Kent İçi Arkeolojik Alanlarda Kalıntıların Sunumuna İlişkin Yaklaşımlar: Foça Örneği
Öz
Kent içi arkeolojik alanlar kazı, belgeleme,
sürekli bakım ve sunum çalışmaları ile kentsel koruma pratiğinde önemli bir
yere sahiptir. Özellikle tarihsel süreçte farklı uygarlıklar tarafından sürekli
yerleşim görmüş kentlerde, arkeolojik alanların çağdaş kent yaşamına entegre
edilmesi konusu yaratıcı çözüm ve yaklaşımlara gereksinim duymaktadır. Bu
yaklaşımlar tarihsel katmanlaşmayı yansıtmanın yanında, çağdaş yaşamın
gerekliliklerini de sağlamalıdır. Son dönemde kültürel mirasın halka sunumuna
yönelik çalışmalar artmaktadır. Uluslararası alanda bu çalışmaların arkeolog,
sanat tarihçisi, şehir plancısı, mimar, restorasyon uzmanı ve inşaat mühendisi
gibi farklı disiplinlerin katılımıyla gerçekleşmesi gerektiği kabul
görmektedir. Bu alanda öne çıkan uygulamalara Avrupa ülkelerinde
rastlanmaktadır. Türkiye’de ise tarihsel katmanlaşma başta çok disiplinli
çalışma eksikliği olmak üzere yasal, yönetsel, sosyal ve ekonomik nedenlerle
yok olmaktadır. Pek çok kent tarihsel gelişiminin izlerini kaybetmekle beraber,
günümüzde kent merkezinde bu izleri bulunduran yerleşimler halen mevcuttur. Bu
yerleşimlerden Foça Prehistorik dönemden başlayarak Arkaik, Klasik, Helenistik,
Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı-Türk dönemlerinde yerleşim görmüş, çok
katmanlı bir kenttir. Günümüzde kültürel mirasın en belirgin fiziksel öğeleri
Osmanlı dönemi sivil mimarlık ürünleridir. Bunun yanında kazı çalışmalarında
kısmen veya tamamen ortaya çıkarılan, varlığı bilinen ya da kesinleşmemiş
dönemlere ait izler vardır. Bu çalışmada Foça’da tarihsel katmanlaşmanın
analizi yapılmış, farklı dönem paftalarının çakıştırılmasıyla çok katmanlı
kimlik alanları belirlenmiştir. Bu alanlardan megaron alanının sunumuna yönelik
üç yaklaşım geliştirilmiştir. Bu yaklaşımlar algı, kalıntılara müdahale,
erişilebilirlik ve bilgi aktarımı başlıkları altında belirlenen parametrelerle
yazarlar tarafından değerlendirilmiştir. Her yaklaşımın kendine özgü sorun ve
potansiyeli olduğu ortaya çıkmıştır. Ortak amaç bu alanları korumak, atıl
alanlar olarak algılanmasının önüne geçerek kentle bütünleştirmek ve kent
kimliğine katkı sağlamak olmalıdır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Akurgal, E. (1956). Foça kazıları ve Kyme sondajları. Anadolu / Anatolia, 1, 32-42.
- Akurgal, E. (1998). Anadolu uygarlıkları (6. Baskı). İzmir: Net Turistik Yayınları.
- Alpan, A. (2005). Kentsel arkeolojik kaynakların tarihi kent merkezleri Tarragona, Verona ve Tarsus’ta günlük hayatla bütünleşmesi. (Yüksek lisans tezi). Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara.
- Avrupa Konseyi. (1984). Arkeoloji ve planlama kolokyumu, Floransa. 2 Haziran 2006 tarihinde http://www.coe.int/t/dg4/cultureheritage/Source/Resources/ Publications/Heritage/Pat_PA_05_en.pdf. adresinden erişildi.
- Avrupa Konseyi. (1992). Arkeolojik mirasın korunmasına yönelik Avrupa sözleşmesi, Valetta. 20 Haziran 2006 tarihinde http://conventions.coe.int/Treaty/en/ Treaties/Html/143.htm. adresinden erişildi.
- Avrupa Konseyi. (2000). Avrupa iyi uygulama kodu: arkeoloji ve kent projesi. 18 Kasım 2014 tarihinde http://www.kumid.net/euproject/admin/userfiles/ dokumanlar/arkeolojiyeni04.pdf adresinden erişildi.
- Aykaç, P. (2008). Determination of presentation principles for multi-layered historical towns based on cultural significance, case study: Tarsus. (Yüksek lisans tezi). Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara.
- Aykaç, P. (2009). Kentsel arkeolojik alanlarda tasarım süreci. TMMOB Ankara Şubesi Dosya 14.1, 36-42.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yayımlanma Tarihi
31 Mayıs 2016
Gönderilme Tarihi
18 Mart 2016
Kabul Tarihi
5 Mayıs 2016
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2016 Cilt: 7 Sayı: 19