Batı Avrupa’ya özgü bir deneyim olarak modernite, yükselişinden itibaren Batı dışı toplumları da derinden ve kapsamlı olarak etkilemiştir. Bu etkinin ilk ve en fazla hissedildiği yerlerden birisi de Osmanlı İmparatorluğu olmuştur. Özellikle özgürlük, eşitlik ve halk egemenliği gibi modern siyasi kavramlar çok erken bir tarihte Osmanlı düşünce dünyasında yerini almıştır. Bu çalışma on dokuzuncu yüzyılın ortalarından itibaren siyasi özgürlük kavramının Türk dinî düşüncesinde ilk zamanlar nasıl ele alındığını ve zaman içinde nasıl dönüştüğünün izini sürecektir. Bu çaba boyunca bilgi sosyolojisinin teorik arka planına başvurulacaktır. Yeni bilgi sosyolojisi, bilgi ile toplumsal koşullar arasında diyalektik bir süreci varsayar. Başka bir ifade ile bilgi toplumsal koşullar tarafından şekillenirken aynı zamanda toplumsal koşulları değiştirme potansiyeline sahiptir. Bu çalışma yeni bilgi sosyolojisinin birinci öncülünden hareketle Türk dinî düşüncesinde siyasi özgürlük kavramının dönemin siyasi-toplumsal koşulları ile kültürel bağlamı tarafından nasıl inşa edildiğini ve zaman içinde nasıl dönüştüğünü ele alacaktır. Türk dinî düşüncesi Osmanlı Devleti’nin siyasi ve sosyal koşullarını değiştirmek için Batı’nın etkileşimsel koşullarında nesnelleşen özgürlük kavramına ilgi duymuştur. Ancak dönemin siyasi, sosyal ve kültürel koşullarının etkisindeki dinî düşünürler, siyasi özgürlük kavramına yeni anlamlar yükleyerek ve sınırlar çizerek onu yeniden inşa etmiştir. Cumhuriyet’in ilanına kadar dinî düşünürler modern özgürlük kavramının temel varsayımlarını sık sık zikrederek onu dinî repertuvarla meşrulaştırmaya çalışmıştı. Gerçeklik tanımlayıcı ve koruyucu olarak geleneksel dinî tanımlamalar ile bunun karşısında rakip olarak ortaya çıkan modern kavramlaştırmalar arasında kalan düşünürler bir senteze giderek dinî sembolik evreni de korumaya çalışmıştı. Bununla birlikte teorik düzeyde kabul edilen ve dinî arka planla meşrulaştırılan modern siyasi özgürlüğün, spesifik alanlara uygulandığında dönemin koşullarının etkisiyle sınırlandırılarak inşa edildiğini görmek mümkündür. Dinî düşünce Cumhuriyetin ilanından 1950’lere kadar siyasi baskılardan dolayı siyasi özgürlük kavramını gündeminden çıkarmış ancak 1950’lerden sonra kavrama az da olsa tekrar ilgi duymaya başlamıştır. 1980’lere kadar dinî düşünce, dönemin koşullarının da etkisiyle siyasi özgürlük kavramını Batı’nın “hastalıklı” siyasi hayatının bir ürünü olarak yeniden inşa etmiştir. Dinî düşünce bu dönemde özgürlüğü, liberal demokrasilerdeki gibi ortak alanda en büyük ilke kabul ederek bireyin devlet egemenliğine karşı korunması için mücadele olarak kavramaktan ziyade, bütün toplumu Türk-İslamcı düşünceye göre yeniden şekillendirmek olarak anlamıştır. Çalışmada, belge analizi yöntemiyle dinî düşünürlerin metinlerinden toplanan ham verilere hermeneutik bir yaklaşımla tematik analiz uygulanmış ve çıkan temalar bilgi sosyolojisi teorik arka planıyla yorumlanmıştır.
Din Sosyolojisi Özgürlük Bilgi Sosyolojisi Meşrulaştırma Siyasi Modernite
Bu çalışma 06.03.2020 tarihinde Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde savunulan “Türk Dinî Düşüncesine Modern Kavramların Girişi ve Dönüşümü Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma” isimli doktora tezinden türetilmiştir.
As an experience unique to Western Europe, modernity has profoundly and comprehensively influenced non-Western societies since its emergence. One of the first and most significant places where this influence was felt was the Ottoman Empire. In particular, modern political concepts such as freedom, equality, and popular sovereignty took their place in Ottoman thought at a very early date. This study will trace how the concept of political freedom was initially approached in Turkish religious thought from the mid-nineteenth century onwards and how it transformed over time. Throughout this endeavor, the theoretical background of the sociology of knowledge will be consulted. The new sociology of knowledge posits a dialectical process between knowledge and social conditions. In other words, while knowledge is shaped by social conditions, it also has the potential to change social conditions. Based on the first premise of the new sociology of knowledge, this study will examine how the concept of political freedom in Turkish religious thought was constructed by the political-social conditions and cultural context of the period and how it transformed over time. Turkish religious thought took an interest in the concept of freedom, which became objectified in the interactive conditions of the West, in order to change the political and social conditions of the Ottoman Empire. However, religious thinkers influenced by the political, social, and cultural conditions of the period redefined the concept of political freedom by assigning new meanings to it and setting boundaries. Until the proclamation of the Republic, religious thinkers frequently referred to the basic assumptions of the modern concept of freedom, attempting to legitimize it within the religious repertoire. Caught between traditional religious definitions that defined and protected reality and the modern conceptualizations that emerged as rivals, thinkers sought to preserve the religious symbolic universe by striving for a synthesis. Nevertheless, it is possible to see that modern political freedom, accepted at the theoretical level and legitimized by a religious background, was constructed with limitations imposed by the conditions of the period when applied to specific areas. Religious thought removed the concept of political freedom from its agenda due to political pressures from the proclamation of the Republic until the 1950s, but after the 1950s, it began to show some interest in the concept again. Until the 1980s, religious thought, influenced by the conditions of the time, redefined the concept of political freedom as a product of the “diseased” political life of the West. During this period, religious thought understood freedom not as a struggle to protect the individual against state sovereignty, as it is in liberal democracies, but rather as reshaping the entire society according to Turkish-Islamist thought. In this study, a thematic analysis was applied to raw data collected from the texts of religious thinkers using a hermeneutic approach through document analysis, and the resulting themes were interpreted against the theoretical background of the sociology of knowledge.
Sociology of Religion Freedom Sociology of Knowledge Legitimization Political Modernity
This study is derived from the doctoral thesis entitled "A Sociological Research on the Introduction and Transformation of Modern Concepts into Turkish Religious Thought," defended on March 6, 2020, at the Institute of Social Sciences, Bursa Uludağ University.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 54 |