Objective: The aim of this study is to examine how childhood representations have been transformed on social media platforms within the context of globalization and the digital revolution. Through the examples of Facebook and Instagram, the study reveals under which categories childhood is staged and how these representations affect social life.
Material and Methods: Designed as a review study, this research employs theoretical analysis and content analysis. Social media content was categorized based on Guy Debord’s Society of the Spectacle theory, Stuart Hall’s representation models, and the technological determinism approach. Literature review, child rights documents, and social media examples constituted the data sources of the study.Results: The study identified five main categories: Aestheticized Childhood: Perfect family and happy child images, filtered visuals; Commercialized Childhood: Children used as brand ambassadors and advertising faces; Parental Influencer (Sharenthood): Violation of children’s privacy and digital footprint issues; Gender Stereotypes: Girls and boys presented through stereotypical images; Alternative Approaches: Content that sees the child as a subject and respects their rights.
Conclusion: Social media transforms the nature of childhood, turning it into a spectacle that is watched and consumed. This process poses risks to children’s identity development, privacy, and social values. Childhood representations are not merely aesthetic displays but also cultural, ethical, legal, and pedagogical responsibilities. Therefore, protecting children requires joint policies developed by the state, social media platforms, and educators.
social media child representation child development children digital culture
Amaç: Bu çalışmanın amacı, küreselleşme ve dijital devrim bağlamında sosyal medya platformlarında çocukluk temsillerinin nasıl dönüştüğünü incelemektir. Facebook ve Instagram örnekleri üzerinden çocukluk kavramının hangi kategoriler altında sahnelendiği ve bu temsillerin toplumsal yaşam üzerindeki etkileri ortaya konmuştur.
Gereç ve Yöntemler: Derleme desenindeki bu çalışmada, kuramsal inceleme ve içerik analizi kullanılmıştır. Guy Debord’un “Gösteri Toplumu” kuramı, Stuart Hall’un temsil modelleri ve teknolojik belirleyicilik yaklaşımı temel alınarak sosyal medya içerikleri kategorize edilmiştir. Literatür taraması, çocuk hakları belgeleri ve sosyal medya örnekleri çalışmanın veri kaynaklarını oluşturmuştur.
Bulgular: Çalışma sonucunda beş temel kategori belirlenmiştir: Estetize edilmiş çocukluk: Kusursuz aile ve mutlu çocuk imajları, filtrelenmiş görseller, Ticarileşen çocukluk: Çocukların marka elçisi ve reklam yüzü olarak kullanılması, Ebeveyn influencer’lığı (Sharenthood): Çocuk mahremiyetinin ihlali ve dijital ayak izi sorunları, Toplumsal cinsiyet kalıpları: Kız ve erkek çocukların kalıplaşmış imgelerle sunulması., Alternatif yaklaşımlar: Çocuğu özne olarak gören, haklarına saygı duyan içerikler.
Sonuç: Sosyal medya çocukluğun doğasını dönüştürmekte, onu izlenen ve tüketilen bir gösteri nesnesine çevirmektedir. Bu süreç çocukların kimlik gelişimi, mahremiyet ve toplumsal değerler açısından riskler barındırmaktadır. Çocuk temsilleri yalnızca estetik bir sunum değil; kültürel, etik, hukuki ve pedagojik bir sorumluluk alanıdır. Bu nedenle çocukların korunması için devlet, sosyal medya platformları ve eğitimcilerin ortak politikalar geliştirmesi gerekmektedir.
sosyal medya çocuk temsili dijital kültür çocuk gelişimi çocuk hakları
Derleme çalışması olduğundan gerekmemektedir.
yoktur
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çocuk Gelişimi Eğitimi |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 3 Sayı: 3 |