Avrupalıların Orta Çağ’dan itibaren Asya’ya gönderdiği seyyahlar, yalnızca keşif amacı taşımakla kalmayıp siyasi, ekonomik ve kültürel hedeflerin bir parçası olarak hareket etmişlerdir. XIII. yüzyılda Moğolların yükselişi ve batıyı tehdit eder konuma gelişi, Avrupa’nın doğuya olan ilgisini artırırken, başta papalık olmak üzere Avrupa halkları, Moğol hanlarını Hıristiyanlığa davet etmek ve askeri güçlerini anlayabilmek amacıyla diplomatik elçiler göndermiştir. Marco Polo, Plano Carpini ve Willim Rubruck gibi isimler doğunun ekonomik potansiyelini keşfederken aynı zamanda istihbarat toplama misyonu da üstlenmişlerdir. XV. ve XVI. yüzyıllarda coğrafi keşiflerle birlikte, Portekiz, Hollanda, İngiltere gibi denizci devletler, Hindistan ve Çin gibi zengin ticaret merkezlerine ulaşmak için deniz güzergahları keşfetmiş, söz konusu keşif bölgeye misyoner, diplomat ve tüccarlar göndererek yerli halkın siyasi, askeri, kültürel ve ticari açıdan tanınmasını sağlamışlardır. XVII. yüzyılda François Bernier ve Niccolao Manucci gibi seyyahlar, Avrupa’nın ticaret ve misyonerlik amaçları ışığında Babürlü topraklarına gelmişlerdir. Bernier ve Manucci’nin Babürlü Devletini gözlemleyerek siyasi, askeri ve kültürel açıdan kayda aldıkları bilgiler, Hindistan’daki bu büyük Türk Devletinin içinde bulunduğu taht mücadelesinin ana kaynaklarından ikisini teşkil etmiştir. Babürlü Devletinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Şah Cihan’ın oğulları arasındaki taht mücadelesi, Evrengzib’in askeri ve diplomatik kabiliyetinin ön plana çıktığı Samugarh Savaşıyla kırılma noktasına ulaşmıştır. Evrengzib, kardeşleri Dârâ Şükûh, Murad Bahş ve Şah Şuca ile mücadele etmiş, özellikle Dârâ Şükûh ile olan rekabeti büyük bir savaşın fitilini ateşlemiştir.
Evrengzib, Samugarh öncesinde, Dermet Savaşında elde ettiği başarıya ek olarak diplomatik manevralarla ordusunu güçlendirirken, Dârâ Şükûh ise ordusunun nicelik üstünlüğüne güvenmiştir. Ancak Dârâ Şükûh’un ordusunda askerlik deneyimi olmayan unsurların bulunması ve iç uyumsuzluk, Evrengzib’in savaşta ve diplomaside ön plana çıkmasını sağlamıştır. Samugarh’ta gerçekleşen savaşta, Evrengzib’in stratejik hamleleri ve Dârâ Şükûh’un ordusundaki Evrengzib yanlısı askerlerin faaliyetleri, savaşın kaderini belirlemiştir. Tüm bu sebepler, babasının hastalığından faydalanıp kardeşlerini alt etme çabası içerisinde olan Dârâ Şükûh’un yenilgisini hızlandırmıştır.
Dermet ve Samugarh’ta aldığı zaferlerle gücünü pekiştiren, babasını ise Agra’da hapseden Evrengzib, taht mücadelesi boyunda yanında tutup görünürde ittifak kurduğu kardeşi Murad Bahş’ı, bir fil üzerine bağlayıp ikonik bir şekilde saf dışı bırakmıştır. Evrengzib, tüm rakiplerini ortadan kaldırarak Babürlü tahtına oturmuş ve uzun yıllar sürecek hükümdarlığını ilan etmiştir. Samugarh Savaşı, sadece bir savaş değil, aynı zamanda Babürlü yönetim anlayışında ve taht mücadelelerinde entrika ve stratejinin belirleyici olduğunu gösteren bir olay olarak tarihe geçmiştir.
The European travellers sent to Asia from the Middle Ages onward did not merely aim at exploration but were also part of political, economic and cultural objectives. The rise of the Mongols in the XIII. century and their emergence as a threat to the West heightened Europe’s interest in the East. In response, European powers, particularly the Papacy, dispatched diplomatic envoys to invite Mongol rulers to Christianity and to assess their military capabilities. Figures such as Marco Polo, Plano Carpini and William Rubruck undertook missions not only to explore the economic potential of the East but also to gather intelligence. During the XV and XVI. centuries, with the Age of Exploration, maritime powers such as Portugal, Netherlands and England sought access to wealthy trade hubs like India and China. These discoveries facilitared the deployment of missionaries, diplomats, and merchants, thereby enabling the systematic study of local political, military, cultural and economic structures. In the XVII. century, travellers such as François Bernier and Niccolao Manucci arrived in the Mughal territories, driven by European interests in commerce and missionary activities. Their observations and records of the Mughal Empire provided crucial insights into the political and military dynamics of the region, particularly regarding the internal power struggle within the empire. One of the most critical turning points in Mughal history was the succession crisis among Shah Jahan’s sons, which reached its climax in the Battle of Samugarh, a conflict that showcased Aurangzeb’s military and diplomatic acumen. Engaged in fierce competition with his brothers Dara Shikoh, Murad Bakhsh, Shah Shuja, Aurangzeb employed strategic warfare and political maneuvering to consolidate his claim to the throne. Prior to Samugarh, he secured a crucial victory at the Battle of Dharmat and strengthened his army through diplomatic efforts, whereas Dara Shikoh relied primarily on his numerical superiority. However, the presence of inexperienced soldiers and internal discord within Dārā Shikōh’s ranks significantly undermined his position, allowing Aurangzeb to gain both military and political leverage. The Battle of Samugarh was ultimately decided by Aurangzeb’s tactical brilliance and the defection of key soldiers within Dara Shikōh’s army, thereby accelerating his downfall.
With his victories at Dharmat and Samugarh, Aurangzeb solidified his power, imprisoned his father in Agra, and ultimately betrayed his apparent ally, Murad Bakhsh, by having him publicly bound to an elephant, an act that symbolized his decisive elimination from the succession struggle. Having successfully eliminated all his rivals, Aurangzeb ascended to the Mughal throne, marking the beginning of his long reign. The Battle of Samugarh was not merely a military confrontation but a defining moment in Mughal governance, underscoring the decisive role of strategy and political intrigue in securing imperial authority.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Genel Türk Tarihi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Nisan 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mayıs 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 14 |