Kaside, tamamı aruz vezniyle yazılan, literatürde övgü şiiri olarak tanımlanan, divan şiiri geleneğine ait bir nazım şeklidir. Bu çalışmada Cumhuriyet devrinde yaşamış Fakrî Haydarî mahlaslı Alevi halk ozanına ait -Mustafa Kemal için yazılmış- “Kemal” redifli yetmiş üç beyitlik kaside incelenecektir. Bu kasideyi incelemeye değer kılan en önemli etken yazıldığı dönemdir. Kaside, divan şiirinin geleneksel zeminini kaybettiği bir dönemde yazılmıştır. Ayrıca klasik Türk şiirinin en görkemli nazım şekli olan kasidenin öznesi, çağdaşlaşmanın öncüsü olan Mustafa Kemal’dir. Çalışmaya konu edilen kaside, şekil ve içerik olarak her ne kadar klasik özelliklerinin dışına çıkmamış olsa da onu incelemeye değer kılan kelime dünyasının orijinalliği ve yeni yönetim şekline yaptığı göndermelerdir. Otoritesini milli iradeden alan Mustafa Kemal ile ilgili övgülerin yönünün vatanın kuruluşuna, cumhuriyete ve millete sunduğu katkılara yöneltmesi oldukça olağandır. Dolayısıyla sözü edilen ideolojik dönüşüm övgü dilinin yönünü de bireyselden ulusala yöneltmesi dikkate değer bulunmuştur. Haydarî Divanı’nda yer alan bu kaside övülen kişinin hanedan üyesinin dışında olması, geleneksel inanç ve kahramanlık kodları kullanılarak ona bir kutsiyet ve manevi bir değer atfetmesi bakımından bir geçiş metni olma özelliği de taşımaktadır.
Haydari kaside divan şiiri Mustafa Kemal modern övgü Alevilik
Yok
The qasida, entirely composed in the aruz meter, is defined in the literary tradition as a poem of praise. This study examines a seventy-three-couplet qasida with the rhyme word “Kemal,” written for Mustafa Kemal by the Alevi minstrel Fakrî Haydarî, who lived during the early Republican period. The primary reason this qasida merits scholarly attention is the era in which it was composed—a time when classical divan poetry had lost its traditional ground. Moreover, the subject of the qasida, one of the most magnificent poetic forms of classical Turkish literature, is Mustafa Kemal, the pioneer of modernization and the leader of modern Turkey. Although the qasida largely adheres to classical structural and thematic features, its originality lies in its distinctive vocabulary and its allusions to the newly emerging political order. It is natural that the praises directed at Mustafa Kemal—whose authority stemmed from the national will—emphasize his role in the establishment of the nation, the Republic, and the contributions he offered to the people. Thus, the ideological transformation of the period redirects the language of praise from the individual to the national sphere. The fact that the praised figure is not a member of a dynasty, yet is endowed with sanctity and spiritual value through traditional belief and heroism codes, positions this qasida—found in Haydarî’s Divan—as a transitional text.
Haydari qasida divan poetry Mustafa Kemal modernity praise Alevism
Yok
Yok
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | Yok |
| Gönderilme Tarihi | 22 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |
Hars Akademi Uluslararası Hakemli Kültür Sanat Mimarlık Dergisi'nde yayımlanan makaleler, Creative Commons Attribution 4.0 Uluslararası lisansı altında lisanslanmıştır.
