Özbek Han’ın iktidarı (1313-1341), Altın Orda Devleti’nin siyasi açıdan en istikrarlı dönemlerinden birini ifade etmektedir. Özellikle güçlü Altın Orda kumandanı Emir Nogay’ın ölümünden sonra Doğu Avrupa’da zayıflayan Moğol etkisi, Özbek Han döneminde yeniden tesis edilmeye çalışıldı. Bu süreçte Altın Orda’nın kuzeybatı komşusu olan Litvanya Büyük Knezliği de büyük bir gelişim göstermekteydi. Bilhassa Gedimin döneminden itibaren (1316-1341) Litvanya, Baltık bölgesinde askerî ve ekonomik gücünü pekiştirerek Altın Orda’nın sınır bölgelerinde etkin bir aktör haline geldi. Dini inanışı noktasında Avrupa siyasetinden soyutlanmak durumunda kalan pagan Litvanya’nın kendi siyasi-ticari otoritesini yaratma çabası, Altın Orda’nın bölgesel siyasetine taban tabana zıtlık teşkil ediyordu. Litvanya’nın genişleme sahası, Altın Orda Devleti’nin hakimiyeti altındaki Rus topraklarını da kapsamaktaydı. Litvanya bir yandan Kuzey Rus knezlikleriyle ittifak yoluyla bu bölgede varlık göstermeye çalışırken diğer yandan Güney Rus topraklarında Galiçya-Volın Knezliği üzerinde hakimiyet kurmaya çalışıyordu. Nitekim bu yayılmacı siyaseti sayesinde kendisine Tver, Smolensk gibi knezlikler nezdinde müttefikler buldu. Ancak Litvanya’nın bu ilerleyişi Özbek Han’ın bölgede kurmaya çalıştığı denge siyasetini de olumsuz etkiliyordu. Altın Orda Devleti hanlarının Rusya’da kurduğu hakimiyet, bölgedeki knezler arasında devam ettirdiği denge siyasetine dayanıyordu. Özbek Han döneminde bu denge, Rus topraklarındaki iki önemli güç olan Moskova ve Tver Knezlikleri arasında kurulmuştur. Ancak Litvanya’nın ilerlemeci tutumu bu dengeyi bozmayı başardı. Nitekim Litvanya Büyük Knezi Gedimin, evlilik yoluyla Tver Knezliğiyle ittifak kurarak Rus sınırlarıyla temasını güçlendirdi. Ancak Tver Knezliği, Özbek Han’ın artan rahatsızlığı ve şüpheci tutumu karşısında Litvanya’yla kurduğu bu ittifaktan zararlı çıkan taraf oldu. Bilhassa Tver knezleri Dimitry ve Aleksandr’ın Özbek Han tarafından öldürülmesinde Litvanya ile kurdukları ittifakın önemli etkisi oldu. Bu durum bir yandan Tver Knezliği’nin konumunu ciddi bir şekilde sarsarken diğer yandan Tver karşısında Han’ın desteğini arkasına almış olan Moskova Knezliği’nin gücünü perçinlemesine yardımcı oldu. Litvanya, ayrıca Güney Rus topraklarında genişleme ve hakimiyet kurma çabalarını sürdürdü. Bu cihette Altın Orda Devleti ile zaman zaman karşı karşıya geldiği görülmektedir. Bununla birlikte Litvanya, Özbek Han’ın ölümüne kadar bölgede istediği serbestiye kavuşamadı.
The reign of Özbek Khan (1313–1341) represents one of the most politically stable periods of the Golden Horde. Following the death of the powerful commander Nogai, which had weakened Mongol influence in Eastern Europe, efforts were undertaken during Özbek’s rule to reestablish that authority. In this context, the Grand Duchy of Lithuania, the Golden Horde’s northwestern neighbor, experienced a remarkable expansion. Particularly under the rule of Gediminas (1316–1341), Lithuania consolidated its military and economic strength in the Baltic region and emerged as an influential actor along the frontier zones of the Golden Horde. Lithuania’s pagan identity, which effectively isolated it from mainstream European politics, compelled it to construct its own sphere of political and commercial authority—an endeavor that directly contradicted the regional policies of the Golden Horde. Lithuania’s expansionist ambitions also encompassed territories under the domination of the Golden Horde, notably in Rus’ lands. On the one hand, it sought to establish its presence through alliances with the northern Rus’ principalities, while on the other hand, it endeavored to assert control over the Principality of Galicia-Volhynia in the south. This expansionist course secured Lithuania allies such as the principalities of Tver and Smolensk. However, Lithuania’s advances undermined the delicate balance of power that Özbek Khan sought to maintain in the region. The authority of the Golden Horde khans in Rus’ was largely grounded in a policy of balancing rival principalities. Under Özbek Khan, this balance was primarily established between the two major powers of Muscovy and Tver. Yet Lithuania’s assertive policies disrupted this balance. Gediminas, through a dynastic marriage alliance with the Tver principality, reinforced Lithuania’s ties with the Rus’ borderlands. Nonetheless, Tver eventually suffered from this alliance, as Özbek Khan’s mounting suspicion and discontent translated into direct retribution. The executions of the Tver princes Dmitry and Aleksandr by Özbek were closely connected to their Lithuanian alliance. This development not only gravely weakened Tver’s position but also strengthened the Muscovite principality, which enjoyed the khan’s support against its rival. At the same time, Lithuania continued its attempts to expand into and dominate the southern Rus’ territories, which periodically brought it into confrontation with the Golden Horde. Nevertheless, until Özbek Khan’s death, Lithuania was unable to secure the freedom of action it aspired to within the region.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türk Bozkır Kültürü |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.53718/gttad.1799046 |
| IZ | https://izlik.org/JA72PD44KP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 8 Sayı: 16 |