TÜRK YÖNETİM SİSTEMİNDE BAĞIMSIZ DÜZENLEYİCİ KURULLAR ÜZERİNE KURAMSAL TARTIŞMALAR
Öz
1970’lerin ortalarında ortaya çıkan küresel ekonomik daralmadan geleneksel bürokratik yapıların hantallığı sorumlu tutulmuştur. Bunun sonucu olarak 1980’lerin başında ortaya çıkan “Yeni Kamu İşletmeciliği” ve 1990’ların başından itibaren gündeme gelen “Yönetişim” hareketleri, devletin ekonomideki payının azaltılarak düzenleme ve denetim alanına doğru küçülmesi, piyasa mekanizmasının öncü rolü üstlenmesi, kamu hizmetlerinin kamu yönetimi, özel sektör ve sivil toplum örgütleri (üçüncü sektör) eli ile sunulması tezlerini ileri sürmüşlerdir. Yeni Kamu İşletmeciliği ve yönetişim hareketlerinin sunduğu modeller genel olarak kabul görmüş, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tarafından uygulamaya konulmuştur. Söz konusu dönüşümde, işlem maliyetlerinin azaltılması, piyasa mekanizmasının işlerliğinin sağlanması, rekabet ortamının korunması, tüketicilerin haklarının korunması, siyasal iktidarların popülist politikalarının önüne geçilmesi ve devlet müdahalelerinin azaltılmasına yönelik olarak geleneksel kamu bürokrasisinin dışında yeni yapılar olan “Bağımsız Düzenleyici Kurullar” ortaya çıkmaya başlamıştır. Türk kamu bürokrasisi de benzeri bir yapısal dönüşüm geçirmektedir ve farklı hukuki statüleri olan BDK’ların sayıları günden güne artmaktadır. Geleneksel bürokratik sistem açısından belirsizlikleri devam eden Bağımsız Düzenleyici Kurullar’ın nasıl bir geleceğe evrileceği ve kendilerinden beklenen amaçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyecekleri tartışmalıdır. Bu çalışmada, Bağımsız Düzenleyici Kurullar’ın ortaya çıkışı Yeni Kamu İşletmeciliği ve yönetişim hareketleri ile değerlendirilmekte, Türk kamu yönetimi içerisindeki yerleri ve gelecekleri nüfus ekolojisi ve kurumsalcı kuramın temel varsayımları ile tartışılmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
-
Yayımlanma Tarihi
31 Aralık 2012
Gönderilme Tarihi
13 Nisan 2015
Kabul Tarihi
-
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2012 Cilt: 30 Sayı: 2