Divan-ı Hümayun Kayıtlarına Göre XVII-XIX. Yüzyıllarda Osmanlı Toplumunda Vaizler
Öz
İslam'ın ilk yıllarından itibaren Müslümanları dinî konularda bilgilendirmenin yanında siyasi, içtimai ve ahlaki esasların telkininde kullanılan yollardan biri olan vaizlik, Emeviler (661-750) devrinde devlet emrindeki resmî görevlilerce icra edilen bir kurum hâline gelmiştir. Osmanlı toplumunda da vakıf müesseselerinde ulema arasından seçilen vaizler, devletin denetiminde görev yapmışlardır. Divan-ı Hümayun defter serilerinden Mühimme, Ahkâm ve Şikâyet defterleri Osmanlı içtimai hayatına dair önemli veriler içermektedir. Bu çalışmada, Mühimme defterlerindeki kayıtlar ışığında XVII-XIX. yüzyıllarda Osmanlı sosyal hayatında vaizlerin yöneticiler ve ahali ile ilişkileri ele alınmıştır. Şehrin ileri gelenleriyle uyuşamayan vaizlerin vilayet umuruna karışmak, fitne çıkarmak gibi çeşitli gerekçelerle sürgün ve kalebentlik cezalarıyla karşı karşıya kaldıkları ancak bu cezaların bir müddet sonra affedildiği, öte yandan İslam ahkâmına ve geleneklere aykırı fikirlerinden dolayı fitneye sebep olanların daha ağır cezalara çarptırıldıkları tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler
Ehlisünnet, Osmanlı Toplumu, Vaiz, Kalebent
Preachers in Ottoman Society During the XVII-XIX Centuries According to the Imperial Council Records
Öz
Preaching, which has been one of the ways used since the early years of Islam to inform Muslims about religious matters as well as to instill political, social, and moral principles, became an institution carried out by official state agents during the Umayyad period. In Ottoman society, preachers selected from among the ulema (religious scholars) served under state supervision in charitable institutions to inform the public on religious matters. The Mühimme, Ahkâm, and Şikâyet registers, which are part of the Divan-ı Hümayun register series, contain important information about Ottoman social life. This study examines the relationships between preachers, administrators, and the public in Ottoman social life during the 17th-19th centuries, based on records in the Mühimme registers. It has been observed that preachers who disagreed with the city's leading figures faced exile and imprisonment on various grounds such as interfering in provincial affairs and inciting sedition, but these punishments were pardoned after a while. However, those who caused sedition due to their ideas contrary to Islamic precepts and traditions were subjected to more severe punishments.
Anahtar Kelimeler
Sunni Islam, Ottoman society, preacher, Excile.