Amaç: Kadınların meme kanseri risk düzeylerini ve korunmaya yönelik sağlık inançlarını inceleyerek kanserin önlenmesi ve erken tanıya katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır.
Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki araştırma 2021 yılında, 358 kadın üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplamada “Sosyo-demografik Veri Formu”, “Meme Kanseri Risk Değerlendirme Formu” ve “Meme Kanseri Sağlık İnanç Modeli Ölçeği” kullanılmıştır.
Bulgular: Kadınların yaş ortalaması 34,76±8,76, meme kanseri risk puan ortalaması 122,06±69,29’dır. Katılımcıların %3,4’ü yüksek/en yüksek risk gurubundadır. Meme kanseri ve taramalara ilişkin “duyarlılık” ve “ciddiyet” algısının orta düzeyde, “sağlık motivasyonu”, “kendi kendine meme muayenesi (KKMM) yararları”, “KKMM öz-etkililiği” ve “mamografi yararları”nın iyi düzeyde; “KKMM engelleri” ve “mamografi engelleri”nin düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. En yüksek risk grubundaki kadınların risk puan ortalaması ile önemseme ve sağlık motivasyonu alt boyut puan ortalamaları arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,05).
Sonuç: Kadınların büyük çoğunluğu düşük risk grubundadır (%93,5). Meme kanseri ve taramalara ilişkin “duyarlılık” ve “ciddiyet” algısının iyi düzeye çıkarılması, taramalarla ilgili engel algısının azaltılması önem arz etmektedir.
Objective: It was conducted to contribute to cancer prevention and early diagnosis by examining women's breast cancer risk levels and health beliefs regarding prevention.
Methods: The descriptive and cross-sectional research was conducted on 358 women in 2021. “Socio-demographic Data Form”, “Breast Cancer Risk Assessment Form” and “Breast Cancer Health Belief Model Scale” were used in data collection.
Results: The mean age of the women was 34.76±8.76, and the mean breast cancer risk score was 122.06±69.29. 3.4% of the participants were in the high/highest risk group. It was determined that the perception of “sensitivity” and “seriousness” regarding breast cancer and screenings was at a moderate level, “health motivation”, “benefits of breast self-examination (BSE)”, “BSE self-efficacy” and “benefits of mammography” were at a good level, and “BSE barriers” and “barriers to mammography” were at a low level. A positive and highly significant relationship was found between the mean risk score of the women in the highest risk group and the mean scores of the caring and health motivation sub-dimensions (p<0.05).
Conclusion: The majority of women are in the low-risk group (93.5%). It is important to increase the perception of "sensitivity" and "seriousness" regarding breast cancer and screenings and to reduce the perception of obstacles regarding screenings.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Halk Sağlığı Hemşireliği |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 3 |

Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.