinin 17/05/2024 tarih ve 2024/4975 sayılı toplantısının kararıyla alındı.
Yok
Çalışmamızı değerlendirdiğiniz ve değerli zamanınızı ayırdığınız için teşekkür ederim. Saygılarımla.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Klinik Tıp Bilimleri (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Ekim 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.54005/geneltip.1677988 |
| IZ | https://izlik.org/JA94XP44PC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 35 Sayı: 5 |
Genel Tıp Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.