Okul öncesi eğitimi son yıllarda en hızlı gelişen ve üzerinde daha ciddi durulan bir konu olma özelliğini sürdürmektedir. Bu dönem bireyin kişiliğinin şekillendiği, bütün özellik ve yeteneklerinin oluşmaya başladığı bir evre olması hasebiyle büyük önem arz etmektedir. Eğitim genel anlamda bireyin yeteneklerini ortaya çıkarma, ona rehberlik etme, bilgi ve beceri kazandırma, özellikle başta ahlaki nitelikler olmak üzere yeteneklerini geliştirme faaliyeti sürecidir. Eğitim aynı zamanda milli ruhun gelişmesini sağlayan en önemli etkendir. Eğitim yoluyla elde edilen, nesilden nesile aktarılan örf, adet, gelenek, görenek ve ahlaki değerler bir toplumu millet yapan ve onun bütünlüğünü sağlayan önemli unsurlardır. Bireyleri eğitmenin yanında insanda doğuştan var olan inanma duygusunun ortaya çıkarılması da bir eğitim görevidir. Gelişim bütün bir süreç olduğu için diğer gelişim alanları gibi, dini gelişim alanının da desteklenmesi ve geliştirilmesi önemlidir. Okul öncesi dönemde verilen eğitim, çocuğun bilişsel, duyuşsal, ruhsal ve ahlaki olmak üzere tüm gelişim süreçlerini toplumun kültürel değerleri doğrultusunda gerçekleştirmeye çalışan, onun ahlaki, insani, kültürel, milli ve manevi değerlere bağlılığını sağlayan bir süreç olması nedeniyle bu dönemde diğer bilgi ve becerileri kazandırmak kadar din eğitiminin verilmesi de büyük öneme sahiptir. Bu dönemde çocuğun aldığı eğitim ve elde ettiği yaşantılar onun gelecek hayatını şekillendiren hususlardandır. Bu eğitim içerisinde din eğitimi de aynı şekilde bireyin kişiliğinin şekillenmesinde, dinle ilgili ihtiyaçlarının giderilmesinde büyük rol oynayacaktır. İnsanda var olan inanma duygusu, dini ilgi ve ihtiyaç gibi her ne kadar doğuştan gelen bir özellik olsa da ortaya çıkarılabilmesi için aile ve okul gibi çevresel faktörlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle diğer gelişim alanları gibi gelişimin önemli bir parçası olan dini gelişim alanının sağlıklı şekilde desteklenmesinde aileler yanında eğitimcilerin de aktif rol alması gereklidir. Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin okul öncesi dönemde din eğitimine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Türkiye’nin Kastamonu şehrinde görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenleri oluşturdu. Araştırmanın örneklemi ise evreni temsil edebilecek niteliğe sahip olduğu düşünülen ve temsili örnekleme yoluyla belirlenen 101 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktaydı. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan ve okul öncesi dönemde din eğitimi ile ilgili görüşleri kapsayan 19 soruluk, beşli Likert tipi anket kullanılmıştır. Verilerin analizde “IBM SPSS Statistics 26” paket programı kullanılmış, betimsel istatistikler, Kruskal-Wallis H ve Mann-Whitney U testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenlerinin çocukların gelişim sürecinde dini eğitimin önemine dair farkındalıklarının yüksek olduğu, özellikle 0-6 yaş aralığının çocuklara dini sevdirme ve taklit ederek öğrenme için önemli bir dönem olduğu ve bu yaş grubunda öğrenme ve davranış geliştirme süreçlerinde din eğitiminin önemli olduğu tespit edilmiştir. Erken yaşlarda soyut kavramların anlaşılmasını kolaylaştıracak tekniklerin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Araştırma bulguları ayrıca, öğretmenlerin din eğitiminin baskı ve zorlama yapılmadan verilmesi gerektiği konusundaki görüş birliğini de ortaya koymaktaydı. Din eğitiminin ailede başlayan bir süreç olarak okul öncesi eğitimle pekiştirilebileceği belirtilmiştir. Öğretmenlerin yaş, eğitim durumu, çalıştıkları okul türü ve kıdem gibi demografik değişkenler açısından görüşler arasında fark bulunmaz iken erkek öğretmenlerin 0-6 yaş dönemi çocuklar için din eğitimine yönelik görüşleri kadın öğretmenlerinkine göre daha olumluydu. Bu bağlamda paydaşlara öneriler sunulmuştur.
Din Eğitimi Okul Öncesi Eğitim Öğretmen Görüşleri Kastamonu Ahlak Eğitimi
Since preschool education is crucial as a stage in which individuals’ personalities are shaped and all their characteristics and abilities begin to form, it continues to be a subject that has developed the fastest in recent years and has been emphasized increasingly. Education, in general terms, is the process of revealing the talents of individuals, guiding them, providing them with knowledge and skills, and developing human abilities, especially moral qualities. It is also the most important factor ensuring the development of the national spirit because the customs, traditions, convenances, and moral values acquired through education and passed down from generation to generation are significant elements that make a society a nation and allow its integrity. Revealing the innate sense of belief in human beings, besides educating the individuals, is also an educational task. Individual development is a holistic process; therefore, religious development needs to be supported just like other developmental areas. The education given in the preschool aims to achieve the children’s development in all aspects, including cognitive, affective, spiritual, and moral, in line with the cultural values of the society and enables their commitment to national, spiritual, moral, cultural, and humanistic values. Accordingly, it is very crucial to provide religious education as well as other knowledge and skills during childhood. The education and experiences children receive during this period are among the issues that shape their future lives. Within this education, religious education plays a major role in shaping the individual’s personality and meeting their religious needs. Although the sense of belief, religious interest, and the need for it in human beings is innate, environmental factors such as family and school are required for this feeling to emerge. Thus, it is important that educators, as well as families, undertake an active role in supporting individuals in terms of religious development in a healthy way. This study aimed to examine a critical issue such as religious education in the preschool period from the perspective of preschool teachers. In other words, it explored the views of preschool teachers on religious education. The study employed a quantitative research method and was conducted using a survey model. The population of the study consisted of preschool teachers working in Kastamonu city of Turkey during the 2024–2025 academic year. The sample including 101 preschool teachers believed to reflect the general characteristics of the population was selected using a representative sampling method. Study data were collected using a 19-item, 5-point Likert-type scale questionnaire developed by the researcher. The data were analyzed using the IBM SPSS Statistics 26 software; descriptive statistics, the Mann-Whitney U, and Kruskal-Wallis H tests were applied. According to the results, preschool teachers were highly aware of the importance of religious education in children’s development process, and they recognized the 0–6 age period as a time for fostering affection for religion and learning through imitation. The teachers acknowledged that religious education plays a role in the general learning process and behavioral development of this age group. In addition, the necessity of techniques that facilitate the understanding of abstract concepts at an early age emerged. The results of the study also revealed that the participating teachers had a consensus that religious education should be provided without pressure and coercion. Furthermore, it was emphasized that religious education, which begins in the family, could be reinforced through preschool education. No significant differences were found in teachers’ views based on demographic variables such as age, education level, seniority, and the type of school they worked; however, male teachers had more positive views on religious education for 0-6-year-old children compared to female teachers. Within this context, recommendations were provided to the stakeholders.
Religious Education Preschool Education Teacher Opinions Kastamonu Moral Education
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Eğitimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |