In Judaism, marriage is regarded as a mitzvah (religious obligation) that serves the completion of creation; while celibacy is not preferred, it is not strictly forbidden. This perspective contains both similarities and differences when compared to the early periods of Christianity. Although marriage was accepted as a respectable institution in early Christian communities, celibacy emerged -particularly in the teachings of Paul- as a positive spiritual option and an expression of a life dedicated to God. Thus, when the Jewish approach, which considers establishing a family a religious responsibility, is considered alongside the early Christian ideal of celibacy for the purpose of spiritual concentration, it is observed that both traditions exalt the same institution through different priorities; one emphasizes social integration, while the other prioritizes individual devotion to God. In fact, celibacy is generally not viewed favorably in the majority of divinely-sourced religions. At the root of this lies the belief that man and
woman were created by God in a harmonious and complementary nature, consistent with the purpose of creation. This understanding is grounded in the sacred texts through the example of Adam and Eve, emphasizing that a human being should lead a life not in isolation, but together with a spouse. According to the common teachings of divine religions, marriage is not merely an individual union but also plays a vital role in preserving the social order and moral fabric. Furthermore, the continuation of lineage, the sustainability of the human race, and the healthy survival of the social structure are seen as possible only through the legitimate union of man and woman. For this reason, marriage is accepted as both a natural and a sacred institution in divine religions. In our research, the fact that Jesus was celibate in the early stages of Christianity, followed by Paul’s preference for celibacy over marriage,
will occupy an important place. Furthermore, we will attempt to reach conclusions regarding how Christianity, as a religion emerging from within Judaism, evaluated the concept of marriage versus celibacy differently.
History of Religions Judaism Christianity Marriage Celibacy Jesus St. Paul.
Yahudilikte evlilik, yaratılışın tamamlanmasına hizmet eden bir mitsva/dinî yükümlülük olarak görülürken,
bekârlık tercih edilmese de yasak değildir, bu anlayış Hristiyanlığın ilk dönemleriyle karşılaştırıldığında hem benzerlikler hem farklılıklar içerir. İlk Hristiyan topluluklarında evlilik saygın bir kurum olarak kabul edilmekle birlikte özellikle Pavlus’un öğretilerinde bekârlık Tanrı’ya adanmış bir yaşamın ifadesi olarak olumlu bir ruhsal seçenek şeklinde öne çıkar. Böylece Yahudiliğin aile kurmayı dinî bir sorumluluk sayan yaklaşımıyla erken Hristiyanlığın ruhani yoğunlaşma amacı taşıyan bekârlık ideali bir arada düşünüldüğünde iki geleneğin aynı kurumu farklı önceliklerle yücelttiği görülür; biri toplumsal bütünleşmeyi, diğeri ise Tanrı’ya adanmış bireysel bağlılığı ön plana çıkarır. Aslında bekârlık genel olarak olumlu karşılanan bir durum değildir. Bunun temelinde kadın ve erkeğin Tanrı tarafından yaratılış gayesine uygun biçimde birbirleriyle uyumlu ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikte var edilmiş olmaları yatmaktadır. Bu anlayış kutsal metinlerde Âdem ve Havva örneği üzerinden temellendirilmekte ve insanın tek başına değil, bir eşle birlikte hayatını sürdürmesi gerektiği vurgulanmaktadır. İlahi dinlerin ortak öğretisine göre evlilik yalnızca bireysel bir birliktelik değil, aynı zamanda toplumsal düzenin
ve ahlaki yapının korunmasında da önemli bir rol oynamaktadır. Bununla birlikte neslin devamı, insan soyunun sürdürülebilmesi ve toplumsal yapının sağlıklı bir şekilde varlığını devam ettirebilmesi de kadın ve erkeğin meşru birlikteliğiyle mümkün görülmektedir. Bu nedenle evlilik Yahudilik ve Hristiyanlıkta hem fıtri hem de kutsal bir kurum olarak kabul edilmektedir. Hristiyanlığın ilk dönemlerinde İsa’nın bekâr olması ve ardından Pavlus’un da bekârlığı evliliğe tercih etmesi araştırmamızda önemli bir yer tutacaktır. Yahudiliğin içinden çıkan bir din olarak Hristiyanlığın evlilik-bekârlık kavramını nasıl farklı değerlendirdiği üzerinde de sonuçlara ulaşılmaya çalışılacaktır.
Dinler Tarihi Yahudilik Evlilik Hristiyanlık Bekârlık İsa Pavlus.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dinler Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 25 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.63022/hikem.1859185 |
| IZ | https://izlik.org/JA92PW63LD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 1 |