Çalışma, Şanlıurfa mûsikîsindeki çalgıların tarihsel sürekliliğini, kültürel işlevlerini ve organolojik zenginliğini disiplinler arası bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Urfa’nın kadim mûsikî geleneğinde çalgıların rolünü; tarih, antropoloji, edebiyat ve kültürel çalışmalar gibi farklı disiplinlerden beslenerek analiz etmektedir. Söz konusu analiz, arkeolojik kazı buluntuları, yazılı metinler, biyografik veriler ve görsel materyaller gibi çok yönlü belgeleri temel alan metodolojik bir çerçeve sunmaktadır.
Bu çalışma arkeolojik bakımdan Urfa’nın MÖ 8500’lere uzanan tarihsel geçmişine işaret eden Göbeklitepe, Nevali Çori, Karkamış ve Harran gibi yerleşimlerden elde edilen bulgularla şekillenen çalgı envanterini merkeze almaktadır. Bölgede birçok farklı medeniyetin etkisiyle oluşmuş bu çeşitlilik, müziğin yalnızca bir eğlence ya da dinî ritüel aracı olmasının ötesinde çok yönlü kültürel etkileşimlerin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Yazılı vesikalar incelendiğinde çalgı kullanımına dair ilk verilere MÖ VII. yüzyıldan itibaren dinî, tarihî ve edebî metinlerde erişilmektedir. İlgili belgeler, mûsikînin Urfa sosyal dokusundaki mühim rolünü ve farklı toplumsal kesimlerle kurduğu derin bağını ortaya koymaktadır. Çalışmada, bu kapsamda antik metinlerdeki anlatılar ile arkeolojik kazılarda bulunan çalgı tanımları mukayeseli biçimde analiz edilmiştir. Öte yandan Urfa’da yaşamış müzisyenlerin biyografileri ve ilgili arşiv görüntüleri, mezkûr tarihsel izi sürmeye hizmet eden görsel verilerdir. Buna göre çalgıların görsel kaynaklardaki ilk örneği 1904 yılına ait bir grup Mevlevî dervişin yer aldığı fotoğrafta tespit edilmiştir.
Araştırmada elde edilen bulgular, Urfa müziğinde geçmişten günümüze toplam 33 farklı çalgının kullanıldığını bildirmektedir. Bunlar telli çalgılar (ud, tambur, bağlama gibi), nefesli çalgılar (ney, kaval, zurna gibi) ve vurmalı çalgılar (def, davul, kudüm gibi) olmak üzere üç ana kategoriye ayrılmaktadır. Telliler, her dönemde en yaygın kullanılan gruptur. Vurmalılar, arkeolojik kazılar ve görsel belgeler ışığında tespit edilen en kadim çalgılardır. Nefeslilerin kullanım alanı ise hem geleneksel hem de dinî âyinleri kapsamaktadır.
Çalışma, çalgıların şiir, halk hikâyeleri ve dinî âyinlerdeki metaforlar üzerinden bütüncül bir değerlendirmesini sunarak def, bağlama, ud ve rebap gibi çalgıların müzikal işlevlerinin yanı sıra sembolik anlamlar da taşıdığını belirlemiştir. Urfa’nın köklü dinî mûsikî geleneğiyle yakından ilişkili olan Mevlevîhâne başta olmak üzere tekke gibi mekânlar ile Mevlevî âyini, zikir, cem törenleri, mevlid, sünnet, düğün ve sıra gecesi gibi dinî-kültürel kodların aktarıldığı ritüeller, bu çalgıların icra edildiği birincil alanlar olarak öne çıkmaktadır. Özellikle ney ve kudüm gibi çalgılar Mevlevî tarikatında mühim bir rol üstlenmektedir. Def, sünnet ve düğünlerde oldukça yaygın biçimde yer alırken bağlama hem cem törenlerinin hem de sıra gecelerinin temel unsuru haline gelmiştir. Bu bulgular, çalgıların yalnızca akustik araçlar olmaktan öte toplumsal hafızanın taşıyıcısı ve dinî-kültürel kimliğin simgesi olduğunu göstermektedir.
Netice itibarıyla, Urfa mûsikîsinde yer verilen çalgıların şehrin tarih boyunca geçirdiği sosyal, dinî ve kültürel değişimlere karşın varlığını sürdürdüğü, zaman içinde geliştiği ve çeşitlendiği saptanmıştır. Çalışma, çalgıların dinî ve resmî uygulamalardan sosyo-kültürel yaşantıya uzanan geniş bir yelpazede var olduğunu tespit etmiştir. Bu durum, mûsikînin estetik zenginliğinin yanı sıra toplumun tüm kesimlerini içine aldığını ve toplumsal yaşamın her anında yer bulduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, Şanlıurfa’nın çalgı envanteri, mûsikînin toplumsal yaşamdaki birleştirici ve kapsayıcı gücünü bir kez daha vurgulamaktadır.
Dinî Mûsikî Tarihsel Müzikoloji Şanlıurfa Çalgı Organoloji Arkeo-Müzikoloji Belgesel Kaynaklar
This study is designed to examine the historical continuity, cultural functions, and organological richness of musical instruments in the Şanlıurfa tradition through a rigorous interdisciplinary approach. It analyzes the role of instruments in Urfa's ancient musical heritage by critically drawing on history, anthropology, literature, and cultural studies. The methodological framework is based on a comprehensive analysis of multifaceted documents, including archaeological excavation findings, written texts, biographical data, and visual materials.
The research focuses on the inventory of tools obtained from finds at settlements such as Göbeklitepe, Nevalı Çori, Karkamış and Harran, which point to Urfa's historical past dating back to around 8500 BC from an archaeological perspective. This regional organological diversity, shaped by the influence of numerous ancient civilizations, is considered an indicator of deep cultural interactions that transcend music's role as a simple entertainment or religious ritual tool.
The earliest evidence of instrument use is found in written religious, historical, and literary texts dating back to the 7th century BC. These documents underscore music's significant and widespread influence on Urfa's social fabric and its deep connections with different social groups. Narratives preserved in ancient texts have been analyzed comparatively with depictions of instruments found in archaeological excavations. Musicians' biographies and related archival images provide visual data to trace this historical trajectory; the earliest depiction was identified in a photograph from 1904 featuring a group of mevlevī dervishes.
The research findings reveal that a total of 33 different instruments are used in Urfa music. These are divided into three main groups: stringed instruments (oud, tanbūr, baghlāma); wind instruments (nāy, kaval, zurna); percussion instruments (daff, drum, qudūm). Stringed instruments have maintained the highest prevalence throughout all periods. While percussion instruments are the oldest instruments, wind instruments are common in both traditional and religious ceremonies.
Offering a comprehensive assessment based on the metaphorical use of instruments in poetry, folk tales, and religious rituals, the study reveals that instruments such as the daff, baghlāma, oud and rabab carry important symbolic meanings in addition to their musical functions. Alongside the mevlevīhāne, which is closely linked to Urfa's deep-rooted religious music tradition, tekkes carrying religious-cultural codes and Mevlevī Āyīn (Ritual), Zikir, Cem ceremonies, Mawlid, circumcision, weddings and Sıra Gecesi stand out as the main performance contexts. The nāy and qudūm occupy a central place in the Mevlevī ordes. The baghlāma, on the other hand, forms the basis of both the Cem ceremonies and the Sıra Gecesi tradition. These findings reveal that musical instruments function not only as acoustic tools but also as carriers of social memory and symbols of religious and cultural identity.
In conclusion, it has been determined that the instruments in Urfa music have maintained their existence, evolved, and diversified despite the social, religious, and cultural changes the city has undergone. The study confirms that these instruments exist across a wide spectrum, ranging from religious and official practices to socio-cultural life. This phenomenon underscores the aesthetic richness of music and its unifying and inclusive power across all segments of society.
Religious Music Historical Musicology Şanlıurfa Musical Instrument Organology Archaeo-Musicology Documentary Sources
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Müzik (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 18 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |