Can Evolutionary Mechanisms Be Discussed in al-Jāḥiẓ’s Philosophy of Nature? An Evaluation in the Context of Divine Custom and the Latency-Emergence (Kumūn-Ẓuḥūr) Theory
Öz
Abū ‘Uthmān ‘Amr b. Baḥr al-Jāḥiẓ (d. 255/869), one of the most important intellectual figures of the 9th century (3rd century AH) in Basra, built his philosophy of nature upon the principle inherited from his teacher Nazzām (d. 231/845) that “All beings in the universe act in accordance with their nature.” According to Jāḥiẓ, every living being created by Allah possesses a unique nature and maintains its life in accordance with these innate characteristics. As a “naturalist” and “ethologist” (a zoologist studying animal behavior), he deeply examined the vital processes of living things such as nutrition, reproduction, hunting, and sheltering, researching the evidences of divine wisdom and power within the animal kingdom. These observations were primarily featured in his seven-volume encyclopedic work Kitāb al-Ḥayawān, as well as in his other writings. In these works, Jāḥiẓ utilized a wide range of sources, from Greek thinkers like Aristotle, Galen, and Polemon to Bedouin narratives, and from animal trainers to the observations of various faith members. He even subjected the reports he saw, read, or heard about living things to a series of tests, conducting experiments and observations. The knowledge he presented regarding the world of living beings has been associated by researchers of modern biology and zoology with the idea of evolution pioneered by Charles Darwin (1809–1882). Numerous historians of science and thinkers, both Western and Eastern -such as Eilhard Wiedemann (1852-1928), Miguel Asín Palacios (1871-1944), Conway Zirkle (1895-1972), Maḥfūẓ ‘Azzām (1927-2022), and ‘Alī Bū Mulḥim (1935-?)- have traced the idea of evolution in al-Jāḥiẓ. In Türkiye, Mehmet Bayrakdar highlighted the claim that an evolutionary thought exists in al-Jāḥiẓ in his study titled Evolutionary Theory of Creation in Islam. However, despite these claims in the literature, there is a notable lack of a holistic reading regarding the concept of evolution in Jāḥiẓ’s philosophy of nature, the context in which this concept is mentioned, and the possibility of mechanisms such as artificial, sexual, and kin selection beyond natural selection. In Jāḥiẓ’s system, the theory of “kumūn” (latency) and “ẓuḥūr” (emergence) attributed to Nazzām plays a central role in understanding the behavior and survival strategies of living things. According to this theory, potential characteristics placed in the natures of living beings at the first moment of creation manifest over time depending on environmental conditions and needs. Within this framework, Jāḥiẓ analyzes the existence of different natures in living beings and how the manifestation of these traits affects survival chances. He grounds these processes in the understanding of Sunnatullāh, i.e., the laws of Allah’s operation in the universe. While detailing the struggle for life, environmental effects on organisms, and the functional advantages of vital organs, Jāḥiẓ touches upon some of the topics of modern evolutionary biology. In his observations, themes such as the food chain, adaptation, modification, and metamorphosis can be traced within the context of natural selection. For example, the deceptive survival tactics, hunting methods, and defense mechanisms developed by living things to protect themselves are described as elements that provide a natural advantage. Beyond natural selection, reflections of mechanisms such as artificial selection, sexual selection, and kin selection are also found in Jāḥiẓ’s works. Human interventions in animals, domestication processes, and their effects on reproduction provide data for artificial selection. Similarly, mate selection and intra-species cooperation show parallels with modern sexual and kin selection theories. Conversely, no direct or explicit view regarding a “common ancestor” is stated in Jāḥiẓ’s philosophy. While the kumūn-ẓuḥūr theory and Divine custom provide a ground for such an idea, Jāḥiẓ makes no such claim. Specifically, interpretations of his emphasis on similarities between humans and monkeys as an endorsement of a common ancestor are determined to be anachronistic and forced interpretations detached from the original context. The main purpose of this study is to evaluate the claims regarding Jāḥiẓ and evolutionary thought and to reveal the reflections of neglected sub-mechanisms like artificial, sexual, and kin selection from a holistic perspective. In this context, the zoological data in Jāḥiẓ’s works are analyzed in light of modern biological categories while avoiding anachronism. Consequently, Jāḥiẓ presented a significant zoological perspective for his time by examining the transformation processes of living things through observation and experiment, and developed a unique philosophy of nature containing important clues regarding evolutionary mechanisms.
Anahtar Kelimeler
Câhız’ın Tabiat Felsefesinde Evrim Mekanizmalarından Bahsedilebilir mi? Sünnetullah ve Kümûn-Zuhûr Teorisi Bağlamında Bir Değerlendirme
Öz
Basra’da 9. yüzyılın (hicrî 3. yy) en önemli entelektüel figürlerinden biri olan Mu‘tezilî âlim Ebû Osman Amr b. Bahr el-Câhız (ö. 255/869), tabiat düşüncesini hocası Nazzâm’dan (ö. 231/845) tevarüs ettiği “Evrendeki tüm varlıklar doğasıyla hareket eder” ilkesi üzerine inşa etmiştir. Câhız’a göre Allah tarafından yaratılan her canlı, kendisine has bir tabiata sahiptir ve yaşamını bu fıtrî özellikler doğrultusunda sürdürür. O, bir “doğa bilimci” ve “etolog” (hayvan davranışlarını inceleyen zoolog) kimliğiyle canlıların beslenme, üreme, avlanma ve barınma gibi yaşamsal süreçlerini derinlemesine incelemiş, canlılar üzerindeki ilahî hikmet ve kudretin delillerini araştırmıştır. Bu gözlemleri, başta yedi ciltlik ansiklopedik eseri Kitâbü’l-Hayevân olmak üzere diğer eserlerinde de yer almıştır. Bu eserlerinde Câhız, Aristoteles, Galen ve Polemon gibi Yunan düşünürlerinden bedevî anlatılarına, hayvan terbiyecilerinden farklı inanç mensuplarının gözlemlerine kadar geniş bir kaynak yelpazesinden faydalanmıştır. Hatta canlılar hakkında gördüğü, okuduğu, duyduğu bu haberleri bir dizi testten geçirerek deney ve gözlemler yapmıştır. Onun canlılar dünyasına dair ortaya koyduğu bu birikim, özellikle modern biyoloji ve zooloji araştırmacıları tarafından Charles Darwin’in (1809-1882) öncülük ettiği evrim düşüncesiyle ilişkilendirilmiştir. Eilhard Wiedemann (1852-1928), Miguel Asin Palacios (1871-1944), Conway Zirkle (1895-1972), Mahfûz Azzâm (1927-2022) ve Ali Bû Mülhim (1935-?) gibi Batılı ve Doğulu pek çok bilim tarihçisi ve düşünür Câhız’da evrim fikrinin izlerini sürmüştür. Türkiye’de ise Mehmet Bayrakdar İslâm’da Evrimci Yaratılış Teorisi adlı çalışmasıyla Câhız’da bir evrim düşüncesi olduğu iddiasını ön plana çıkarmıştır. Ancak literatürdeki bu iddialara rağmen Câhız’ın tabiat felsefesinde evrim kavramı; bu kavramın hangi bağlamda ele alındığı ve doğal seçilim dışındaki yapay, cinsel ve akraba seçilimi gibi mekanizmaların imkânı üzerine bütüncül bir okuma eksikliği dikkat çekmektedir. Câhız’ın sisteminde canlıların davranışlarını ve hayatta kalma stratejilerini anlamak için Nazzâm’a atfedilen “kümûn” (gizlenme) ve “ẓuḥûr” (ortaya çıkma) teorisi merkezî bir rol oynar. Bu teoriye göre, yaratılışın ilk anında canlıların tabiatlarına yerleştirilen potansiyel özellikler, zaman içerisinde çevresel şartlara ve ihtiyaçlara bağlı olarak tezahür eder. Bu çerçevede Câhız, canlılarda farklı tabiatların olduğunu ve bu özelliklerin ortaya çıkma biçimlerinin canlıların hayatta kalma şanslarını nasıl etkilediğini analiz eder. Bu süreçleri, Allah’ın evrendeki işleyiş yasaları olan “sünnetullah” anlayışıyla temellendirir. Câhız, canlılar arasındaki yaşam mücadelesini, çevrenin organizmalar üzerindeki etkisini ve hayatî organların fonksiyonel avantajlarını detaylandırırken modern evrimsel biyolojinin bazı konularına temas eder. Onun gözlemlerinde besin zinciri, adaptasyon, modifikasyon ve metamorfoz gibi başlıklar doğal seçilim mekanizması bağlamında izlenebilir. Örneğin canlıların düşmanlarından korunmak için geliştirdikleri kurnazlıklar, avlanma metotları ve zekice savunma mekanizmaları, onların doğada avantajlı konuma geçmelerini sağlayan unsurlar olarak betimlenir. Doğal seçilimin ötesinde, Câhız’ın eserlerinde yapay seçilim, cinsel seçilim ve akraba seçilimi gibi mekanizmaların da izdüşümlerine rastlanır. İnsanların hayvanlar üzerindeki müdahaleleri, evcilleştirme süreçleri ve üreme ile neslin devamı üzerindeki etkileri yapay seçilim bağlamında değerlendirilebilecek veriler sunar. Benzer şekilde canlıların eş seçimi ve aile içi/tür içi yardımlaşma eğilimleri de modern evrimsel teorinin cinsel seçilim ve akraba seçilimi alt mekanizmalarıyla paralellik gösterir. Buna karşın, Câhız’ın tabiat felsefesinde “ortak ata” kavramına dair doğrudan ve açık bir görüş beyan edilmediği görülmektedir. Her ne kadar kümûn-ẓuḥûr teorisi ve sünnetullah anlayışı çerçevesinde ortak ata fikri mümkün görünse de Câhız’ın eserlerinde bu yönde bir iddia bulunmamaktadır. Özellikle insan ve maymun arasındaki fiziksel ve karakteristik benzerliklere dair yaptığı vurgular, bazı araştırmacılar tarafından ortak ata fikrine yorulsa da bu tür çıkarımların metnin orijinal bağlamından kopuk, anakronik ve zorlama yorumlar olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın temel amacı ise literatürdeki Câhız ve evrim düşüncesi arasındaki ilişkiye dair iddiaları değerlendirmek ve bugüne kadar ihmal edilen yapay, cinsel ve akraba seçilimi gibi evrimin alt mekanizmalarının Câhız’ın metinlerindeki izdüşümlerini bütüncül bir perspektifle ortaya koymaktır. Bu bağlamda, Câhız’ın eserlerindeki zoolojik veriler, anakronizme düşmekten kaçınılarak modern biyolojik kategoriler ışığında çözümlenmektedir. Sonuç olarak Câhız, canlıların tabiatlarını ve değişim süreçlerini gözlem ve deney süzgecinden geçirerek dönemi için oldukça önemli bir zoolojik perspektif sunmuş, evrimsel mekanizmalara dair önemli ipuçları barındıran özgün bir tabiat felsefesi geliştirmiştir.
Anahtar Kelimeler