Küresel finansal kriz ekonomi politikalarının değişmesine ve yapısal olarak dönüşmesine yol açan bir dönemi ifade etmektedir. Dünya ekonomisi için fiyat istikrarı kadar finansal istikrarın da önemli olduğu tecrübesi bu dönemde edinilmiştir. İki hedef arasındaki ödünleşme ekonomi yönetimlerinin politika tasarımlarını çeşitlendirmesine neden olmuştur. Türkiye özelinde düşük politika faiziyle yabancı sermaye akımının kontrol altına alındığı, fonlama kompozisyonu stratejisi ile fiili faiz oranının politika faizinden ayrıştırıldığı; aynı zaman da zorunlu karşılık uygulaması ile kredi genişlemesinin denetim altında tutulduğu bir politika karması devreye sokulmuştur. Olağan üstü bir dönemde araç çeşitliliği ile süreç yönetimi zorunlu olsa da esas olan para politikasının sadeleşmesi ve politika faizinin piyasa faizlerini yönlendirme gücünü sürdürmesidir. Bu çerçevede bu çalışmada küresel finansal krizi izleyen dönemde Türkiye’de politika faizi üzerinden para politikasının etkinliği incelenmektedir. ARDL yaklaşımının uygulandığı çalışmada küresel kriz sonrası 2014 Ocak-2021 Ağustos dönemi analiz edilmektedir. Elde edilen sonuçlar politika faizinin piyasa faizlerini etkilediğini göstermektedir. Fiili faiz oranlarının yer aldığı modellerde dahi politika faizinin açıklayıcılığını sürdürmesi analiz döneminde para politikasının sadeleştiğine, iletişim kanalının çalıştığına ve para politikasının etkinliğine işaret etmektedir.
Para Politikası ARDL Politika Faizi TCMB Ortalama Fonlama Faizi Bankalararası Borçlanma Faizi
The global financial crisis represents a period that led to a change and structural transformation in economic policies. The experience that financial stability is as important as price stability for the world economy was gained in this period. The trade-off between the two objectives has led economic management to diversify their policy designs. In Turkey, a policy mix has been put in place where foreign capital flows are controlled with low policy interest rates, the funding composition strategy separates the actual interest rate from the policy rate, and credit expansion is kept under control with the application of reserve requirements. Although process management with a variety of instruments is mandatory in an extraordinary period, what is essential is the simplification of monetary policy and the maintenance of the policy rate's power to steer market rates. In this framework, this study analyses the effectiveness of monetary policy through the policy rate in Turkey in the period following the global financial crisis. In this study, the ARDL approach is applied, and the post-global crisis period between January 2014 and August 2021 is analyzed. The results show that the policy rate affects market rates. The fact that the policy rate remains explanatory even in models with actual interest rates included indicates that the monetary policy was simplified, the communication channel worked, and the monetary policy was effective during the analysis period.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Para Politikası |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 19 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 43 Sayı: 4 |
Dergiye yayımlanmak üzere gönderilecek yazılar Dergi'nin son sayfasında ve Dergi web sistesinde yer alan Yazar Rehberi'ndeki kurallara uygun olmalıdır.
Gizlilik Beyanı
Bu dergi sitesindeki isimler ve e-posta adresleri sadece bu derginin belirtilen amaçları doğrultusunda kullanılacaktır; farklı herhangi bir amaç için veya diğer kişilerin kullanımına açılmayacaktır.