Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu'nun çok kültürlü yapısında önemli bir entelektüel figür olan İstepan Hilmi Gurdikyan'ın (1865-1944) dil birikimini, edebî kişiliğini ve çeviri faaliyetlerini sistematik bir şekilde incelemektedir. Bursa'da Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Gurdikyan, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkçe, Arapça, Farsça ve Ermenice olmak üzere dört dilde üretken bir şekilde eserler vermiş çok yönlü bir aydındır. Müslüman olduktan sonra özellikle tasavvufî temalara yönelen yazar, İstanbul'daki çeşitli Ermeni okullarında edebiyat öğretmenliği yapmış ve Hilmi mahlasıyla kaleme aldığı şiirlerle dönemin edebiyat çevrelerinde tanınmıştır.
Bu araştırmanın temel inceleme nesnesini, Gurdikyan'ın 1890 yılında Bursa'da yayımlanan Mir'âtu'n-Nikât adlı üç dilli (Türkçe, Arapça, Farsça) antolojisindeki bazı Arapça şiir çevirileri oluşturmaktadır. Eser, İslam edebiyatının klasik metinlerinden ve Hristiyan kaynaklarından özenle seçilmiş hikmetli şiirler, özdeyişler ve dini metinler içermektedir. Çalışmada, bu antolojide yer alan 28 Arapça şiirden 14'ünün Osmanlı Türkçesine çevirileri, Belçikalı çeviri kuramcısı André Lefevere'nin şiir çevirisine ilişkin geliştirdiği model çerçevesinde detaylı bir şekilde analiz edilmiştir.
Yapılan metin çözümlemeleri, Gurdikyan'ın çeviri pratiğine dair çarpıcı bulgular ortaya koymaktadır. Öncelikle, çevirilerin hepsinin düzyazı formunda olması, orijinal metinlerdeki şiirsel yapının ve ritmik ahengin büyük ölçüde kaybolmasına yol açmıştır. İkinci olarak anlam aktarımı konusunda oldukça başarılı olan çevirmen, özellikle tasavvufi içerikli metinlerdeki kavramsal derinliği Osmanlı Türkçesine aktarmada ustalık göstermiştir. Üçüncü önemli bulgu ise çevirilerin dönemin Osmanlı edebi normlarına ve dil zevkine uygun olarak kaleme alınmış olmasıdır. Lefevere'nin "eşdeğer etki" (equivalent effect) ilkesi bağlamında yapılan değerlendirmeler, Gurdikyan'ın çeviri stratejilerinin biçimsel sadakatten ziyade anlamsal doğruluğa öncelik verdiğini göstermektedir.
Bu araştırma, metodolojik açıdan iki önemli katkı sunmaktadır: Birincisi, Osmanlı'nın son dönemindeki çok kültürlü edebiyat ortamını ve kültürlerarası etkileşim mekanizmalarını somut bir örnek üzerinden anlamamızı sağlamasıdır. Gurdikyan'ın çalışmaları, farklı din ve kültürler arasındaki entelektüel geçişkenliğin tipik bir temsilidir. İkincisi ise modern çeviri kuramlarının tarihsel metinlerin analizinde nasıl uygulanabileceğine dair yöntemsel bir çerçeve sunmasıdır. Lefevere'nin kuramının Osmanlı dönemi çeviri pratiklerine uyarlanması, disiplinler arası bir yaklaşımın verimliliğini göstermektedir.
Sonuç olarak bu araştırma, hem Osmanlı edebiyat tarihi hem de Arapça çeviribilim alanı için önemli veriler içermektedir. Gurdikyan'ın çeviri pratiği, geç Osmanlı döneminde çok dilli ve çok kültürlü entelektüel faaliyetlerin doğasını anlamamıza yardımcı olmaktadır. Ayrıca, tarihsel metinlerin çeviri kuramları ışığında analiz edilmesinin, edebiyat araştırmalarına yeni perspektifler kazandırabileceğini göstermesi açısından da önem taşımaktadır.
Arap Dili ve Belagati İstepan Hilmi Mir'âtu'n-Nikât Şiir Çevirisi André Lefevere Ermeni Edebiyatı
This study offers a systematic examination of the linguistic competence, literary identity, and translation practices of Istepan Hilmi Gurdikyan (1865–1944), a significant intellectual figure within the multicultural framework of the late Ottoman Empire. Born into an Armenian family in Bursa, Gurdikyan was a versatile scholar who produced works in four languages—Turkish, Arabic, Persian, and Armenian—during the late Ottoman and early Republican periods. Following his conversion to Islam, he devoted particular attention to Sufi themes and worked as a literature teacher in various Armenian schools in Istanbul. He became known in literary circles under the pen name Ḥilmī, through the multilingual poems he composed.
The main focus of this study is Gurdikyan’s trilingual anthology Mirʾāt al-Nikāt, published in 1890 in Bursa. The work contains carefully selected didactic poems, aphorisms, and religious passages drawn from classical Islamic literature as well as Christian sources. Within this framework, the study analyzes fourteen of the twenty-eight Arabic poems in the anthology and their translations into Ottoman Turkish using the poetic translation model developed by Belgian theorist André Lefevere.
Third, the translations reflect the stylistic conventions and literary taste of the late Ottoman period. Evaluated through Lefevere’s principle of “equivalent effect,” Gurdikyan’s approach prioritizes semantic fidelity over formal equivalence.
Methodologically, this study offers two key contributions. First, it provides concrete insight into the multilingual literary culture and mechanisms of intercultural exchange in the late Ottoman period; Gurdikyan’s work exemplifies the intellectual permeability between different religious and literary traditions. Second, it proposes a framework for applying modern translation theories to the analysis of historical texts, demonstrating how adapting Lefevere’s model to Ottoman-era translation practices can yield productive interdisciplinary perspectives.
In conclusion, this research contributes valuable insights to both Ottoman literary history and Arabic translation studies. Gurdikyan’s translation practice illuminates the nature of multilingual intellectual activity in the late Ottoman era and shows how historical texts can be reinterpreted through contemporary translation theory to produce new perspectives in literary scholarship.
The Arabic Language and Rhetoric Istepan Ḥilmī Mirʾāt al-Nikāt Translation of Poetry André Lefevere Armenian Literature
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili ve Belagatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 4 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |