Araştırma Makalesi

Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti

Cilt: 19 Sayı: 1 30 Haziran 2021
PDF İndir

Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti

Öz

Nasb, Hz. Ali’ye (r.a.) buğz etmek ve diğer sahabeyi fazilette onun önüne geçirmek demek-tir. İmâmiyye Şîasına göre, Hz. Ali’ye, evlâtlarına ve taraftarlarına karşı olan zümrelere veri-len bir isimdir. Hadisçiler bu düşünceyi taşıyanları ehl-i bid‘at kabul etmiş ve rivâyetlerini çoğunlukla kabul etmemiştir. Kur’ân’dan sonra en sika kaynak olarak kabul edilen Sahîhayn’da haklarında nasb ithamı yapılmış bazı râvîlerin hadisi yer almaktadır. İbn Hacer Hedyü’s-sârî isimli eserinde bunlardan altısının ismini vermiştir. Süyûtî’nin Tedrîbü’r-Râvî isimli eserinde verdiği listede ise yedi râvî yer almaktadır. Bu yedi râvî dışında İbn Hacer’in Tehzîbü’t-Tehzîb ve Takrîbü’t-Tehzîb isimli eserlerinde Nâsıbî omakla itham edildiklerini be-lirttiği başka râvîlerin hadisleri de Sahîhayn’da yer almaktadır. Buhârî ve Müslim ehl-i bid‘at olmakla itham edilen bu râvîlerden hadis rivâyet etmeleri ve bunları Sahîhayn’a almaları se-bebi ile hem Ehl-i Sünnet hem de Şiî kesim tarafından eleştirilmiştir. Buhârî ve Müslim, hem Ehl-i Sünnet hem de Şiî kesim tarafından ehl-i bid‘at olmakla itham edilen bu râvîlerden ha-dis rivâyet etmeleri ve bu hadisleri Sahîhayn’a almaları yüzünden eleştirilmiştir. Ancak Sahîhayn’ı bu gerekçe ile eleştiren Şia’nın önde gelen hadis kaynaklarında Nâsıbî olmakla it-ham edilen râvîlerin rivâyetleri de yer almaktadır. Bu çalışmamızda Nâsıbî olmak ile itham edilen bu râvîler hakkındaki ithamlar ve bu râvîlerin Sahîhayn’daki rivâyetleri incelenecektir.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Abdullah Sellûm es-Sâmerrâî, el-Ġulüv ve’l-fıraḳu’l-Ġāliyye fi’l-ḥaḍâreti’l-İslâmiyye, Bağdad: Dâru Vâsıt 1988.
  2. Celâlüddîn Abdurrahmân b. Ebîbekr es-Süyûtî, Tedrîbü’r-r-râvî, thk. Abdülvehhâb Abdüllatîf, Kahîre: Mektebetü Dâri’t-Türâs 1426/2005.
  3. Ebû Abdillâh Muhammed b. Abdillâh b. Muhammed el-Hâkim en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek ale’s-Sahîhayn, thk. Mustafa Abdulkâdir Atâ, Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye 1422/2002.
  4. Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm el-Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, thk. Muammed Abdulmuid Han, Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-ilmiyye ts.
  5. Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâîl b. İbrâhîm el-Buhârî, et-Târîḫu’ṣ-ṣagīr, thk. Mahmud İbrâhim Zayed, Beyrut: Mektebetü’l-Mearif 1406/1986.
  6. Ebû Abdillâh Şemsüddîn Muhammed b. Ahmed b. Osmân ez-Zehebî, er-Ruvâtü’s̱-s̱iḳāt el-mütekellem fîhim bimâ lâ yûcibü reddehüm, thk. Muhammed el-Mevsılî, Beyrut Dâru’l-Beşâir 1412/1992.
  7. Ebû Abdillâh Şemsüddîn Muhammed b. Ahmed b. Osmânez-Zehebî, el-Kâşif, thk. Muhammed Avvâme-Ahmed Muhammed Nemr el-Hatîb, Cidde: Dâru’l-Kıble 1413/1992.
  8. Ebû Abdillâh Şemsüddîn Muhammed b. Ahmed ez-Zehebî, Siyeru A‘lâmi’n-Nubelâ, thk. Şu‘ayb el-Arnaûd-Hüsey el-Esed, Beyrût: Müessesetü’r-Risâle 1417/1996.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Din Araştırmaları

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

30 Haziran 2021

Gönderilme Tarihi

19 Nisan 2020

Kabul Tarihi

-

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2021 Cilt: 19 Sayı: 1

Kaynak Göster

APA
Aydoğdu, N. (2021). Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti. Hadis Tetkikleri Dergisi, 19(1), 83-117. https://izlik.org/JA93SW68GB
AMA
1.Aydoğdu N. Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti. HTD. 2021;19(1):83-117. https://izlik.org/JA93SW68GB
Chicago
Aydoğdu, Necdet. 2021. “Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti”. Hadis Tetkikleri Dergisi 19 (1): 83-117. https://izlik.org/JA93SW68GB.
EndNote
Aydoğdu N (01 Haziran 2021) Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti. Hadis Tetkikleri Dergisi 19 1 83–117.
IEEE
[1]N. Aydoğdu, “Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti”, HTD, c. 19, sy 1, ss. 83–117, Haz. 2021, [çevrimiçi]. Erişim adresi: https://izlik.org/JA93SW68GB
ISNAD
Aydoğdu, Necdet. “Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti”. Hadis Tetkikleri Dergisi 19/1 (01 Haziran 2021): 83-117. https://izlik.org/JA93SW68GB.
JAMA
1.Aydoğdu N. Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti. HTD. 2021;19:83–117.
MLA
Aydoğdu, Necdet. “Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti”. Hadis Tetkikleri Dergisi, c. 19, sy 1, Haziran 2021, ss. 83-117, https://izlik.org/JA93SW68GB.
Vancouver
1.Necdet Aydoğdu. Buhârî ve Müslim’in Nasb ile İtham Edilen Râvîlerden Rivâyeti. HTD [Internet]. 01 Haziran 2021;19(1):83-117. Erişim adresi: https://izlik.org/JA93SW68GB

İlmî Tedrîsâtın Tertîbi Üzerine…

    Her düşünce ve tasavvur, kendi iç bütünlüğü içerisinde bir ilim telâkkîsine sahiptir. İslâmî ilim geleneği de kendi bütünlüğü içerisinde bu telâkkîyi önce inşâ sonra ikmâl etmiştir. Hayatın tabi akışı içerisinde ihtiyaçlar zuhûr ettikçe önce ilmî geleneğinin alt yapısını teşkil edecek ve istidlâle medâr olacak davranış ve deliller cem‘ ve tasnif edilmiş, sonra bunlar konularına göre taksime tabi tutulmuştur. İslâmî ilimlerin teşekkülünün ilk merhalesini teşkil eden cem‘ dönemi diyebileceğimiz bu sürecin ardından yeni bir telif sürecine intikâl edilmiştir.
    İlim dallarının birbirinden ayrışmaya başladığı, konularının kendine haslığı göz önünde bulundurularak hususî eserlerde toplanmaya başlandığı birkaç yüzyıl devam eden bir sürecin ardından, özellikle farklı medeniyetlere ve dinlere mensup kişilerin Müslüman olmaları ile birlikte, onların sahip olduğu birikim ile İslâmî ilimlerin her birinin sahip olduğu kazanımlar mezcedilmeye başlandı. Dolayısıyla tasnif dönemi diyebileceğimiz bu süreci ikinci bir adım, imtizâcın hâsıl ettiği müktesebâtı ise tefekküre doğru atılan ilk adım olarak değerlendirmek mümkündür.
    İlim dallarının, malumâta dayalı inşâdan tefekküre dayalı tasavvura geçişinde söz konusu ara merhale çok önemli bir tesir icra etmiştir. Bugün İslâmî düşüncenin tefekkür temellerinin sağlamlaştırıldığı merhale ve her türlü adımın atıldığ süreç ‘öteki ile karşılaşmanın kazanımlarının’ bize ait tasavvura uygun bir dönüşüme tabi tutulmasından sonra kurgulanmıştır. Öteki ile karşılaşma dönemi diyebileceğimiz bu merhalede mevcut kazanımları edinip üstlenmek, bir ilmi ilim yapan cihet-i vahdesini tespit, konu ve mesâilindeki farklılaşma dolayısıyla yeni ilim dallarının teşekkülü ve küllî tefekkür geleneğinin vazgeçilmez bir parçası olması şeklinde tezâhür etmiştir.
Tefekkür geleneğimizin içinde yer alan ilim ehlinin, bu küllî tasavvuru idrâk etmesi ve tasavvuru teşkil eden bir duruşa sahip olması, mensuplarından söz konusu tasavvuru üstlenecek insanları/ilim ehlini yetiştirmesine bağlıdır. Bu da, içinde doğulan tasavvurun, hâli hazırda ve gelecekte üstlenilip sürdürülmesi için atılması gereken doğru adımları tespit ve tatbik ile mümkündür.
    Geleceği kurgulayacak ilim ehlinin, içinden geldiği toplumdan edindiği ortalama müktesebâtla yetinmeksizin, tedrîs ve ta‘lîm sürecinde işaret edilen ilim dallarından her birinin ‘içselleştirerek’ elde edilmesi umulan kazanımlarını ikmâl etmesi gerekir. Dil, mantık ve irfân birlikteliğinin hâsıl ettiği usûlün kazanımlarının özümsemesi, kendisinde bir küllî tasavvur ve duruşun zâtında vücut bulması bize ait tasavvurun hâsıl olmasının vazgeçilmez yoludur.
Bütünüyle Batı esaslı eğitim-öğretim değerler manzûmesinin kurgulayıp kontrol ettiği dinî eğitim; her şeyden önce bize ait tasavvuru terk etmeyi öncelemiş, ikinci olarak bidâyetten itibaren tedrîs sürecini izleyip kâmil manada içselleştirerek bir tasavvur oluşumunu imkânsız hâle getirmiştir. Bugün, gerek yaygın gerekse örgün din tasavvurunun teşekkülünü sağlayan diyanet, ilâhiyat ve kendine ait tasavvuru keşfedip sürdürememiş medrese-dergâh camiası, farkında olmadan Batı değerler manzûmesi üzerinden ve müsaade edilen sınırlar içerisinde kalan bir tasavvur üretmektedir. Üretilen ‘yeni tasavvurun’ i‘tikâdî, amelî ve zihnî anlamda ilim geleneğimize aykırı bir mahiyet arz etmesi, ötekine ait değerleri destekleyici vasfından kaynaklanmaktadır.
    İşaret edilen hususların farkında olarak yayın faaliyetlerini sürdüren Hadis Tetkikleri Dergisi (HTD) aracılığı ile kendi duruşumuzu ve müşterek tasavvurumuzu keşfe gayret gösteren arayışlara imkân sunmayı önemsiyoruz. Bir başka deyişle, tereddüt ve sapmaların farkına vararak seyrimize devam etmenin mutlak ihtiyacımız olduğunun idrâki içerisindeyiz. Dolayısıyla aklî, kalbî ve zihnî tekâmülü hâsıl eden usûl tasavvurumuzun öncelenmesi, malûmâtın bu tasavvura göre yorumlanması gerektiğini müdrikiz.
Yayın hayatımızın ikinci yirmi yılı içerisinde, faaliyetlerimizi kesintisiz sürdürerek geride bıraktığımız yirmi iki yılın ardından, Hadis Tetkikleri Dergisi’nin bu sayısında; hadis ilimlerinin muhtelif alanlarında ilmî, irfânî ve nazarî alanlara ta‘alluk eden ilginizi çekecek tetkiklere yer verdik. Araştırmacı ve akademisyenlerimizin müktesebâtını yansıtan tetkikler, araştırma notları, bilimsel etkinlik ve kitap tanıtımları bu sayımızda sizlerin ilgisine arz ettiğimiz içeriğimizdir.
    Makaleleriniz ve araştırmalarınızla sağladığınız destekleriniz sayesinde muhteviyâtı daha da zenginleşecek olan Hadis Tetkikleri Dergisi (HTD) kendini keşif gayreti içerisinde olan ilim ehlince bize iletilen her türlü talebe açık olup bütün imkânlarımızı kullanarak talepte bulunanları desteklemeye çalışacağımızın bilinmesini isteriz.
Geride bıraktığımız kesintisiz yirmi iki yıl ve kırk üç sayı boyunca Hadis Tetkikleri Dergisi’ne (HTD) destek olan, sahip çıkan, bizleri cesaretlendiren, yazılarıyla bizi onurlandıran bütün hoca ve kardeşlerimize şükranlarımızı sunarken bundan sonra da HTD’nin imkânlarının, araştırmacılarımızın hizmetinde olduğunu te’yîden ifade istiyoruz.
    Gelecek sayılarımızda görüşmek dileğiyle...
    Saygılarımızla...

İbrahim HATİBOĞLU