Modern Psikoloji disiplini ile Hz. Peygamber'in hadisleri üzerinden şekillenen insanı anlama biçimleri arasında, benzerliklerin yanı sıra temel bilgi kaynakları ve ontolojik kabullerden kaynaklanan önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu makalenin temel amacı, modern psikoloji bilimi ile Hz. Peygamber'in insana yaklaşımlarındaki bilgi kaynakları (epistemoloji) açısından görülen benzerlik ve farklılaşma noktalarını ele almaktır. Bu karşılaştırma ile iki yaklaşımın insanı anlama sürecine sağlayabileceği muhtemel tamamlayıcı katkılar tespit edilmeye çalışılacaktır. Yöntem: Çalışma, modern psikoloji biliminde kabul gören temel bilgi kaynakları ile İslam ilim geleneği ve Hadis literatüründe öncelenen epistemolojik temeller arasında karşılaştırmalı analiz yöntemini kullanmaktadır.Bulgular: Ampirizm ve pozitivizmden etkilenen modern psikoloji, bilgi üretimini büyük ölçüde gözlemlenebilir davranış, ölçülebilir fenomenler ve istatistiksel normlarla sınırlamakta, bu haliyle genellikle değerden bağımsız, indirgemeci ve tümevarımcı bir yaklaşım benimsemektedir. Buna karşılık, Hz. Peygamber'in insan tasavvuru ise temelini Vahiy, akıl, insan tecrübesi (ampirizm) ve doğru haberden (sadık haber) almakta; fıtrat, ahlaki sorumluluk ve ahiret birliği bağlamında insanı bütüncül (tümcü) ve tümdengelimci bir bakış açısıyla ele almaktadır. Peygamberi yaklaşım, insanı ahlaki ve manevi kemale yönlendiren, açıkça normatif bir çerçeve sunar. Makale, Hz. Peygamber'in beşerî-ampirik bilgiyi (tıp, savaş veya sosyal gözlem gibi alanlarda) kullandığını, ancak Gayb'a ait meselelerde veya bilginin mutlaklaştırılması söz konusu olduğunda bu tür bir yaklaşımı kesinlikle reddettiğini göstermektedir. Sonuç: Epistemolojik ayrışma, modern psikolojinin betimleyici ve ölçülebilir yönlere odaklanmasına neden olurken, hadis perspektifi insanın aşkın boyutunu da içeren kapsamlı, teleolojik ve normatif bir çerçeve sunmaktadır. Farklılıkları göz önünde bulundurarak, makale, psikolojinin zengin ampirik verileri ile hadis temelli bütüncül ve aşkın çerçeve arasında, insanı daha derinlemesine anlama noktasında karşılıklı ve tamamlayıcı bir işbirliğinin değerli ve mümkün olduğu sonucuna varmaktadır.
Epistemoloji Modern Psikoloji Hz. Peygamber (Hadis) İnsan Tasavvuru Vahiy Pozitivizm Normatif Yaklaşım Fıtrat.
تسعى هذه الدراسة إلى تحليلٍ مقارنٍ لطبيعة المعرفة ومصادرها في علم النفس الحديث من جهة، وفي الرؤية النبوية للإنسان من جهة أخرى، وذلك بهدف تقديم نموذج تكاملي يعيد تعريف الإنسان ضمن منظومة تجمع بين الدقة العلمية والمعنى الغائي والأخلاقي. تنطلق الدراسة من فرضية أنّ الإنسان، في المنظور النفسي الحديث، يُفهم بوصفه كائناً نفسياً–جسدياً–اجتماعياً يمكن قياسه وتحليل سلوكه وتفسير دوافعه عبر مناهج تجريبية، بينما تتعامل السنة النبوية معه بوصفه كائناً متعدّد الأبعاد، يرتبط وجوده بغاية كبرى وأمانة ومسؤولية في الدنيا والآخرة.
من الناحية المنهجية، يجمع البحث بين منهجين؛ الأول وصفي–تاريخي يتتبّع نشأة علم النفس وتحوّلَه من حقل فلسفي إلى علم مستقل، والثاني تحليلي–مقارن يفكّك الأطر المعرفية لكل من التصور النفسي الحديث والرؤية النبوية للإنسان. هذا الدمج المنهجي يمكّن من فهم العلم النفسي داخل سياقه التاريخي والحضاري، وعدم عزله عن ظروف نشأته وأدواته وأسسه الفلسفية.
تُظهر الدراسة أنّ علم النفس بصورته الراهنة لم ينشأ فجأة، بل هو ثمرة تطور طويل بدأ مع محاولات الفلاسفة في العصور القديمة لفهم النفس والوعي، ثم اتخذ طابعاً جديداً بعد القرون الوسطى حين ظهرت الفلسفة العقلانية التي قامت على فصل الروح عن المادة، ثم التجريبية التي جعلت التجربة الحسّية أساس المعرفة، وبعدها الوضعية التي حصرت البحث العلمي في نطاق الظواهر المحسوسة. وهكذا، صيغ تعريف الإنسان في علم النفس الحديث بناء على هذه الخلفيات، ليصبح كائناً يُدرَس من خلال الانفعالات والسلوك والعمليات الذهنية والدوافع الغريزية، دون الالتفات إلى البعد الغيبي والمعنوي. وقد تشكّلت في هذا السياق مدارس متعددة؛ منها المدرسة التي جعلت السلوك وحده موضوعاً للبحث، والمدرسة التي وجّهت النظر إلى ما تحت الوعي والغريزة والصراع الداخلي، والمدرسة التي اهتمت بعمليات التفكير والحفظ والتخيل، ومدرسة أخرى جعلت كمال الإنسان في تحقيق ذاته. لكن الباحث يؤكد أنّ هذا التعدد لا يعني اختلافاً جذرياً، وإنما يشترك الجميع في إقصاء البعد الروحي من مجال المعرفة.
This article analyzes the epistemological foundations of modern psychology in comparison with the Prophet Muhammad’s (peace be upon him) understanding of the human being, focusing on differences in sources of knowledge, methodological assumptions, and conceptions of human nature. Modern psychology, shaped by empiricism, rationalism, and positivist scientific paradigms, relies primarily on observation, experimentation, and measurable data, adopting a descriptive and value-neutral approach to human behavior and mental processes. By contrast, the Prophetic conception integrates revelation (wahy), rational reflection, empirical observation, lived experience, and reliable transmitted knowledge within a unified epistemological framework. In this model, the human being is understood as a morally responsible and purposive agent, created upon fitrah (innate disposition), whose psychological life cannot be separated from ethical and spiritual dimensions. Whereas modern psychology generally excludes metaphysical and normative claims from scientific analysis, the Prophetic approach situates human nature within a teleological structure that encompasses both worldly existence and ultimate accountability. The study argues that these epistemological differences should not be interpreted as mutually exclusive, but rather as opening the possibility for a complementary dialogue in which empirical psychological findings and Prophetic moral–spiritual guidance together contribute to a more comprehensive understanding of the human condition.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hadis |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 27 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 15 |
Hadith Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.