Sosyal bilimler yazınındakiteorik gelişmeler bilimsel bilginin zenginleşmesini sağlamıştır. Her bir yaklaşım kendi içinde ayrışsa da aslında birbirini beslemektedir. Toplumsal gelişmeler, değişimi ve dönüşümler sosyal teorileri şekillendirirken; aslında, aynı dönemi paylaşan sosyal teorilerin de birbirini beslediği ifade edilebilir. Bu çalışma da özellikle modern öncesi, modernizm ve modernizm sonrası (postmodernizm) şekilde kronojik olarak yapılan dönemselleştirmelerin, benzer şekilde kitle iletişim çalışmaları ve feminist teoriler içinde yapıldığı ve her bir dönemin kendi içinde birbirini besleyen teorik düzleme sahip olduğunu savlamaktadır. Özellikleyapılacak olan toplumsal cinsiyet eşitliği ve kalkınmaya yönelikçalışmalarıda ele alınan konunun hangi döneme ait olduğu, o dönemin kitle iletişim aracının hangisi olduğu ve hangi feminist dalgaya karşılık geldiğine yönelik perspektifin, çalışmayı genel çerçevede geliştireceği ve zenginleştireceği düşünülmektedir. Bu anlamda teorik bir çalışma olarak şekillendirilmiştir. Çalışma içerisinde modern öncesi, modernist ve postmodernist dönem, birinci dalga feminizm, ikinci dalga feminizm ve üçüncü dalga feminizm ve kitle iletişim teorileri özellikle televizyona ve internete yönelik yaklaşımların birbirlerini nasıl etkilediği ve beslediği ele alınmıştır. Çalışmanın sonucunda hem teorilerin nasıl birbirini beslediği hem de her bir teorinin tek başına düşünülmesindense bir arada, ilişkisel düzlemde ve kendi dönemselleştirmesinin içerisinde düşünülmesinin gerek teorik gerekse pratik çalışmaların zenginleşmesine katkı sağlayacağı ortaya konulmuştur. Bu anlamda özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği ve kalkınmaya yönelik çalışmalarda kullanışlı olacağı ifade edilmiştir.
Theoretical developments in the literature of social sciences have enriched scientific knowledge. As social developments, changes and transformations shape social theories, it is possible to articulate that social theories that share the same period actually feed each other, even if each approach diverges within itself. This study argues that the chronological periodisation of pre-modernism, modernism and post-modernism (postmodernism) is similarly applied to mass communication studies and feminist theories, and that each period has a theoretical perspective that feeds each other.In particular, issues of gender equality and social development are included in the study, and it is expected that the perspective of what periods they cover in terms of historical periods, what mass media they are in active relationship with, and what wave of feminist movement they correspond to will develop and enrich this study in general. In this sense, this study is designed as a theoretical study; for this reason, by following a chronological historical narrative within the study, taking into account digital feminism, which is accepted as the fourth wave of feminism, how different waves of feminism and especially approaches to television and the Internet affect and feed each other are discussed within the framework of mass communication theories.As a result of the study, it is suggested that while a theory can be considered in a vacuum, the consideration of theories together, on a relational level and within their own periodicity, will contribute to the enrichment of both theoretical and practical studies. In this sense, the mentioned information will be particularly useful in studies on gender equality and social development.
modernism postmodernism feminism mass communication development
makale için etik beyan gerekmemektedir.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Haziran 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 29 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 1 |