Müslüman Arapların fetih faaliyetleriyle doğrudan temasa geçtiği Türk toplulukları geleneksel Gök Tanrı inancı dışında çeşitli dinlere de inanıyordu. Bu araştırma, Emevîler döneminin sonuna kadar Türk topluluklarının Müslüman Araplarla karşılaştığı yerlerdeki dinî haritasını oluşturmayı ve dönemin bilinen dinlerinin mezkûr coğrafyalarda Türklerle ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma ile dönemin Türk topluluklarının yeknesak bir dinî çizgiye sahip olmadığının idrak edilmesi hedeflenmektedir. Bir İslâm Tarihi alan çalışması olarak tasarlanan makalede nitel araştırma yöntemi anlatı araştırması tekniği esas alınmıştır. Temel İslâm Tarihi kaynakları başta olmak üzere, konuyla alakalı dinler tarihi eserleri, makaleler ve ansiklopedi maddelerinden de istifade edilmiştir. Veri yetersizliği sebebiyle bazı çıkarımların varsayım niteliği taşıdığı belirtilmelidir.
Türkler tarihte en çok din değiştiren milletler arasında yer almaktadır. Bazı Türk topluluklarının, anavatanlarında dahi şartlar gereği birçok dine girdiği bilinmektedir. Görülen din değiştirme hadiseleri; yaşanılması zor bir coğrafyada sonu gelmeyen iç çekişmeler ve artan Çin baskısı, kritik dönemlerde hayata tutunabilme kaygısı, varlıklarını sürdürebilme, iç ve dış tehlikeler karşısında ayakta kalabilme adına atılması gereken taktik bir adım olarak değerlendirilebilir. Türk milletinde inanç taassubunun düşük olması, kağanın ve ileri gelenlerin devletin siyasi hedefleriyle örtüşen veya kendilerini üst kültüre taşıyacaklarına inandıkları dinleri tercih etmeleri de bu durumu açıklar mahiyettedir. Türklerin yazılı kutsal bir kitaba, sembol bir mabede ve Gök Tanrı inancını tam anlamıyla temsil edecek bir din adamı sınıfına sahip olmaması da din değiştirmelerini kolaylaştıran etkenlerdendir. Öyle ki Türklerin geleneksel dinlerini tebliğ ve tebyin için, diğer dinlerde görülen sayısız örnekte olduğu gibi düzenli, sistematik ve kurumsal bir faaliyet yürüttükleri bilinmemektedir.
Araştırmanın bulgularına göre Müslüman Araplar, Türklerle Hz. Ömer dönemi sonlarına doğru Hazar toprakları, Tohâristân ve Horasan’da ilk teması gerçekleştirmişlerdir. Bu etkileşimin askerî planda olduğu belirtilmelidir. Emevîler döneminde bu temas noktaları Mâverâünnehir, Sicistân, Hârizm, Hocend, Şâş ve Fergana istikametinde artarak devam etmiştir. Bahsi geçen yerlerin bazılarında Türk nüfusun demografik yapıda baskın olmadığı, buraların Fârisîler başta olmak üzere pek çok milletin kadim yerleşim alanları olduğu tespit edilmiştir. Türklerin, mezkûr temas noktalarında geleneksel Gök Tanrı inancı dışında Budizm, Mecûsîlik, Maniheizm, Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi farklı dinlere de inandıkları belirlenmiştir. Gök Tanrı inancı, bilhassa Hazar ve Türgiş Türkleri arasında yaygınlığını koruyabilmiştir. Ancak göçlerle yurt tutmaya, yurt edindiği toprağı vatan kılmaya çalışan Türk topluluklarının şartlar gereği din değiştirmek zorunda kaldıkları anlaşılmaktadır.
Türklerin, Müslüman Araplara karşı diğer milletlere göstermedikleri tepki ve direnci gösterdikleri iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Türkler tarihte, topraklarına ve bağımsızlıklarına göz diken milletlere karşı verdikleri mücadeleyi Araplara karşı da vermişlerdir. Bu ise devlet geleneğine sahip milletlerin özgürlüklerini koruyabilmek adına sergiledikleri ortak bir tavırdır.
İslam Tarihi Müslüman Araplar Türkler Dini Durum Râşid Halifeler Emevîler
The Turkic communities, with whom Muslim Arabs came into direct contact through conquest activities, believed in various religions apart from the traditional Sky God belief. This research aims to create the religious map of the places where Turkic communities encountered Muslim Arabs until the end of the Umayyad period and to reveal the relationship of the known religions of the period with the Turks in the aforementioned geographies. With the research, it is targeted that it be comprehended that the Turkic communities of the period did not possess a uniform religious line. In the article designed as an Islamic History field study, the narrative inquiry technique of the qualitative research method has been adopted as the basis. Primarily the basic Islamic History sources, history of religions works related to the subject, articles, and encyclopedia entries have also been utilized. It should be stated that due to data insufficiency, some inferences bear the quality of assumption.
Turks are located among the nations that changed religion the most in history. It is known that some Turkic communities entered many religions even in their homelands due to conditions. The observed religion changing events can be evaluated as a tactical step that needed to be taken in the name of unending internal conflicts and increasing Chinese pressure in a geography difficult to live in, the anxiety of holding onto life in critical periods, maintaining their existence, and staying standing against internal and external dangers. The fact that religious dogmatism was low in the Turkish nation, and that the Qaghan and the notables preferred religions that overlapped with the political goals of the state or that they believed would carry them to a higher culture, is also of a nature to explain this situation. The fact that Turks did not possess a written holy book, a symbol temple, and a clergy class that would fully represent the Sky God belief is also among the factors facilitating their changing of religion. So much so that it is not known that Turks conducted a regular, systematic, and institutional activity for the propagation and elucidation of their traditional religions, as in the countless examples seen in other religions.
According to the findings of the research, Muslim Arabs realized the first contact with Turks towards the end of the period of Caliph Umar in Khazar lands, Tokharistan, and Khurasan. It must be stated that this interaction was on a military plane. In the Umayyad period, these contact points continued increasingly in the direction of Transoxiana, Sistan, Khwarazm, Khujand, Chach, and Fergana. It has been determined that in some of the mentioned places, the Turkic population was not dominant in the demographic structure, and that these places were ancient settlement areas of many nations, primarily the Persians. It has been determined that Turks, in the aforementioned contact points, also believed in different religions such as Buddhism, Zoroastrianism, Manichaeism, Christianity, and Judaism besides the traditional Sky God belief. The Sky God belief was able to preserve its prevalence especially among the Khazar and Turgesh Turks. However, it is understood that Turkic communities, trying to settle through migrations and to make the land they adopted as a home a homeland, were forced to change religion due to conditions.
The claim that Turks showed a reaction and resistance against Muslim Arabs that they did not show to other nations does not reflect the truth. Turks, in history, also gave the struggle against Arabs that they gave against nations coveting their lands and independences. Actually, this is a common attitude displayed by nations possessing a state tradition in the name of being able to protect their freedoms.
Islamic History Muslim Arabs Turks Religious Situation Umayyads
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |