Kitap İncelemesi

Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019

Cilt: 18 Sayı: 1 1 Temmuz 2020
  • Rukiye Emine Burukoğlu
PDF İndir

Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019

Öz

Allah Teâlâ’nın yeryüzündeki en hayırlı ümmet olarak vasfettiği ve Al-lah Resûlü’nün kendilerinden övgü dolu sözlerle bahsettiği sahâbe, bugü-ne değin birçok araştırmanın ve çalışmanın konusu olagelmiş, haklarında nice makale ve kitaplar yazılmıştır. Bu alana hizmet etmek amacıyla yazılan kitaplardan birisi de Dr. Mehmet Efendioğlu tarafından kaleme alınan Sahâbenin Fazileti ve Adâleti Bağlamında Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı isimli kitaptır. Akademik ilgi alanı itibariyle sahâbe konu-suna büyük önem vermiş, ilmî hayatını sahâbe araştırmalarına vakfetmiş olan Efendioğlu’nun doçentlik takdim tezi olarak hazırladığı bu eser de önceki eserleri gibi, sahâbe konusuna önemli katkılar sağlamıştır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Hadis Tetkikleri Dergisi (HTD), XVIII/1, 2020. Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019, 260 sayfa.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Din Araştırmaları

Bölüm

Kitap İncelemesi

Yazarlar

Rukiye Emine Burukoğlu Bu kişi benim
Türkiye

Yayımlanma Tarihi

1 Temmuz 2020

Gönderilme Tarihi

4 Haziran 2020

Kabul Tarihi

-

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2020 Cilt: 18 Sayı: 1

Kaynak Göster

APA
Burukoğlu, R. E. (2020). Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019. Hadis Tetkikleri Dergisi, 18(1), 169-173. https://izlik.org/JA43ME37ML
AMA
1.Burukoğlu RE. Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019. HTD. 2020;18(1):169-173. https://izlik.org/JA43ME37ML
Chicago
Burukoğlu, Rukiye Emine. 2020. “Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019”. Hadis Tetkikleri Dergisi 18 (1): 169-73. https://izlik.org/JA43ME37ML.
EndNote
Burukoğlu RE (01 Temmuz 2020) Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019. Hadis Tetkikleri Dergisi 18 1 169–173.
IEEE
[1]R. E. Burukoğlu, “Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019”, HTD, c. 18, sy 1, ss. 169–173, Tem. 2020, [çevrimiçi]. Erişim adresi: https://izlik.org/JA43ME37ML
ISNAD
Burukoğlu, Rukiye Emine. “Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019”. Hadis Tetkikleri Dergisi 18/1 (01 Temmuz 2020): 169-173. https://izlik.org/JA43ME37ML.
JAMA
1.Burukoğlu RE. Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019. HTD. 2020;18:169–173.
MLA
Burukoğlu, Rukiye Emine. “Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019”. Hadis Tetkikleri Dergisi, c. 18, sy 1, Temmuz 2020, ss. 169-73, https://izlik.org/JA43ME37ML.
Vancouver
1.Rukiye Emine Burukoğlu. Hulefâ-i Râşidîn Devri Sahâbe Anlayışı Mehmet EFENDİOĞLU, İstanbul: İstanbul İFAV Yayınları 2019. HTD [Internet]. 01 Temmuz 2020;18(1):169-73. Erişim adresi: https://izlik.org/JA43ME37ML

İlmî Tedrîsâtın Tertîbi Üzerine…

    Her düşünce ve tasavvur, kendi iç bütünlüğü içerisinde bir ilim telâkkîsine sahiptir. İslâmî ilim geleneği de kendi bütünlüğü içerisinde bu telâkkîyi önce inşâ sonra ikmâl etmiştir. Hayatın tabi akışı içerisinde ihtiyaçlar zuhûr ettikçe önce ilmî geleneğinin alt yapısını teşkil edecek ve istidlâle medâr olacak davranış ve deliller cem‘ ve tasnif edilmiş, sonra bunlar konularına göre taksime tabi tutulmuştur. İslâmî ilimlerin teşekkülünün ilk merhalesini teşkil eden cem‘ dönemi diyebileceğimiz bu sürecin ardından yeni bir telif sürecine intikâl edilmiştir.
    İlim dallarının birbirinden ayrışmaya başladığı, konularının kendine haslığı göz önünde bulundurularak hususî eserlerde toplanmaya başlandığı birkaç yüzyıl devam eden bir sürecin ardından, özellikle farklı medeniyetlere ve dinlere mensup kişilerin Müslüman olmaları ile birlikte, onların sahip olduğu birikim ile İslâmî ilimlerin her birinin sahip olduğu kazanımlar mezcedilmeye başlandı. Dolayısıyla tasnif dönemi diyebileceğimiz bu süreci ikinci bir adım, imtizâcın hâsıl ettiği müktesebâtı ise tefekküre doğru atılan ilk adım olarak değerlendirmek mümkündür.
    İlim dallarının, malumâta dayalı inşâdan tefekküre dayalı tasavvura geçişinde söz konusu ara merhale çok önemli bir tesir icra etmiştir. Bugün İslâmî düşüncenin tefekkür temellerinin sağlamlaştırıldığı merhale ve her türlü adımın atıldığ süreç ‘öteki ile karşılaşmanın kazanımlarının’ bize ait tasavvura uygun bir dönüşüme tabi tutulmasından sonra kurgulanmıştır. Öteki ile karşılaşma dönemi diyebileceğimiz bu merhalede mevcut kazanımları edinip üstlenmek, bir ilmi ilim yapan cihet-i vahdesini tespit, konu ve mesâilindeki farklılaşma dolayısıyla yeni ilim dallarının teşekkülü ve küllî tefekkür geleneğinin vazgeçilmez bir parçası olması şeklinde tezâhür etmiştir.
Tefekkür geleneğimizin içinde yer alan ilim ehlinin, bu küllî tasavvuru idrâk etmesi ve tasavvuru teşkil eden bir duruşa sahip olması, mensuplarından söz konusu tasavvuru üstlenecek insanları/ilim ehlini yetiştirmesine bağlıdır. Bu da, içinde doğulan tasavvurun, hâli hazırda ve gelecekte üstlenilip sürdürülmesi için atılması gereken doğru adımları tespit ve tatbik ile mümkündür.
    Geleceği kurgulayacak ilim ehlinin, içinden geldiği toplumdan edindiği ortalama müktesebâtla yetinmeksizin, tedrîs ve ta‘lîm sürecinde işaret edilen ilim dallarından her birinin ‘içselleştirerek’ elde edilmesi umulan kazanımlarını ikmâl etmesi gerekir. Dil, mantık ve irfân birlikteliğinin hâsıl ettiği usûlün kazanımlarının özümsemesi, kendisinde bir küllî tasavvur ve duruşun zâtında vücut bulması bize ait tasavvurun hâsıl olmasının vazgeçilmez yoludur.
Bütünüyle Batı esaslı eğitim-öğretim değerler manzûmesinin kurgulayıp kontrol ettiği dinî eğitim; her şeyden önce bize ait tasavvuru terk etmeyi öncelemiş, ikinci olarak bidâyetten itibaren tedrîs sürecini izleyip kâmil manada içselleştirerek bir tasavvur oluşumunu imkânsız hâle getirmiştir. Bugün, gerek yaygın gerekse örgün din tasavvurunun teşekkülünü sağlayan diyanet, ilâhiyat ve kendine ait tasavvuru keşfedip sürdürememiş medrese-dergâh camiası, farkında olmadan Batı değerler manzûmesi üzerinden ve müsaade edilen sınırlar içerisinde kalan bir tasavvur üretmektedir. Üretilen ‘yeni tasavvurun’ i‘tikâdî, amelî ve zihnî anlamda ilim geleneğimize aykırı bir mahiyet arz etmesi, ötekine ait değerleri destekleyici vasfından kaynaklanmaktadır.
    İşaret edilen hususların farkında olarak yayın faaliyetlerini sürdüren Hadis Tetkikleri Dergisi (HTD) aracılığı ile kendi duruşumuzu ve müşterek tasavvurumuzu keşfe gayret gösteren arayışlara imkân sunmayı önemsiyoruz. Bir başka deyişle, tereddüt ve sapmaların farkına vararak seyrimize devam etmenin mutlak ihtiyacımız olduğunun idrâki içerisindeyiz. Dolayısıyla aklî, kalbî ve zihnî tekâmülü hâsıl eden usûl tasavvurumuzun öncelenmesi, malûmâtın bu tasavvura göre yorumlanması gerektiğini müdrikiz.
Yayın hayatımızın ikinci yirmi yılı içerisinde, faaliyetlerimizi kesintisiz sürdürerek geride bıraktığımız yirmi iki yılın ardından, Hadis Tetkikleri Dergisi’nin bu sayısında; hadis ilimlerinin muhtelif alanlarında ilmî, irfânî ve nazarî alanlara ta‘alluk eden ilginizi çekecek tetkiklere yer verdik. Araştırmacı ve akademisyenlerimizin müktesebâtını yansıtan tetkikler, araştırma notları, bilimsel etkinlik ve kitap tanıtımları bu sayımızda sizlerin ilgisine arz ettiğimiz içeriğimizdir.
    Makaleleriniz ve araştırmalarınızla sağladığınız destekleriniz sayesinde muhteviyâtı daha da zenginleşecek olan Hadis Tetkikleri Dergisi (HTD) kendini keşif gayreti içerisinde olan ilim ehlince bize iletilen her türlü talebe açık olup bütün imkânlarımızı kullanarak talepte bulunanları desteklemeye çalışacağımızın bilinmesini isteriz.
Geride bıraktığımız kesintisiz yirmi iki yıl ve kırk üç sayı boyunca Hadis Tetkikleri Dergisi’ne (HTD) destek olan, sahip çıkan, bizleri cesaretlendiren, yazılarıyla bizi onurlandıran bütün hoca ve kardeşlerimize şükranlarımızı sunarken bundan sonra da HTD’nin imkânlarının, araştırmacılarımızın hizmetinde olduğunu te’yîden ifade istiyoruz.
    Gelecek sayılarımızda görüşmek dileğiyle...
    Saygılarımızla...

İbrahim HATİBOĞLU