TÜRK-İSLÂM DEVLETLERİNDE FETİHNÂME GELENEĞİ VE ANUŞTEGİNLİ HÂREZMŞÂH CELÂLEDDÎN MENGÜBİRTİ’NİN KUBBETÜ’L-İSLÂM AHLÂT FETİHNÂMESİ
Öz
Anuşteginli Hârezmşâhlılar, Moğolların 603/1206 yılında birlik oluşturması ve daha sonra 611/1214 yılında İpekyolu’nun merkezi olan Çin’i ele geçirmeleri ile birlikte Türkistan’da hâkimiyetlerini kaybetmeye başladılar. Bahusus 615/1218 yılındaki Otrar Hadisesi ile Türkistan sahasını kaybeden Hârezmşâhlılar Yakın Doğu’ya çekilmek zorunda kaldılar. Böylece önce Azerbaycan’a hâkim olan Hârezmşâhlılar, Celâledddîn Mengübirti’nin Hindistan’dan Kirmân yolu ile Azerbaycan’a gelmesiyle Kirmân, Irak, Gürcistan ve Doğu Anadolu’da hâkimiyetlerini genişlettiler. Özellikle Yakın Doğu’da Abbâsî Hilâfeti, Türkiye Selçuklu Devleti, Mengücekli Beyliği, Erzurum Selçuklu Melikliği, Gürcistan Krallığı, Erbil Begteginli Atabeyliği, Âmid, Hısn Keyfâ, Harput, Mardin Artuklu Beylikleri, Musul ve Halep Zengî Atabeyliği, Mısırda’ki Eyyûbî Sultanlığı, Dimaşk, el-Cezîre, Halep, Hama ve Meyyafarıkin Eyyûbî Meliklikleri arasındaki siyasî ortama dahil oldular. Özellikle Hârezmşâh Ceâleddîn Mengübirti’nin Dimaşk hâkimi el-Melikü’l-Muazzam ve Erbil Begteginli Atabeyi Muzaffereddîn Gökbörü’nün teşviki ile el-Cezîre Eyyûbî hâkimi el-Melikü’l-Eşref’e ait olan Kubbeti’l-İslâm/Dâru’l-Bele/Oğuz Taifesi Şehri olarak tavsif ve tesmiye edilen Ahlât’ı 10 ay kuşatma altına alarak 627/1230 yılında Hârezmşâhlı topraklarına ilhak etmesi, Yakın Doğu siyasetinde köklü değişikliklere sebep oldu. Bu ilhakı birçok engelleme teşebbüsüne rağmen başaran Hârezmşâh Celâleddîn Mengübirti, Türk-İslâm devletlerinde hükümdarların başarılarını çevre hükümdarlar, kendi başkentleri, şehirleri ve saray erkânı ile vâlilerine duyurmak için bir fetihnâme hazırlatarak dostlarına ve düşmanlarına duyurdu. Bir beşâretnâme, tehditnâme vasıflarında olan bu fetihnâme İlhânlı vezîri ve tarihçisi Alâeddîn Ata Melik Cüveynî’nin Târîh-i Cihângüşâ adlı eserinin ikinci cildinde ve bir kısmı da Celâleddîn Mengübirti’nin münşîi olan Nesevî’nin Siret-i Sultân Celâleddîn Mengübirti adlı eserinde bulunmaktadır. Bu yazıda Hârezmşâh Celâleddîn Mengübirti’nin Ahlât Fetihnâmesi’nde bulunan bilgiler tahlil ve tenkidi yapılacaktır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- AFYONCU, Erhan, “Osmanlı Siyasî Tarihinin Ana Kaynakları: Kronikleri”, TALİD: Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, I/2, İstanbul 2003, s. 101-172.
- AFYONCU, Erhan, “Osmanlı Tarih Yazıcılığı”, Türk Edebiyat Tarihi, I, haz. Talât Sait Halman – Osman Horata vd., Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, İstanbul 2007, s. 570-604.
- AKKUŞ, Metin, Klâsik Türk Şiirinin Anlam Dünyası: Edebi Türler ve Tarzlar, Fenomen Yayınları, Erzurum 2007.
- AKSOY, Hasan, “Fetihname”, DİA, 12, İstanbul 1995, s. 470-472.
- AKSOY, Hasan, “Tarihî Bir Belge Türk İslâm Edebiyatında Bir Tür Olarak Fetihnameler”, İLAM Araştırma Dergisi, II/2, Temmuz - Aralık 1997, s. 7-19.
- APAK, Âdem, Ana Hatlarıyla İslâm Öncesi Arap Tarihi ve Kültürü, Ensar Neşriyat, İstanbul 2014 (2. baskı).
- ATEŞ, Ahmed – Tarzî, Abdülvehhâb, Farsça Grameri (Gramer, Arûz, Metinler, Sözlük ve Bibliyografya), Tercüman Yayınları, İstanbul 1982.
- ATEŞ, Ahmed, “İstanbul’un Fethine Dâir Fatih Sultan Mehmed Tarafından Gönderilen Mektublar ve Bunlara Gelen Cevablar”, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, IV/10, İstanbul (1952) 1953, s. 11-50.
- ATEŞ, Ahmed, “Raṣid al-Din Vaṭvāṭ Eserlerinin Bâzı Yazma Nüshaları”, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, X/14, Eylül 1959, s. 1-24.
- AVCI, Casim, “Me’rib”, DİA, 29, Ankara 2004, s. 187-188.