SÛRNÂME-İ VEHBÎ’DE SANATÇI ÂİDİYETİ: LEVNÎ VE NAKKAŞ İBRAHİM
Öz
Sultan III. Ahmed’in (1703–1730) saltanatı döneminde, 1720 yılında padişahın dört şehzadesi ile Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın oğlunun sünneti dolayısıyla büyük bir sur-ı hümâyun düzenlenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı bölgelerinden sünnet ettirilmek için getirilen yaklaşık dört bin çocuğun da katıldığı şenlik, 18 Eylül 1720’de başlamış ve 10 Ekim 1720’de şehzadelerin sünnet edilmesiyle sona ermiştir. Törenler, Seyyid Vehbî tarafından kaleme alınan Sûrnâme-i Vehbî adlı eserle yazılı olarak kayıt altına alınmıştır. Eserin günümüze ulaşan yaklaşık yirmi yazma nüshası bulunmakla birlikte, bunlardan yalnızca ikisi resimlidir. T.C. Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde A.3593 numarayla kayıtlı olan 175 varak ve 137 tasvirden oluşan nüsha Levnî’ye; aynı kütüphanede A.3594 numarayla kayıtlı 221 varak ve 140 tasvir içeren nüsha ise Nakkaş İbrahim’e atfedilmektedir. Bu çalışmada, söz konusu iki resimli nüsha karşılaştırmalı bir yöntemle incelenmiş; kompozisyon düzeni, figür kurgusu, mekân tasviri, ikonografi ve üslup özellikleri bakımından değerlendirilmiştir. Karşılaştırmalı inceleme sonucunda, iki nüsha arasında elli altı kompozisyonun büyük ölçüde benzerlik gösterdiği; buna karşılık Levnî nüshasında yer alıp Nakkaş İbrahim nüshasında bulunmayan on üç, yalnızca Nakkaş İbrahim nüshasında tespit edilen ise yirmi üç farklı kompozisyonun bulunduğu belirlenmiştir. Bulgular, iki yazmanın ortak bir ikonografik programa dayandığını; ancak kompozisyon anlayışı, figürlerin ele alınışı, mekân tasviri ve üslup özellikleri bakımından farklı estetik yaklaşımlar sergilediğini ortaya koymaktadır. Levnî’nin dekoratif ve dengeli kompozisyon anlayışına karşılık, Nakkaş İbrahim’in figürlerin fizyonomik özellikleri, jest ve mimikleri ile gündelik yaşama ilişkin ayrıntıları öne çıkaran daha gözlemci ve natüralist bir resim anlayışı benimsediği tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, iki nüsha arasındaki kompozisyon benzerliklerinin sanatçıların birlikte çalıştığını veya bir nüshanın diğerinin doğrudan kopyası olduğunu kanıtlamadığı; aksine XVIII. yüzyıl Osmanlı saray nakkaşhanesinde ortak resim programlarının ve atölye geleneğinin belirleyici rolünü yansıttığı anlaşılmıştır. Bu yönüyle çalışma, Levnî ve Nakkaş İbrahim’e atfedilen Sûrnâme-i Vehbî nüshalarını karşılaştırmalı olarak değerlendirerek Osmanlı minyatür sanatı literatürüne yöntemsel ve kuramsal açıdan katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Anahtar Kelimeler
Nakkaş Levnî, Nakkaş İbrahim, Osmanlı resim sanatı, Minyatür, 1720 Şenlikleri.
THE MINIATURES OF THE SÛRNÂME-İ VEHBÎ: TWO PAINTERS, TWO STYLES
Öz
During the reign of Sultan Ahmed III (1703–1730), a magnificent Sûr-ı Hümâyûn (imperial festival) was organized in 1720 to celebrate the circumcision of the Sultan’s four princes together with the son of Grand Vizier Nevşehirli Damat Ibrahim Pasha. The festival, which also included approximately four thousand boys brought from various regions of the Ottoman Empire for circumcision, commenced on 18 September 1720 and concluded on 10 October 1720 with the circumcision ceremony of the princes. The ceremonies were documented in written form by Seyyid Vehbî in his Sûrnâme-i Vehbî. Although approximately twenty manuscript copies of the work have survived, only two are illustrated. The manuscript preserved in the Topkapı Palace Museum Library under accession number A.3593, consisting of 175 folios and 137 paintings, is attributed to Levnî, whereas the manuscript registered as A.3594, comprising 221 folios and 140 paintings, is attributed to Nakkaş Ibrahim. This study examines these two illustrated manuscripts through a holistic and comparative approach, evaluating their compositional organization, figural construction, spatial representation, iconography, and stylistic characteristics. The comparative analysis demonstrates that fifty-six compositions display substantial similarities between the two manuscripts. At the same time, thirteen compositions appear exclusively in Levnî’s manuscript, while twenty-three are found only in the manuscript attributed to Nakkaş Ibrahim. These findings indicate that the two manuscripts were based on a shared iconographic program, yet they exhibit distinct aesthetic approaches in terms of compositional structure, treatment of figures, spatial representation, and artistic style. Whereas Levnî adopts a decorative and balanced compositional approach, Nakkaş Ibrahim demonstrates a more observational and naturalistic pictorial language, emphasizing the physiognomic characteristics, gestures, facial expressions, and details of everyday life. The study further argues that the compositional similarities between the two manuscripts should not be interpreted as definitive evidence that the artists worked simultaneously or that one manuscript was copied directly from the other. Rather, these similarities reflect the significance of a common pictorial program and the established workshop tradition within the eighteenth-century Ottoman imperial painting atelier (nakkaşhane). By providing the first systematic and comprehensive comparative analysis of the two illustrated copies of the Sûrnâme-i Vehbî attributed to Levnî and Nakkaş Ibrahim, this study aims to make an original methodological and theoretical contribution to the scholarship on Ottoman miniature painting.
Anahtar Kelimeler
Nakkaş Levnî, Nakkaş Ibrahim, Ottoman Painting; Ottoman Miniature Art; The Imperial Festival of 1720.