Amaç: Bu çalışmanın amacı, yeni doğan yoğun bakım ünitesinde takip edilmiş ve gelişimsel destek ihtiyacı olan prematüre bebeklerde erken dönemde uygulanan zenginleştirilmiş çevre temelli rehabilitasyon programının uygulanabilirliğini ve gelişimsel etkilerini değerlendirmektir.
Metod: Çalışmaya, gestasyonel yaşı ≤34 hafta olan ve düzeltilmiş yaşı 30–45 gün arasında değişen 19 prematüre bebek dahil edilmiştir. Sistemik rahatsızlığı veya konjenital anomalisi bulunan bebekler çalışma dışında bırakılmıştır. Tüm bebeklere 12 hafta boyunca, haftada bir seans yüz yüze, HEP (Homeostasis–Enrichment–Plasticity) yaklaşımına dayalı zenginleştirilmiş çevre temelli rehabilitasyon programı uygulanmıştır. Müdahale öncesi ve sonrası değerlendirmelerde; bebeklerde Test of Infant Motor Performance (TIMP) ve Peabody Developmental Motor Scales-2 (PDMS-2), ebeveynlerde ise Beck Anksiyete Ölçeği ve Anne-Bebek Bağlanma Ölçeği kullanılmıştır.
Bulgular: Müdahale sonrası bebeklerin motor gelişim testlerinde istatistiksel olarak anlamlı artış saptanmıştır. Anne-bebek bağlanma ölçeği skorları bağlanmanın güçlendiğini göstermiştir. Ayrıca ebeveynlerin anksiyete düzeylerinde gözlenen belirgin düşüş, bakım verenlerin duygusal iyilik hâlinin olumlu yönde etkilendiğini ortaya koymuştur.
Sonuç: Zenginleştirilmiş çevre temelli HEP yaklaşımı, prematüre bebeklerin gelişiminde erken dönemde etkili ve uygulanabilir bir yöntemdir. Aile katılımını artırması ve doğal çevreyi temel alması uygulanabilirliğini güçlendirmekte; ebeveynin duygusal durumuna sağladığı katkılar ise aile merkezli erken müdahale programlarına entegrasyonunun önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Erken müdahale, çevresel zenginleştirme, prematüre bebek
Purpose: The aim of this study was to evaluate the feasibility and developmental effects of an enriched environment–based rehabilitation program applied in the early period to preterm infants who had been followed up in the neonatal intensive care unit and required developmental support.
Methods: Nineteen preterm infants with a gestational age of ≤34 weeks and a corrected age between 30–45 days were included. Infants with systemic disorders or congenital anomalies were excluded. All infants received a 12-week enriched environment–based rehabilitation program grounded in the HEP (Homeostasis–Enrichment–Plasticity) approach, administered once weekly in face-to-face sessions. Assessments before and after the intervention included the Test of Infant Motor Performance (TIMP) and the Peabody Developmental Motor Scales-2 (PDMS-2) for infants, and the Beck Anxiety Inventory and the Mother–Infant Bonding Scale for parents.
Results: Post-intervention, infants demonstrated statistically significant improvements in motor development scores. Mother–Infant Bonding Scale results indicated strengthened bonding, while a marked reduction in parental anxiety levels reflected positive effects on caregiver emotional well-being.
Conclusion: The enriched environment–based HEP approach is an effective and feasible early intervention method for supporting the development of preterm infants. Its emphasis on family participation and natural settings enhances feasibility, while its contributions to parental emotional state underscore the importance of integrating such approaches into family-centered early intervention programs.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Fizyoterapi |
| Bölüm | Kısa Bildiri |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Şubat 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA86ZX84TJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 11 Sayı: Özel sayı: II: Uluslararası Erken Müdahale ve Rehabilitasyon Kongresi (ICER 2025) |