İş ilişkileri süresince işçilerin dinlenme ihtiyaçlarının yanı sıra evlenme, evlat edinme, doğum, ölüm gibi birtakım olay ya da durumlar nedeniyle izin gereksinimleri doğabilmektedir. İşçilerin bu dönemlerde mazeretli kabul edilerek işe devamsızlıklarının haklı görülmesi çalışma hayatının sürdürülebilirliği yönünden bir gerekliliktir.
Mazeret izinleri ilk defa 2015 yılında 4857 sayılı İş Kanununda yapılan değişiklikle açık bir şekilde mevzuatımızda yer almıştır. İş Kanunu ek madde 2’ye “mazeret izni” adı altında getirilen düzenlemeyle işçilere, madde metninde sayılan sebeplerin gerçekleşmesi halinde işveren tarafından kullandırılması zorunlu olan ücretli bir izin hakkı tanınmıştır. Buna göre işçi yasal olarak sınırlı sayıda belirlenmiş mazeretlerin varlığı halinde işe devamsızlık yapabilecek ve bu devamsızlık süresince de ücret almayı sürdürecektir. Bu çalışmada ilk olarak bahsi geçen düzenlemenin genel esasları incelenmiş; daha sonra uygulamaya ilişkin ilkeler, sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik öneriler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda, öğretide yer alan farklı görüşlere başvurulduğu gibi kişisel fikir ve önerilerimize de yer verilmiştir. Ayrıca konu ile ilgili Yargıtay kararlarından da yararlanılmıştır.
Throughout the course of employment, employees may require leave not only for rest but also for specific events or situations such as marriage, adoption, childbirth, or bereavement. Recognizing employees' justified absence during these periods as legitimate is essential for maintaining the sustainability of working life.
Excused leave was explicitly incorporated into Turkish labor legislation for the first time through an amendment to Labor Law No. 4857 in 2015. With the regulation introduced under the name of “excused leave” to Additional Article 2 of the Labor Law, employees have been granted the right to a paid leave entitlement if the reasons specified in the article occur, which must be provided by the employer. Accordingly, the worker will be legally allowed to be absent from work in the presence of a limited number of specified reasons, and will continue to receive wages during this period of absence. This study first examines the general principles of the aforementioned regulation and then explores the principles of its implementation, associated challenges, and proposed potential solutions. In this context, different perspectives from the academic literature, as well as personal insights and recommendations, are included. Additionally, relevant rulings of the Court of Cassation have been utilized.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 13 Mayıs 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 21 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 21 Mayıs 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 39 |