Bu çalışma, k-means kümeleme yöntemini uygulayarak 2021, 2022 ve 2023 yıllarında OECD ülkelerinde işsizlik dinamiklerini incelemektedir. Yıllık işsizlik oranı verileri, Dünya Bankası'nın Dünya Kalkınma Göstergeleri veritabanından alınmış ve analizden önce standartlaştırılmıştır. Kümelerin sayısı, siluet puanı, dirsek yöntemi ve boşluk istatistiği gibi çeşitli teşhis araçları kullanılarak belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak, ülkeler işsizlik oranlarındaki benzerliklere göre gruplandırılmış ve böylece hem kesitsel hem de zamansal karşılaştırmalar yapılabilmiştir.
Analiz, her yıl ekonomik gelişmişlik düzeyleri, işgücü piyasası yapıları ve kurumsal kapasitelerdeki farklılıkları genel olarak yansıtan üç farklı küme belirlemektedir. İsviçre, Japonya, Almanya ve Norveç gibi gelişmiş ekonomiler, çeşitlendirilmiş ekonomik temeller, güçlü mesleki eğitim sistemleri ve etkili aktif işgücü piyasası politikaları sayesinde sürekli olarak düşük işsizlik grubunda yer almaktadır. Buna karşılık, Yunanistan, İspanya ve Türkiye, köklü yapısal katılıklar, beceri uyumsuzlukları ve turizm ve diğer düşük katma değerli hizmetlere aşırı bağımlılık nedeniyle, dönem boyunca yüksek işsizlik grubunda kalmaktadır. Bazı ülkeler zaman içinde kümeler arasında geçiş yapmıştır, bu da pandemi sonrası toparlanma dinamiklerinin, enflasyonist baskıların ve sektöre özgü büyüme modellerinin rolünü vurgulamaktadır.
Bulgular, işsizlik eşitsizliklerinin, hem uzun vadeli yapısal faktörlerin hem de kısa vadeli ekonomik dalgalanmaların etkisiyle OECD ülkeleri genelinde kalıcı bir özellik olmaya devam ettiğini göstermektedir. Bu çalışma, güncellenmiş bir pandemi sonrası perspektif sunarak mevcut literatüre katkıda bulunmakta ve politika yapımına ilişkin önemli bilgiler sağlamaktadır. İşsizliğin yüksek olduğu ülkelerde, çabalar ekonomik sektörlerin çeşitlendirilmesi, mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi ve istihdam yaratılmasını kolaylaştırmak için işgücü piyasası kurumlarının güçlendirilmesine odaklanmalıdır. Tersine, işsizliğin sürekli düşük olduğu ülkeler, teknolojik değişim ve demografik dönüşümler karşısında işgücü piyasasının dayanıklılığını korumaya öncelik vermelidir. Bu sonuçlar, hızla gelişen küresel ekonomide işsizliği etkili bir şekilde ele alan, hedefli ve kanıta dayalı stratejiler uygulamayı amaçlayan politika yapıcılar için pratik bir rehber niteliğindedir.
OECD Pandemi Sonrası İşsizlik Kümelenme Analizi İşgücü Piyasası
This study examines unemployment dynamics across OECD countries during 2021, 2022, and 2023 by applying the k-means clustering method. Annual unemployment rate data were drawn from the World Bank’s World Development Indicators database and standardized before analysis. The number of clusters was identified using several diagnostic tools, including the silhouette score, the elbow method, and the gap statistic. Based on these results, countries were grouped according to similarities in unemployment rates, allowing for both cross-sectional and temporal comparisons.
The analysis identifies three distinct clusters each year, which broadly mirror differences in economic development levels, labour market structures, and institutional capacities. Advanced economies such as Switzerland, Japan, Germany, and Norway consistently fall into the low-unemployment group, supported by diversified economic bases, strong vocational training systems, and effective active labour market policies. By contrast, Greece, Spain, and Türkiye remain in the high-unemployment group throughout the period, reflecting entrenched structural rigidities, skill mismatches, and a heavy reliance on tourism and other low value-added services. A subset of countries shifted between clusters over time, highlighting the role of post-pandemic recovery dynamics, inflationary pressures, and sector-specific growth patterns.
The findings indicate that unemployment disparities remain a persistent feature across OECD countries, influenced by both long-term structural factors and short-term economic fluctuations. By offering an updated post-pandemic perspective, this study contributes to the existing literature and provides insights relevant for policymaking. In countries with high unemployment, efforts should focus on diversifying economic sectors, enhancing vocational and technical education, and strengthening labour market institutions to facilitate job creation. Conversely, countries with consistently low unemployment should prioritize maintaining labour market resilience in the face of technological change and demographic shifts. Taken together, these results offer practical guidance for policymakers aiming to implement targeted, evidence-based strategies that address unemployment effectively within a rapidly evolving global economy.
OECD Post-Pandemic Unemployment Clustering Analysis K-Means Labour Market
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Ekonometrik ve İstatistiksel Yöntemler, Uygulamalı Makro Ekonometri, Ekonometri (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |