Throughout history, the Merv-Sarakhs road has been an important route for trade, cultural exchanges and military expeditions. Islamic geographers analyzed this route from various perspectives and provided information on important cities and strategic stops along the route. Some geographers, such as Ibn Hurdādbih, Ya‘qūbī, Qudāma Ibn Ja‘far and Ibn Hawqal, recorded the length of the route and specific stops, but the information they provided varied in detail. Since 1946, Soviet scientists have pioneered the historical and archaeological analysis of ancient trade and caravan routes, the economic arteries of East and West Asian countries, passing through the territory of Turkmenistan. As part of the Southern Turkmenistan Archaeological Complex Expedition (YUTAKE), in 1953, a team examined the Sarakhs-Merv route, identified areas where the road could pass and explored points close to this route. These studies were based on the records of Islamic geographers who wrote about the roads, and the archaeological findings were evaluated in comparison with historical data. In addition, studies conducted by archaeologists such as Georgina Herrmann, V. M. Masson and K. Kurbansakhatov as part of The International Merv Project have shed light on the historical and archaeological significance of the Merv region. This project assessed the chronological development of the region, its strategic location on trade routes, and its cultural heritage by analyzing settlement dynamics, architectural structures, agricultural production, and commercial activities during the Sassanid, Islamic, and Seljuk periods. The data obtained show that the combination of historical sources and archaeological findings clearly reveals that the Merv-Sarahs route was not only a trade route, but also a strategic artery that shaped regional and international economic interactions.
This study examines the road connection between Merv and Sarakhs, two important centers of the Khorasan region, in the light of historical texts and archaeological findings. This route is of great importance not only for commercial purposes but also for strategic and cultural interactions. The caravanserais, bridges and other structures along the route support both the development of economic activities and military mobility. Archaeological research provides concrete evidence confirming the functionality and intensity of use of this road. In particular, the remains of caravanserais found between Merv and Sarakhs show that this route was actively used throughout history. In addition, the archaeological data provide a better understanding of the economic activities of the settlements along the route and the impact of trade on the region. When the information provided by Islamic geographers is evaluated together with the archaeological findings, the historical importance of the Merv-Sarakhs road becomes clearer. This study demonstrates that the disciplines of history and archaeology complement each other to provide a more comprehensive and reliable historical analysis.
Merv-Serahs yolu, tarih boyunca ticaret, kültürel alışveriş ve askerî seferler için önemli bir güzergâh olmuştur. İslam coğrafyacıları, bu yolu çeşitli açılardan ele almış, güzergâh üzerindeki önemli şehirler ve stratejik duraklara ilişkin bilgiler sunmuşlardır. İbn Hurdâzbih, Ya‘kûbî, Kudâme İbn Cafer ve İbn Havkal gibi bazı coğrafyacılar, yolun uzunluğu ve belirli durakları hakkında kayıtlar tutmuş, ancak sundukları bilgiler detay açısından farklılıklar göstermektedir. Sovyet bilim insanları, 1946’dan itibaren Türkmenistan topraklarından geçen Doğu ve Batı Asya ülkelerinin ekonomik arterleri olan eski ticaret ve kervan yollarının tarihî ve arkeolojik analizine öncülük etmişlerdir. Güney Türkmenistan Arkeolojik Kompleksi Keşif Gezisi (YUTAKE) kapsamında, 1953 yılı itibarıyla bir ekip tarafından Serahs-Merv güzergâhı incelenmiş, yolun geçebileceği alanlar tespit edilmiş ve bu güzergâha yakın noktalar araştırılmıştır. Bu çalışmalar, yollar hakkında yazan İslam coğrafyacılarının kayıtlarına dayanılarak gerçekleştirilmiş ve elde edilen arkeolojik bulgular, tarihî verilerle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, The International Merv Project kapsamında Georgina Herrmann, V. M. Masson ve K. Kurbansakhatov gibi arkeologlar tarafından yürütülen çalışmalar, Merv bölgesinin tarihî ve arkeolojik önemine ışık tutmuştur. Bu proje, Sâsânî, İslam ve Selçuklu dönemlerindeki yerleşim dinamikleri, mimarî yapılar, tarımsal üretim ve ticarî faaliyetler gibi unsurları analiz ederek bölgenin kronolojik gelişimini, ticaret yollarındaki stratejik konumunu ve kültürel mirasını değerlendirmiştir. Elde edilen veriler, tarihî kaynaklarla arkeolojik bulguların birlikte ele alınmasının, Merv-Serahs güzergâhının yalnızca bir ticaret yolu olmanın ötesinde, bölgesel ve uluslararası ekonomik etkileşimleri şekillendiren stratejik bir arter olduğunu açıkça ortaya koyduğunu göstermektedir.
Bu çalışmada, Horasan bölgesinin iki önemli merkezi olan Merv ve Serahs arasındaki yol bağlantısı, tarihî metinler ve arkeolojik bulgular ışığında ele alınmaktadır. Söz konusu güzergâh, yalnızca ticarî amaçlar doğrultusunda değil, aynı zamanda stratejik ve kültürel etkileşimler açısından da büyük önem taşımaktadır. Yol üzerinde bulunan kervansaraylar, köprüler ve diğer yapılar, hem ekonomik faaliyetlerin gelişimini hem de askerî hareketliliği destekleyen unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Arkeolojik araştırmalar, bu yolun işlevselliğini ve kullanım yoğunluğunu doğrulayan somut kanıtlar sunmaktadır. Özellikle Merv ve Serahs arasında tespit edilen kervansaray kalıntıları, bu güzergâhın tarih boyunca aktif bir şekilde kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca, elde edilen arkeolojik veriler, yol boyunca kurulan yerleşimlerin ekonomik faaliyetlerini ve ticaretin bölge üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamızı sağlamaktadır. İslam coğrafyacılarının aktardığı bilgiler, arkeolojik bulgular ile birlikte değerlendirildiğinde Merv-Serahs yolunun tarihsel önemini daha net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu inceleme, tarih ve arkeoloji disiplinlerinin birbirini tamamlayarak daha kapsamlı ve güvenilir bir tarihsel analiz sunduğunu göstermektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Orta Asya Tarihi, Genel Türk Tarihi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Nisan 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mayıs 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 14 |